Habib Yalçın
Giriş Tarihi : 20-01-2021 10:48

Cemaatlar Önce Avrupa’da, Sonra Ülkemizde Milliyetçi Duyguları Asimile Ettiler

12 Eylül’e kadar Avrupa’da Türk sivil toplum örgütleri denildiği zaman akla ülkücü TÜRK dernekleri veya sol kökenli FİDEF gibi dernekler akla gelirdi.

12 Eylül’den sonra bizzat Kenan Evren cuntasının ön ayak olması ile DİTİB teşkilatı kuruldu.

Süleymancılar dediğimiz cemaatin faliyetleri arttı.

Türkiye gazetesi kök saldı, hem gazete hem de o günlerin propaganda aracı olan kasetlerle evlere girmeye başladı.

Milli Görüş Teşkilatı, Türkiye'deki faliyetlerini hızla Avrupa'ya taşıdı.

Fetullahcılar; Berlin’de faaliyetlerine başladı.
Daha sonra dil kursları, 'Bediüzzaman okumaları' diyerek, küçük mescitler kurarak hızla vatandaşla ilişkiye geçti.

Tabii bu teşkilatların hedef kitlesi; Avrupa'da bayrak ve vatan sevgisi doruğa çıkmış TÜRK insanıydı.

DİTİB ülkücü teşkilatlara ve birey olarak ülkücülere yöneldi, özellikle genel merkez çalışanlarını ülkücülerden oluşturarak, ülkücülere direkt ulaşmayı amaç edinmişti.

Söylemleri de şunlardı:
Siz devleti seversiniz, biz de devleti temsil ediyoruz, ha sizin teşkilatlarınız, ha bizim teşkilatımız, gelin hep birlikte hizmet edelim.

“Aslında her cemaatın iyi özellikleri de vardı”

Örneğin Süleymancı dediğimiz Süleyman Tunahan’ın cemaati, Avrupa’daki Türk gençlerine İslam dinini öğretmekte ve Kuran'ı öğretmede çok başarılıydı..
Gerçi o cemaati ayakta tutan kurslarına gelen çocukların velileri ve onların ödediği aidatlarıydı.

Geleneksel olarak Süleymancılar da milli manevi değerlere değer verdiğini camilerinde anlatırdı.

Fakat Diyanetin bazı yorumlarına itiraz ediyor ve bir nevi cepheleşmenin önünü açıyorlardı.

Disiplinli bir cemaatti, hatta bir Alman yazar Süleymancıların bir toplantısını takip ettikten sonra şöyle bir not düşmüştü:
'Süleymancı cemaatının lideri Süleyman Tunahan’ın damadı Kemal Kaçar (bir dönem de Adalet Partisi'nden milletvekili olmuştu) toplantı salonuna girdi, salon askeri birlik gibi hazırola geçti ve başkanı selamladı, ben sanki içeri Türkeş girdi, kendimi komandoların toplantısında zannetmiştim' diyordu.

Gerçekten onlarda Fetullahcılar gibi abilik müessesi olan bir kuruluştu, yerelde başkanlıkları genel merkez atar, merkezin atamadığı hiç kimse Başkan olamazdı. camilerini kolay kolay dışarıdan gelen kimseye emanet etmiyorlar ve hiçbir şeyi tesadüfe bırakmıyorlardı.

Süleymancıların özelliklerinden biride bildiğiniz gibi kadınlarını hacca asla götürmezler ve tam bir “Ataerkil” teşkilat olmasıdır.
Kadın hoca hanımları vardır, hanımların Avrupa’daki cemaatlar için en önemli tarafı dindar olmaları ve bağışlarda en ön sıralarda, yardım toplamada başarılı olmalarıdır.

Süleymancılar kurban bağışlarında ve zekat fitre toplamada bütün cemaatlardan daha başarılıdır... Çünkü toplanan bağışlardan, toplayanlarda emek hakkı kazandıkları için devamlı bağış toplarlar ve başarılı olurlardı.

Tabii her teşkilatın bölünme yaşadığı gibi, onlarda bir zamanlar başkanları olan Harun Reşit Tüylüoğlu tarafından bölündüler, zaten ileriki günlerde bu zatta Amerika’ya gitmişti.

Cemaatların hamlelerini niçin yazıyorum?

Avrupa’daki bu dini cemaatler, dini öğretiyoruz söylemleri ile Türk milliyetçisi olan insanların "dini öğrenmekten zarar gelmez” söylemleri ile hem çocuklarını hem ceplerini hem de fikirlerini teslim aldılar.

Tabii ki cemaatlerin tamamını ülkemizin düşmanı olarak asla göstermiyorum ama insanlarımızın milli duruşlarını dini söylemlerle asimile ettiklerine defalarca şahit olmuştum.

Zaten Erol Güngör’ün 'İslam'ın Bugünkü Meseleleri' kitabında söylediği gibi:
"Osmanlı'yı kuran Anadolu’daki tarikatlar olduğu gibi, maalesef Osmanlı’yı yıkan da tarikatlar olmuştur."

Tabii ki diğer cemaatların da milliyetçi insanları nasıl saflarına çektiklerini ve hangi ellerin bu işi bilinçli bir şekilde yaptıklarını yazmaya çalışacağım.


Habib Yalçın

NELER SÖYLENDİ?
@
Habib Yalçın

Habib Yalçın

DİĞER YAZILARI Suat Başaran’la Oyalanmak 25-03-2021 12:47 Anayasayı Koruma Dairesi (Verfassung Schutz) ve Parti Kapatma 25-03-2021 09:30 Ozan Arif -2- 17-02-2021 10:03 Ozan Arif -1- 14-02-2021 10:56 Ozan Arif ve Mahzuni Şerif 12-02-2021 11:31 Bir Ülkücünün Ardından 09-02-2021 09:03 Mesut Özil ve Avrupa’daki Türk Gençleri 24-01-2021 12:33 Cemaatlar Önce Avrupa’da, Sonra Ülkemizde Milliyetçi Duyguları Asimile Ettiler 20-01-2021 10:48 Bedr’in Aslanları Ancak Bu Kadar Şanlı İdi 15-01-2021 16:12 Ülkücü Hareketin Tarihine Geçmek 12-01-2021 10:45 Devlet Bahçeli ve Siyaset 07-01-2021 09:54 Dünyada Kol Gezen Irkçılık ve Sömürgecilik 04-01-2021 09:45 Avrupa’daki Türkler Ne Kazandı Ne Kaybetti 28-12-2020 10:50 Kalıcı Avrupa Türklüğü 24-12-2020 10:32 Size Bir Camiye Koymama Hikayesi 19-12-2020 14:36 Türkiye Nerede Kaybetti 12-12-2020 13:37 Ali Metin Tokdemir 08-12-2020 10:20 E-Scooter 05-12-2020 15:42 Nobel Ödüllü Aziz Sancar, Aşıyı Bulan Türkler 03-12-2020 11:24 Avrupa Türk Federasyon 28-11-2020 12:11 Başbuğ Türkeş 25-11-2020 18:30 Avrupa'ya Bakış 21-11-2020 12:41 Gurbete Uzanan Yıllar 18-11-2020 11:15 Alman Eğitim Sistemi Neden Başarılı 14-11-2020 10:38 Avrupa’daki Teşkilatlar ve Fransa’nın Tavrı - 2 06-11-2020 09:41 Avrupa'daki Ülkücü Hareket ve Fransa 03-11-2020 16:50 İdealleri Çalınanlar Selam Sizlere 28-10-2020 12:04 Almanya Bizi Kıskanıyor 26-10-2020 15:22 Türk Milliyetçileri Siyasette Yol Ayrımında 21-10-2020 09:11 Siyasal Mezunu Antalyalı Aybüke, Genetik Mühendisi Kastamonulu Ayça 15-10-2020 11:24 Ülkücü Şehitlerimiz ve Mağdurlarımız Derken 13-10-2020 12:31 Fransa İslamı Üzerine 07-10-2020 11:29 Ülkenin Kurucuları ve Türk Milliyetçileri 25-07-2020 17:28 Sahabe 19-07-2020 19:36 Yıldıray Çiçek Kardeşime 15-04-2020 22:44 İhraçlar Üzerine 10-04-2020 20:31 Avrupa'da Yaşayan İnsanlara Maddi ve Manevi Zarar Veren İslamcılar 07-04-2020 20:38 Avrupa Türklüğünü Yiyip Bitiren İslamcılar 02-04-2020 20:36 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA