M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 11-11-2020 13:42
Güncelleme : 11-11-2020 13:52

Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi?

Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında imzalanan mütareke, Türkiye’de de tartışılıyor. Özellikle milliyetçi çevrelerde “Rusya’yı işin içine sokmak”tan şikayet var; bu hem sevindirici hem ilginç bir şikayet. Zira milliyetçi çevreler Rusya’yla müttefik olmalı, Rusya’nın işgal ettiği Türk yurtlarını unutmalı ve Rusya ne derse onu yapmalıyız diyen Avrasyacı retoriği yaygın şekilde benimsemiş durumdalar. İçlerinde bu kadarcık olsun milliyetçi bir duruş kalmış olduğunu görmek sevindirici.

Fakat mevcut şikayetlerin ilkesel olarak iyi niyetli ve doğru olsalar da, yersiz ve yanlış olduğunu düşünüyorum. Bunu anlamak için, mütareke öncesi ve sonrasını karşılaştırmamız gerekiyor.

Rusya için Kafkasya “sert karın”dır. Yumuşak karın değil, evet, sert bir karın olduğunu 1. Dünya Savaşı’nda bu cephede yürüttüğümüz operasyonlarda gördük. Bu tuhaf bölge, bir defa aşıldığı zaman bütün Rus denklemlerini bozacak bir ileri karakoldur, ancak aşılması epey güçtür. Yine bu bölge, çok küçük bir alanda devasa etnik çeşitlilik ve etnik çatışma barındırır.

Rusya’nın 1992’den bu yana stratejisi, Azerbaycan ve Ermenistan’ı düşük yoğunluklu bir çatışma içinde tutmak ve bu sayede arabulucu-üst makam olarak bölgedeki çıkarlarını korumaktı. İki tarafa da silah satıyor, iki tarafla da antlaşmalar yapıyor, birinin diğerine üstün gelmesini elinden geldiğince engelliyordu.

Bölgedeki üç devlet, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasında tuhaf bir ilişkiler ağı oluştu ve bu ağ hala geçerlidir. Azerbaycan için Gürcistan, Türkiye başta olmak üzere Batı’ya açılmanın yoluydu; bu yol Azerbaycan’ın diğer Türk Cumhuriyetlerine nazaran daha bağımsız olabilmesini sağlıyordu. Rusya, doğal kaynak zengini Türk ülkelerinin ticaret için yegane yoludur; Rusya, dünyanın en büyük enerji satıcılarından biri olduğu kadar, en büyük enerji alıcılarındandır. Ancak Azerbaycan, gaz ve petrolünü Gürcistan ve Türkiye üzerinden dünyaya müstakil bir şekilde satabiliyordu. Bu hem ekonomik olarak güçlenmesi, hem de Moskova’ya bağımlılığı azaldığı için, Moskova hilafına diplomatik hamleler yapabilmesi anlamına geliyordu. Yine Gürcistan, Ermenistan için Batı’ya açılan yegane yoldu, bu yüzden Ermeniler Gürcistan’la iyi geçinmek zorunda kalıyorlardı. Diğer yandan İran, Ermenistan’ın sürekli olarak destekçisi olmuştur, ticari olarak İran sınırı büyük ehemmiyet arz etmese de, Ermenistan’ın “hayatta kalması” için ciddi bir önem taşır.

Böyle bir ortamda Azerbaycan’ın alışıldık yoklamaların ötesinde, sonuç odaklı bir hamle yapabilmesinin çeşitli nedenleri var ki, ilki Nikol Paşinyan’ın Moskova tarafından olumsuz kodlanmasıdır. Mezkur üç ülkenin üçü de, bağımsızlıklarını garantileyebilmek için, Rusya alternatiflerini hep aradılar. Gürcistan ağır bir şekilde cezalandırıldı, Ermenistan’ın cezası da, Azerbaycan üzerinden verildi. (Bu üç ülke içinde bu hamleyi yapabilen yalnızca Azerbaycan oldu. Zira ekonomisi daha güçlüydü ve Türkiye ile ciddi bir işbirliği vardı.) Fakat bu cezanın tabiatına dair bir hususun altını çizmek lazım: Rusya, Azerbaycan’ı piyon olarak kullanmadı. Ermenistan’ın zayıflığı, Azerbaycan’ın fırsattan istifade arayışı, Rusya’nın Ermenistan’ı cezalandırma isteğiyle birleşti. Zannediyorum ki, Rusya Azerbaycan’ın bu denli etkili bir harekat yapabileceğini beklemiyordu (harekatın ilk aşamalarında Batı’da çıkan analizler Azerbaycan’ı küçümsüyor ve “birkaç metreden fazla ilerleyemeyeceği”ni iddia ediyordu, mesela) ve Paşinyan’ı aşağılamaya yetecek ölçekte bir Azerbaycan zaferinden sonra, daha önce olduğu gibi, “savaş öncesi duruma dönüş” çözümünü sunacak, Paşinyan’ı kendi arzu ettiği bir figürle değiştirip yoluna bakacaktı. Şikayet edenlerin kaçırdığı budur: 30 yıldır ilk defa bir çatışmanın sonucu “savaş öncesi durum”a dönüşle bitmedi, Azerbaycan ciddi bir zafer kazandı ve bu zafer Rusya’nın da, komşu ülkelerin de, Batı’nın da pozisyonunu yeniden değerlendirmesine neden oldu. (Rusya’nın daha önceki ateşkes sağlama çabalarının akim kaldığını hatırlatmak lazım.)

Bu zafer, beklenen “Karabağ çevresindeki doğrudan Azerbaycan toprağı olan bölgelerin Azerbaycan’a teslimi, ufak köy değişiklikleri ile Karabağ haritasının belirginleştirilmesi, bir referandum ile bağımsızlığının pekiştirilmesi” yönündeki çözümü de rafa kaldırmış oldu. Doğrudan Karabağ olan bölgenin büyük kısmında Rus barış gücü “Ermenileri etnik çatışmadan korumak için” bulunacak, diğer bölgeler kayıtsız şartsız Azerbaycan’a verilecek ve üstelik Azerbaycan’a, Ermenistan-Karabağ arasındaki Laçin koridorunun açıl tutulmasına karşılık, Nahçıvan ve Türkiye’yle bağlantısını kurabileceği bir koridor açılacak. Bu, siyasi, ekonomik, askeri; jeo-stratejik bütün sonuçları açısından savaş öncesi durumun çok ötesindedir.

Üstelik, Ermenistan’da moraller bozulmuş, ülkenin iç bütünlüğü de yara almış durumda. Rus yanlısı yeni bir yönetimin geleceği kesin gibi, bu yönetimin yakıtı da “yenilginin intikamını almak” olacak. Militarist bir diktatörlüğe her zamankinden çok benzeyen bir Ermenistan; seküler, “demokrat” ve Batı yanlısı bir Azerbaycan yanında, uluslararası planda taraftar bulmakta zorlanacaktır. Zaferin en önemli sonuçlarından biri de bu olacak.

Diğer yandan, bir kere kalkan bayrak nasıl bir daha inmezse, Azerbaycan mevcut hamlesinin Rusya hilafına giriştiği diplomatik gayretler tarafından mümkün kılındığının farkında olmaya devam edecek ve bu hamleleri arttırarak yapacak. Rusya’ya iyiden iyiye sığınan bir Ermenistan, hukuki olarak Azerbaycan toprağı olan bölgelerde Rus askerinin konuşlanması gibi vaziyetler, Azerbaycan’ı Rusya’dan uzaklaştıracak, Batılı müttefikler ve işbirlikleri arayışını arttıracaktır. Esir Türk Yurtları davalarının hemen hepsinde, işgalci ülkeler Rusya, Çin, İran gibi menfur, müstebit rejimlerin geçerli olduğu ülkeler. Bunlara karşı Batı’nın kendi gerekçelerinden doğan çatışmaları var, bu çatışmaların Türkler lehine sonuçlar vermesini sağlamak, Türk milliyetçisinin yegane amacı olmalı. Rusya üzerinden kaldırılan tazyiki yeniden arttıracağını beyan eden Biden’ın ABD’nin başına geçmesi ve dediğini yapması durumunda, Azerbaycan bizim milliyetçilere “taviz” gibi görünen manzaraları Rus zincirinden büsbütün kurtulmak için çok önemli silahlara dönüştürebilir.

Kaldı ki, Azerbaycan yer şekillerinin görece yumuşak olduğu bölgelere hakimiyetini kurmuş, dağlık kısmı tehdit etmeye hazırlanıyordu. Bölgeye yapılacak bir operasyon bu denli kolay olmayacak, birçok yerde taktik yenilgiler almak kaçınılmaz hale gelecekti. Bu yenilgilerin Ermeniler ve yanlıları tarafından epey işlenip görünürlük kazanacağını beklemek gerçekçidir, şu halde Azerbaycan moral gücünü ve propaganda üstünlüğünü kaybetmeye başlayacaktı. Yine, Karabağ’ın çevrilmesi ve Laçin koridorunun kapatılması halinde, oluşacak insani manzaralar, Azerbaycan’ın elini zayıflatacak, uluslararası baskı artacaktı. Azerbaycan, devam etse askeri olarak bu savaşı kazanabilir, ama pazarlık payını git gide kaybeder ve epey kayıp verirdi: Optimum koşullar oluşmuşken masaya oturmuş ve alması gerekenleri alarak, bir sonraki hamlesinden önce bir taktik zafer kazanmıştır.

Ancak stratejik zaferden bahsetmek henüz mümkün değil: Bir muharebe kazandık, savaş devam ediyor. Ne yaptığını bilmez, devlet ciddiyeti kaybolmuş, Türk düşmanları tarafından idare edilen, ehliyetsiz bir Türkiye; web sitesinde “Turkic” ifadesini bir defa -zaruretten- geçiren, Resulzade’den, Elçibey’den hiç bahsetmeyip 3000 yıl önceki krallıklara paragraflar ayıran bir Aliyev varken, vaziyetin Türklerin aleyhine sonuçlanması ihtimali hep var. Fakat Ermenistan, lüzumsuz ve pervasız düşmanlığıyla, aslında, komşularının Türkleşmesini sağlıyor. Ermenistan’ın düşmanca, alçakça ve menfur hamleleri, bu iki ülkeyi kim yönetirse yönetsin Ermensitan aleyhine dönmesine neden oluyor.

Yarın Rusya’nın iç karışıklıklar yaşaması, güçten düşmesi mümkündür. O gün geldiğinde Azerbaycan ve Türkiye çok avantajlı bir pozisyonda olacaklar: Doğru politikalar izlenirse, Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan tarafından çevrelenmiş bir Ermenistan, vaktiyle Türk düşmanlığı yapsa da bugünlerde iyi ilişkiler güden bir Bulgaristan’a dönüşebilir, tedip edilebilir.  30 yıldır ilk defa mesafe kat edilmişken, “Rusya’yı getirmiş olduk, masada kaybettik” yorumları abestir. Türk milliyetçilerinin karşı çıkması gereken bir şey varsa, bu zaferin Erdoğan ya da Aliyev’e mal edilmesidir, bu algının oluşmaması için elimizden geleni yapmalıyız. Kat ettiğimiz mesafe, bir sonraki hamleye karşı tarafın epey handikaplı başlaması anlamına geliyor, 30 yıldır çözüme bu denli uzak durduğumuz bir derdimizi çözmek için attığımız ilk ciddi adımda, bütün beklentilerimiz bir anda gerçekleşmediği için karamsarlığa kapılmak yanlış. Hatta, bu karamsarlık özellikle pompalanan pro-Ermeni bir propagandanın da almak istediği sonuçlar arasındadır, dikkat etmek gerekir diye ikaz edelim.

Türkiye’de rejim değişir ve Azerbaycan usulen de olsa seküler-demokratik imajını pekiştirmeye devam ederse, Rusya üzerinde tazyik artarsa, bu kısa vadede Karabağ sorununu tam ve “bizim istediğimiz” şekilde çözer. Üstelik, orta vadede Türk ülkelerinin Rusya-Çin arasına sıkışmasını engeller. “Batı’nın en Doğu karakolu” konumlandırmasından “Doğu’nun en Batı karakolu” konumlandırmasına geçip, uluslararası kamuoyu nezdinde itibarını yeniden yakalamış, İsrail ve İngiltere ile işbirliğini geliştirmiş, milliyetçi gerekçelerini hamasetin elinden kurtarıp rasyonel politikalar ile projelere dönüştürmüş bir Türkiye, yeniden şekillenen Doğu’da, Azerbaycan’la birlikte şekil verici aktörlerden birine dönüşebilir. Karabağ’da elde ettiğimiz zafer, bunun gerçekleşmesi için olmasını beklediğimiz uygun ortamın bileşenlerinden biridir, hepimize kutlu olsun.


M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Türk Milliyetçiliğinin Sahipliği Kavgası: Hudutsuz Namussuzlar 05-09-2021 13:39 Bir Komplo Teorisi: LGBT Kampanyasının Ekonomisi 27-08-2021 11:58 Afgan Anayasası Nasıl İflas Etti? 16-08-2021 14:24 Taş Kesilmek: Bir Savruk Hasbıhal 09-08-2021 11:05 Türk Milliyetçiliğinin 7 Temel Meselesi 27-07-2021 12:04 Derin Devlet Meselesine Farklı Bir Bakış 16-07-2021 11:39 Şort Giydi Diye Ağlatılan Kız ve Davarlar 06-07-2021 13:27 Türk Aile Yapısı ve Anonimleştiren Cemaat 02-07-2021 14:31 Sokakta Köpek Olmaması Gerektiğini Bilallere Anlatmak 30-06-2021 19:13 Kutsallar ve Domuzlar: İslamcılığın Sekülerleşmesi 28-06-2021 11:29 Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA