Giriş Tarihi : 25-03-2020 20:30

Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu

Bugünlerde nasıldır bilmiyorum ama bundan takriben 15 sene önce Ankara’da Türk Milliyetçiliği/Ülkücülük temelinde bir fikriniz var ise bulunacağınız çevre, gideceğiniz yerler, arkadaş çevreniz genel olarak belliydi

Bugünlerde nasıldır bilmiyorum ama bundan takriben 15 sene önce Ankara’da Türk Milliyetçiliği/Ülkücülük temelinde bir fikriniz var ise bulunacağınız çevre, gideceğiniz yerler, arkadaş çevreniz genel olarak belliydi. Yani aslında çok geniş görünen ama herkesin bir şekilde birbirine bağlandığı veya birbirinden bir şekilde haberdar olduğu bir ortam vardı. Benim de bu dönemde Alperen Ocakları içerisinde ilerlemeyi seçmiş bazı arkadaşlarım oldu. Bunlardan uzun yıllardır şahsen haber almasam da pek çokları gibi siyasetten uzak bir hayatı seçtiklerini biliyorum. Bu arkadaşlardan birisi ile 2004 yerel seçimleri öncesi Büyük Birlik Partisi’nin Büyük Sürmeli Otel’deki aday tanıtım toplantısına gitmiştim. Halen elimde bu toplantıdan kalan ve Muhsin Yazıcıoğlu’na adıma imzalatılmış bir kitap mahfuzdur. O gün gördüğüm şey BBP’nin yerel seçimde pek şansı olmadığı, salonda görünen hava sebebiyle genel seçimde de benzer şekilde olacağıydı. Sonraki süreçte bu arkadaşlarla fazla görüşemesek de seçimlere dair tahminlerimde yanılmadım. Muhsin Yazıcıoğlu da aynısını görmüş olmalı ki bir noktada kendi ismini ön plana çıkararak, Meclis’e bağımsız girme yolunu seçti. Bu aslında 15 yıldır devam eden BBP’nin siyaseten Muhsin Yazıcıoğlu isminden öteye gidememiş olması anlamına geliyordu. Belki de bazı BBP’lilerin dediği gibi “siyaseti öğrenememiş” ve bunun için de başarılı olamamışlardı. Çünkü Türkiye’de siyaset, rahmetli Osman Bölükbaşı’nın konuşmalarından anlayacağımız üzere “alkışların ve oyların başka yerlere gittiği” bir denkleme sahipti. Muhsin Yazıcıoğlu için de durum böyle oldu. Kendisi alkışlandı, bağımsız olarak (95 ANAP-BBP ittifaki bir istisnadır) Meclis’e girdi ama partisi hiçbir zaman “beklediği oyu” alamadı. Bu durum için pek çok sebep sayılabilir ama bu yazının konusu ne 92’deki kopuş ne de daha sonrasını incelemek değildir. Zaten Muhsin Yazıcıoğlu da gidişatı fark ettiği için 2007’deki olağanüstü kongrede “92 ruhuna geri dönmek” temelinde bir çözüm fikri ortaya koymuştur. 92 ruhu nedir peki? 92 ruhu, Muhsin Yazıcıoğlu’nun MÇP’den ayrılması, ardından gelen “Yeni Oluşum”, yayınlanan “Milli Mutabakat Çağrısı” ve nihayet BBP’nin kurulması sürecinin hulasası olarak adlandırılabilir. Burada vurgu yapılan “ruh” kısmı ise o dönem tamamen “samimiyet” ile Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında olan ve onunla birlikte hareket edenlerin varlığıdır. Yani yorulanların yerlerini gençler ile değişmesi ve genç, samimi bir ruh ile yeniden harekete geçilmesi. Fakat kader bundan iki yıl kadar sonra tecelli edecek ve kendisi Keş Dağı’na düşen helikopterden kurtulamayarak vefat edecektir. Elbette bu da üzerinde hala sis bulutları olan, partisini miras bıraktıkları tarafından dahi tam olarak konuşulmaktan imtina edilen bir olaydır. Ben bugün Muhsin Yazıcıoğlu’nu eleştirmek niyetinde değilim. Her ne kadar ayrılığı, devamında olanlar, olabilecek olanlar vb. gibi üzerine konuşulabilecek pek çok konu olsa da bu artık benim nazarımda “lüzumsuz bir değerlendirme” olarak yer etmektedir. Çünkü olayın genel olarak tarafları olan Başbuğ Alparslan Türkeş de Muhsin Başkan da artık ebediyete irtihal etmiştir ve bu dünyadaki meseleler ile bir ilgileri kalmamıştır. Ben kendisini Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu olarak, bu manada sunduğu katkıları hep göz önünde bulunarak rahmetle andım ve anacağım. Fasılalar halinde ama bir bütünün parçası olarak o da Sivas’tan gelmiş, kendisine tevdi edilen vazifeleri yerine getirmiş, Ülkücü Hareket’in büyümesi ve yayılması adına çaba ortaya koymuştur. Merkez sağ partilere gidip daha sonra geri dönenler kadar “en azından” hakkı olduğu kanaatindeyim. Fakat burada bir noktayı özellikle belirtme ihtiyacı hissediyorum. Bu meseleyi özellikle tartışmak isteyenler var ise yapmaları gereken geçmişi Soner Yalçın, Doğan Yurdakul, Ruşen Çakır, Tanıl Bora, Kemal Can gibi yazarlardan veya internette sürekli dolaşan “Ali Balseven Olayı” gibi yazılar üzerinden değil, gerçekten araştırarak yapmalarıdır. Nitekim geçmişte ben de bu tartışmaların pek çoğuna hem yazılarda hem de sözlü ortamlarda şahit oldum. Ve yine aynı tartışmaların çoğunda meselenin genel gerçekler üzerine değil de doğrudan daha hızlı yayılan yanlış bilgiler üzerine veya tartışmadan ziyade hakarete varan boyutlarda olduğunu gördüm. Dönemin şartları, siyasetin o günkü durumu, ülkedeki genel durum göz önüne alınmadan yapılan bu tür tartışmaların vardığı bir yer yoktur. Üstelik o dönemki ayrılığın gerek şartları gerekse boyutu göz önüne alındığında daha sonraki ayrılıklar ile bir tutmak da doğru bir yaklaşım değildir. Bütün yanlışları bir araya getirerek de ne Başbuğ’u ne de Muhsin Başkan’ın tavrını tartışmak mümkün olmaz. Benim görüşümü merak edenler olabilir. Ben, aklımın ermeye başladığı günden beri yetiştiğim veya etkileşime girdiğim çevre, dinlediklerim ve okuduklarım bir araya geldiğinde ulaştığım sonuç hep aynı oldu: Bu ayrılık olmamalıydı. Olması zaruri bir hale gelmiş ise partileşmemeli, bir STK olarak hayatına devam etmeliydi. Çünkü Ülkücülerin Türk fikir hayatında farklı STK’lar tarafından temsil edilmesi, fikirlerin daha farklı yelpazelerde ifadesi olarak bir zenginlik sunabilirdi. Oysa siyasette, bir noktada hep oya (çünkü partiler temel olarak bunun için kurulur) tevdi edilmesi sebebiyle, aynı etkiyi yapamamıştır. Yazının bu kısmına kadar okuyanlar belki genel bir Muhsin Yazıcıoğlu değerlendirmesi beklemiş olabilir ama son yıllarda kendisine olan “teveccühün” ve vefatı sonrasında artan “alkışların” arasında benim yapacağım değerlendirme çok bir önem arz etmeyecektir. Ne yazık ki ülkemizde hayatta iken sadece “iyi adam” denilen ama vefatının ardından “aziz ilan edilen” pek çok kişi vardır. Muhsin Başkan da popüler kültür ve yükselen milliyetçi dalga sebebiyle bu kısma dahil edilmiştir. Bir gün kendisini anıp daha sonra eski evlerine geri dönenler, kendisinin partisinin ilk yıllarında verdiği desteğe rağmen kendisine sadece “paylaşım” ile destek belirtenler ve partisini meslek odasına çevirenler asıl düşünmesi gerekenlerdir. Yoksa kendisine kırgın da hissetse, kızgın da hissetse, pek çok Ülkücünün 2009’daki kazanın olduğu günden itibaren hep “bir yerden çıkar gelir” diye beklediğini, bunu ümit ve bunun için dua ettiğini biliyorum. Samimiyet ve birlik, varsa bu ümit ve dualardadır. Geri kalan “sürüden ayrılmamak”tır ve bizim sürüyle işimiz yoktur. * Bu yazıda İslamlaşmak, Sekülerleşmek, Lider-Teşkilat-Doktrin üçlemesi, Başbuğ’un karizmatik liderliği vb. konular üzerine de görüşler aramış olabilirsiniz. Fakat ben bunların bir yazıya sığabilecek kadar “basite indirgenecek” veya sadece “kişiler üzerinden” tartışılabilecek konular olmadığını düşünmekteyim. Zaten, yıllarca öyle yapıldığı için halen pek yol alabilmiş değiliz. Saygı ve hürmetlerimle…
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA