Konuk Yazar
Giriş Tarihi : 16-05-2020 20:20
Güncelleme : 28-08-2020 17:22

Bir Siyasal Araç Olarak Serseri Aşık Liseli

Ankara’da Türk milliyetçiliğini mefkûre edinmiş bir kuruma tanışmaya gittiğinizde mensupları ve temsilcileri alternatiflerinden farklarını, entelektüel olduklarını anlatmaya başlarlar

Ankara’da Türk milliyetçiliğini mefkûre edinmiş bir kuruma tanışmaya gittiğinizde mensupları ve temsilcileri alternatiflerinden farklarını, entelektüel olduklarını anlatmaya başlarlar. Muhabbet esnasında kâh Gazi Üniversitesini örnek göstererek günümüz ülkücü imajından duydukları rahatsızlıklar dolayısıyla sitem ederler kâh üniversitelerdeki başka ideolojilere mensup grupların tavırlarından duydukları rahatsızlığı dile getirirler. Bunun yanında da idealsiz veya apolitik diyebileceğimiz kişileri de eleştirmeyi ihmâl etmezler.

***

Şimdi ideolojisi, dünya görüşü fark etmeksizin üniversite öğrencilerini bir düşünelim. Bu insanlar üniversite bahçelerinden bir anda yeşerip okula başlamıyor öyle değil mi? Her birinin ayrı bir hayatı, gelişim süreci, onu “o” yapan bir hikayesi var şüphesiz. Lise hayatı bu serüvenin önemli bir parçası. Hatta benim için en önemlisi. Amaçsız yaşamaz liseli. Hayalleri kimine göre kayda değer kimine göre de uğraşmaya değmeyecek niteliktedir ama bir hayali vardır mutlaka öyle ki adanmışlığı fotoğrafla deseler hemen bir liseye koşarım. Hele hele Türk milliyetçisi bir liselideki adanmışlık kimsede yoktur. Daha 2 sene evvel liseliydim oradan biliyorum, geçtiğim günlerde arkadaşlarıma nasıl milliyetçi olduklarına dair birkaç satır yazmalarını istemiştim oradan biliyorum. Karakteri ve buna bağlı olarak hayatı şekillendiren bu adanmışlıktır işte. Bu adanmışlık kişiyi düşünmekten yoksun kılıp bir yobaz haline getirebilir. Buna karşın doğru kanalize edilirse bu adanmışlıkla kişi hem kendine hem milletine çok yararlı biri de olabilir. Bu potansiyelin farkında olan gruplar var. Bu takımlar onları kendi amaçları doğrultusunda eğitmek istiyor. Durkheim’ın eğitimle ilgili pek çok makalede geçen şu sözünde dediği gibi: “Eğitim, toplumsal hayata henüz hazır olmayanlara yetişkin kuşaklar tarafından uygulanan bir etkidir. Amacı bireyde hem bir bütün olarak siyasal toplumun, hem de bireyin bağlı olduğu iş çevresinin kendisinden istediği belirli sayıda fiziksel, entelektüel ve ahlaki yetenekleri meydana getirmek ve geliştirmektir.” Liseliler, DHKP-C ve türevi 3-5 harfli terör örgütlerinin hedefinde. Silahlı mücadele dedikleri terörist eylemler vasıtasıyla Marksist, Leninist bir diktatörlük -sözde halk iktidarı- kurmak isteyen ölü sevicilerin ağına düşebilirler. Bu gençlerin yüzünde kızıl bez, elinde sapanla polise taş atması işten bile olmuyor maalesef. Berkin Elvan bunun acı bir örneği. Sonraki yıllarda da her biri savcı katili adayı olacak şekilde eğitiliyorlar. Liseliler, din kisvesi altında ne yaptığı belli olmayan grupların hedefinde. Fetullahçılardan ve bunların yan sanayii olan gruplardan bahsediyorum. Maske üstüne maske takan bir güruhtan bahsediyoruz. Memlekette FETÖ mevzûu epeyce aydınlatıldığından çok uzatmaya lüzum görmüyorum ama anlatmak istediğim bir şey var: Bir gün terör örgütü Kürdistan İşçi Partisi (bu adla anmak neye karşı olduğumu daha iyi hatırlatıyor), yani PKK’nın bir dergi-gazete karışımı yayınını inceliyordum. O dergide partilerine destek olmayanların tavuğuna kadar vurulması salığını, bir korucunun 6 aylık bebeğinin devlet ajanı olduğu gibi gerekçeyle katledilmesi haberinin olmasının yanında bir de etkisiz hale getirilen teröristlerin hayat hikayeleri yer alıyordu. Nereli olduklarına, örgüte nasıl katıldıklarına dair bilgiler… Bunlara bakarken Erzurumlu birine denk geldim. Lisede bir öğretmeni dine olan ilgisini fark ediyor bunun üzerine Saidi Nursi tarikatiyle tanıştırıyor. Her nasıl olduysa bu grup aracılığıyla PKK’ya katılıyor. Kemalistlere din cephesinden demediğini bırakmayan grubun “Peygamber Muhammed ve Öcalan arasında seçim yapacak olsam Öcalan’ı seçerdim” diyen sempatizanları olan örgütün insan kaynakları bürosu olması gerçekten de ibretlik bir durum. İşte Erzurum gibi bir yerde gençler böyle kaybediliyor, örgüt böyle adam kazanıyor. Liseliler, Ülkü Ocakları’nın da ilgi alanında. Bundan önce bahsi geçenlere benzetmek amaçlı adını geçirmiyorum. Ülkü Ocakları’nın tarihi Türk milletine hizmetle doludur. Nice başarılı, insanlığa faydalı kişi yetiştirmiştir fakat değinmeden edemeyeceğim bir nokta var. Memlekete, Mehmet Emin’in “Bundan sonra her vatandaş şu Türkiya toprağında / Mâ’bediyle mektebiyle her şeyiyle hür olacak / Bir çelikten kala kadar emin ocağında / Bir hükümdar sürmek için hak bulacak!” dörtlüğüyle müjdesini verdiği cumhuriyet gelmiş. Kula kul olma devri bitmiş artık herkes sadece “yurda kul” olmuş ama bugün kendini milletine adamış kardeşlerimiz kendisine tebaa demekten gocunmayacak, zırtapozun birinden falaka yemeyi hazmedecek şekilde eğitiliyorlar. Bu acınası bir durum değil midir?

***

İlk paragrafta bahsettiğim Türk milliyetçisi kurumlardan bazı isteklerim var. Nedenlerini şimdiye kadar anlattıklarımdan anlayabilirsiniz ama son paragrafta yineleyeceğim. İsterim ki liselilere özel gruplar oluşturulsun. Kuruluşlarımızda akademisyenlerimiz tarafından matematik, biyoloji, felsefe, coğrafya… anlatılsın ama öyle sıkıcı olanından, ucunda sınav olanından değil. Okul gibi mecburiyeti olmayan, not korkusu olmayan, aileye hesap verilmeyecek bir etkinlik öğrencilerin öğrenme şevkini artıracaktır. Bu tür programlarda okuryazarlık üstüne yoğunlaşmamız gerekir. Kastettiğim temel okuma yazma becerisi anlamında değil. Bir konuyla ilgili bilgiyi yorumlama, işleme anlamındaki okuryazarlık. Medya okuryazarlığı, hukuk okuryazarlığı gibi. Nesin Matematik Köyü, soyut matematik zevkini geliştirmek amacıyla yaptığı işlerde epey başarılı gözüküyor. Kesinlikle incelemeli ve örnek almalıyız. Türk Ocakları’nın cumhuriyetin ilk yıllarında psikolojiden sosyolojiye, iktisattan güzel sanatlara, pratik bankacılıktan fıkıha kadar verdiği dersler de örnek teşkil edebilir. İsterim ki her kuruluşumuzun güzel bir web sitesi olsun. Akademisyenlerimiz, birikimli hocalarımız daha dar bir grubu ilgilendiren akademik yayınlarının yanı sıra meraklılar için günlük dilde ve genele seslenen, rahat anlaşılır yazılar yazsınlar. Bahadırhan Dinçaslan’ın TamgaTürk’teki bir yazısında öğrenmeye meraklı bir gencin ağzından ve Türk Ocağı için söylediği gibi: “İşte bu meraklı genç olarak, hayalim şu: Okurken, yahut bir Türk milliyetçiliği muarızı ile tartışırken, bir haber okuduğumda, gece yatarken Turan nasıl kurulur diye düşündüğümde aklıma gelen sorular… Bu sorulara dair Türk Ocağı’na gittiğimde, yahut web sitesini açtığımda, yahut kütüphanesini ziyaret ettiğimde, hazır cevaplar bulayım. O cevaplar beni tatmin etsin.” Mesela lise yıllarımda Türk kimliğinin muhtelif yönleri olduğunu bilirdim ama bunu kavrayacak ve başkalarına anlatabilecek seviyede anlamam epey zaman aldı. 30eksi’de yayınlanan Türklüğe Giriş 101 gibi ilgi çekici başlıkla sunulan bu yazıya benzer bir yazıyla karşılaşsaydım zamandan tasarruf edebilirdim. İsterim ki sağlam bir milliyetçilik anlayışı aşılansın. İnsan sevgisine dayanan, başka milletleri küçük görmeyi reddeden milliyetçilik. Ne diyordu Chesterton: “İyi asker arkasındakileri sevdiği için savaşır, karşısındakinden nefret ettiği için değil.” Milliyetçiliğin bir bakıma tarihin milletler mücadelesi olduğu, üstünlüğün verilen mücadeleyle, dünyaya sunulan katkı ile ölçüldüğü anlatılmalıdır. Yani dönemlere bağlı olarak milletler arası üstünlüğün değişebileceği… Aksi takdirde Türk’ün üstün ırk olduğu gibi kabullerle yetişen kişi günün birinde tarihte okuduklarıyla şimdi gördükleri arasındaki uçurumu fark ettiğinde ya hisleri sönecektir ya da kendini tatmin edebilecek yalancı cevaplar bulup hayatını yobazca devam ettirecektir.

***

Bunca cümlenin özeti aşağı yukarı şöyle. İlk paragraftaki şikayetçi olunan tipler bir günde yetişmiyor. Gençlere onları birey olarak kabul ettiğimizi hissettirerek – “adam gibi”- muamele etmezsek, onlarla ilgilenmezsek bir başkası mutlaka ilgilenecektir. Böylece art niyetli grupların kötü emellerine alet olmaları işten bile olmayacaktır. Veya hasbelkader milliyetçi olacaktır ama nasıl milliyetçi… Potansiyeli ile ileride suç işleme ihtimali bulunan liseli gençlik, aynı potansiyeli ile bilimle, sanatla çağdaş uygarlık yolunu da açabilir. O zaman elimizi taşın altına koymalı, liseli gençleri doğru kanalize etmeliyiz. İlk paragrafta bahsettiğim Türk milliyetçisi iddiasındaki kuruluşların hedef kitlesi ne yazık ki zaten kendi kendini eğitebilecek seviyeye ulaşmış kişilerdir. Yani işin daha kolay olanına yönelmiş durumdalar. Koronadan sonra bir gün mutlaka normalleşeceğiz. O vakitte bu hususa dikkat ederek yapacağımız planlamalar pek çok şeyi değiştirecektir. Sözüme itimat eden arkadaşlarımla elimden geleni yapacağıma söz veriyorum. Elinde fırsatı olan her bir kişinin de bu hususları dikkate almalarını, eğer bana katılıyorlarsa söz meclislerinde bu durumu dillendirmelerini rica ediyorum. “Siyasi sınırlarıyla, dağlarıyla, dereleriyle değil; feyzi ile, ümranı ile, sanatı ile yeni bir vatan çizip ortaya çıkaracağız” sözünü zaman zaman hatırlayalım ve bu doğrultuda çabalamaya devam edelim. Yeni vatanda görüşmek dileğiyle.


Alperen İnce

NELER SÖYLENDİ?
@
Konuk Yazar

Konuk Yazar

DİĞER YAZILARI Bir Kereden Bir Şey Olmaz | II 13-10-2021 12:33 Bir Kereden Bir Şey Olmaz | I 11-10-2021 11:29 Muhalefet 12-08-2021 10:49 Piston Aşağı mı İndi? 03-08-2021 22:55 Vahşice Katledilmiş Küçücük Bedenler: EOKA Tarafından Öldürülen Kıbrıslı Türk Çocuklar 31-05-2021 09:55 Değişmeyen Başlık: Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz 19-05-2021 11:17 Ülkücülerin 'Ablası', Ülkücülerin 'Şahikası' 10-05-2021 11:15 1915 Ermeni Meselesi; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu 27-04-2021 10:11 Kayıp Sadece 128 Milyar Dolar Mı? 16-04-2021 11:21 Dünya Finans Sistemi ve Merkez Bankası: Arkasındaki Pek Bilinmeyen Gerçekler 29-03-2021 09:21 Tarih Türkeş'i Haklı Çıkardı 16-03-2021 22:51 Indie Oyun Sektörü: Bekleyeni Olmayan Bir Avuç Geliştiricinin Hikayesi 05-03-2021 12:32 “Anadolu İrfanı’na” Aykırı Bir Anadolu Türk Ozanı: Karacaoğlan 19-02-2021 10:55 Zeki Velidi Togan Hoca’nın Eğitim Disiplini Ve Hatıralarım 07-02-2021 09:21 Putin’in Tahtını Sallayan Liberal Milliyetçi: Navalny 31-01-2021 11:34 Turan: Asla Olmayacak Olanda Diretmek 08-01-2021 10:41 FPS Oyunlarının Tarihi Gelişimi 04-01-2021 11:10 Hakkı Öznur'un Kitaplarından İntihal Yapan Yapana 22-12-2020 10:00 Şiiri Kim Öldürdü? 12-12-2020 13:52 Kürdistan Kavramının Günümüzde Olmayan Karşılığı 17-11-2020 09:48 Cumhuriyet Halk Partililerin Amerikan Seçimleri ile İmtihanı 06-11-2020 10:07 Bir Algı Aracı Olarak YPJ İllüzyonu 05-10-2020 13:44 Küresel Dünya Küresel Life 28-09-2020 11:26 Medeniyet Dili Olarak Türkçe ve Hasan Tahsin 18-09-2020 12:37 Bölüneni Börü Yer mi? - Milliyetçi Ayrışma 17-09-2020 10:15 Kızılelma Gömleği X AKP 11-09-2020 10:16 Ölüm Cezasına Dair 03-09-2020 09:13 Doğu Türkistan Milli Davamız mıdır 01-08-2020 21:01 Hoşnutsuz İnsanlar Ülkesinde 01-08-2020 20:46 Atatürk'ün 9. Ordu Müfettişi Olarak Görevlendirilmesi 25-07-2020 20:05 Türkiye’de Kadının Yaşama Hakkı 21-07-2020 22:05 Libya'dan Eli Boş Dönmeyelim? 28-06-2020 20:20 Türk Milliyetçilerinin Günahları 03-06-2020 21:19 Din, Kamu Hizmeti Olmalı Mıdır? Bir Din Kamu Hizmeti Olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Tartışması ve Fransız Laikliği Örneği 19-05-2020 19:31 Türkiye’de Sivil Toplum ve AB Üyelik Süreci 18-05-2020 20:46 Bir Siyasal Araç Olarak Serseri Aşık Liseli 16-05-2020 20:20 Lider Ne Diyorsa Doğrudur 05-05-2020 20:27 Bir Kısır Tartışma: Türk Milliyetçiliği mi, Türk-İslam Milliyetçiliği mi? 03-05-2020 21:21 Doktor Rıza Nur Hakkında Birkaç Soru ve Cevap 01-05-2020 21:14 Sahi, Devlet Neydi? 21-04-2020 20:31 Kızıl Hegemonyanın Kanlı Propagandası 17-04-2020 20:31 Çin Gerçekten Virüsü Yendi mi? 10-04-2020 21:00 Eski Türklerde Yada Taşı ve Genel Bilgilendirme 14-04-2020 20:50 Böyük Türk Mücahidi: Başbuğ Alparslan Türkeş 04-04-2020 21:02 Firdevsi ve Nevaî Üzerinden Hedefe İlerleme 31-03-2020 20:26 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Kime Hitap Eder Bu Hutbeler 24-11-2019 19:48 İntihar Mı İsyan Mı 15-11-2019 18:11 Türk Genel Devriminin Kısa Bir Deyimi 29-10-2019 17:27
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA