Giriş Tarihi : 02-11-2019 20:24

Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya

“YÜZ ÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN AYAĞA KALK SAKARYA” Şairin Sakarya ile simgelediği milletin, ayağa kalktığı yerdir Sakarya

“YÜZ ÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN AYAĞA KALK SAKARYA”

Şairin Sakarya ile simgelediği milletin, ayağa kalktığı yerdir Sakarya. Üç asır şahlanışın, son on yılların küçülüp yeniden dirildiği yerdir Sakarya. Bozkırın tezenesinin tellere çarpması gibi ahenkli, var oluşun gerçekleştiği yerdir Sakarya. Kan barut yayarak gelenlerin, canlarına süngü takıp kaldırıldığı yerdir Sakarya.

Sakarya, kıvrım kıvrım, büklüm büklüm yolcusudur bu hayatın, en bereketli sularıyla güç verir memleket topraklarına ve hatta bir nesli maneviyatıyla sular boydan boya… İşte budur Sakarya.

"Sakarya neresidir" diye sorulduğunda, coğrafi olarak Ankara Polatlı yakınlarında bir nehir diye tarif edilir. Bakıldığında sıradan, sakin, verimli topraklardan geçerken yemyeşil, taşlık yerleri önüne katan delice akarsudur.

Fiziki tarifi ise şöyledir; uzunluğu 824 km’dir ve Karadeniz’e dökülür. Sakarya, Afyon’un kuzey¬doğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Önce İç Anadolu’ya doğru akar, sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla, kuzeye döner. Polatlı yakınlarından en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Denize yolculuk öyle kolay değildir, gâhi taşar, gâhi durulur menzile varır. Tıpkı hedefine varmak için ayağa kalkan bir milletin askerine seslenen Başkomutan’ın şu sözü gibi serttir çoğu zaman ve yine en az onun kadar hayat taşır; “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk edilemez”.

Gözünüzle değil, tarih bilginizle Sakarya’ya bakarsanız çok şey görürsünüz. Bazen kızıla çalan bir renge büründüğünü bile görürsünüz. Vatan evlatlarının kanlarının karıştığı bu akarsu, sizi alıp “Kurtuluş Savaşı’nın başlamasına vesile olan” çoraklaşmaya yüz tutmuş topraklara götürür. Size bir milletin ayağa kalktığı yeri işaret eder. Salına salına sulak toprakları sularken adı birden bire bir milletin direnişine verilmiştir. Bu savaş alanı ki; 176.000 hektardır, yani 121 kilometre kare eder. Yedi ulu cephe tespit edilmiştir. Düşman, yani ardına bütün Avrupa’nın desteğini alan Yunan ordusuna karşı, siper kazılmıştır. Mangal Dağı, Çal Dağı, Türbe Tepe, Yıldız Dağı, Dua Tepe Zafer Tepe. Azami yükseklikleri 1000 metre olan bu siperleri görünce, o zamanın şartlarında nasıl bir azim ve dayanışma, inanma olduğunu görürsünüz. At sırtın da, katır sırtında mühimmat taşıma, erzak taşımak bile büyük bir sıkıntı iken, oraları savunmak, hele yetersiz bir mühimmatla çok zordur. Yunan ordusunun yani Küçük Asya hayali kuran ordunun 460 ağır topuna karşılık Türk ordusunun sadece 154 topu bulunmaktadır. Bu en basit bir kıyastır.

Kimi siperler göğüs göğüse denecek kadar yakındır.

Sakarya savaşı 22 Haziran 1921 tarihinde tarihin başlamıştır, bu savaş; bütün memleketi ayağa kaldırıp kendine güveni sağlayıp, yerinden yekineceği, silkineceği fırsatı vermiştir. Bu özgüven kurtuluş savaşını getirmiş, peş peşe zaferlere imza atmıştır.

Sakarya Savaşı, destanlar yazan Türk ordusunun kazandığı, hakkında en az bilgi sahibi olunan savaşıdır. Tarih önünde yaşandığı halde, adeta bir gizem içinde yapılmıştır bu savaş. Devlet arşivlerinde bile savaş hakkında yeterli belge bulunamamıştır. Çok sonraları yani 1954 yılında kayda değer dokümanlar toplanmaya başlanmıştır. Ondan önce adeta tevatür yaklaşımlarla bilgi edinilmiştir. Hatta o yıllara gelinceye kadar bu savaşta verilen şehit sayısı bile bilinmiyor, 201 diye kayıtlarda yer alıyordu. Oysa ordu kayıtlarında resmi olarak şehit sayısı 5713'tür, yani künyesi bulunanlar bu kadardı. Kayıp olan asker sayısı firarilerle birlikte 8629'dur.

Uzun yıllar yetersiz bilgi yüzünden tam olarak savaş sathı incelenememiş, sağlam bilgiler edinilememiştir. Cephenin çok olması, toprak yapısının bazen mezar kazılamayacak kadar sert kayaçlardan oluşması terk edilen köy mezarlıklarına defnedilmiş ihtimali, araştırmaları zorlamıştır. Eski topografik haritalar ve bitki örtüsünden yola çıkılarak, şehit mezarları bulunmaya çalışılmıştır. Bazen doğa kendi dilini kullanarak işaretler verir, tıpkı Bosna-Hersek’te toplu insan katliamlarını mavi kelebeklerin haber verdiği gibi Sakarya savaşının kayıp şehitliklerini de halk arasında Özerlik denen bir bitki işaret etmiştir. Özerlik bitkisi minerali bol ve havalandırılmış toprağı sevdiği için grup halinde orada daha çok bulunurlar. Bundan yola çıkılarak, birçok şehit mezarı bulunmuştur.

Polatlı’da 13.850 hektar milli park ilan edilmiştir. Bu araştırmaların hızlanmasına rahat çalışılmasına imkân sağlamıştır. Dolayısı ile şehit mezarları bulunması daha sağlam kaynaklar kullanma verileri doğrulama açısından önemli olmuştur. Yunan ordusunun kayıplarının nereye gömüldüğünü bilmek bile önemlidir. Şehitlerimizle karıştırılmaması için Yunan arşivinden yararlanılmıştır. Onların mezarları taşlarla çevrilip, başına haç konulması, tabutla gömüldükleri için toprağın daha kabarık olması gibi faktörlerle şehitlikler daha kolay bulunmuştur.

Dolayısı ile gelinen nokta yavaş ilerlese de; kesinleşen şehitlik alanı 45, şüpheli şehitlik alanı 42, ispatı zor olan, mezarlık mı şehitlik mi anlaşılmayan şehitliklerin ise araştırılması sürmektedir.

Yunan ordusu bütün egeyi istila ettikten sonra Ankara yakınlarında, Polatlı’ya dayanmış, kısaca Ankara’ya 60 kilometre yaklaşmıştır. O zamanın yaşayanlarının anlattıklarından anlaşılacağı üzere top sesleri Ankara’dan duyulmaktadır ve mecliste acilen kararlar alınmaktadır. Bu kararlar nedir diye bir soru akla gelebilir. 5 Ağustos 1921’de Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal (Atatürk)'i Başkomutanlığa getirmiş, Atatürk o gün Meclis'te söylediği nutukta şöyle demişti;

“Efendiler, zavallı milletimizi esir etmek isteyen düşmanları behemehal mağlûp edeceğimize dair olan emniyet ve itimadım bir dakika olsun sarsılmamıştır”

Öncelikle dağınık halde bulunan Kuva-yı Milliye müfrezeleriyle ve gerilla savaşları ile sonuca ulaşılamayacağı anlaşıldığından hızla düzenli ordu kurma hazırlıkları başlamıştır. (Kuva-yı Milliye, düzenli ordu şeklinde teşkilatlanmamış milis kuvvetleri demektir.) Orduya destek amaçlı, Ankara efeleri, seymenleri Ankara halkı, çoluk çocuk, kadınlarıyla bu yeniden diriliş savaşına destek olup bizzat katılmışlardır.

Yunan ordusu ilk anlarda Türk siperlerinde gedik açmayı başarmıştır. 31 Ağustos'ta Yunanlılar Çal Dağı’nda bir gedik açtılar. Türk ordusu bir taktik gereği ve orduyu toparlamak üzere Çal Dağı siperlerini terk edip geri çekilmeye başlamış, Dua Tepe’den sonra Zafer Tepe'ye çekilmişlerdir. İşte burada Mustafa Kemal o destan yaratan sözü söylemiştir. Buradan sonra düşmanın hedefi Ankara olduğunu, bu tepenin düşmesi halinde memleketin elden gideceğini, düşmanın galip geleceğini vurgulayarak askerlerine şu hitabı yapmıştır. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk edilemez”.

22 gün, gece gündüz durmadan süren Sakarya Meydan Savaşı, 12-13 Eylül gece yarısı Yunan ordusunun tam yenilgisiyle bitti.

Sakarya Savaşı’nın iç politika açısından iki temel sonucu oldu.

Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verilmesi,
Zaferin ardından, halk arasında Mustafa Kemal’e ve Milli Mücadele’ye olan güvenin artması. Böylece asker kaçağı ve iç isyan sayısının azalması.

Bu savaşın başka bir kazanımı ise Türk milletinin makus talihini yenmesi olmuş, yani 27 Eylül 1529'da Viyana Kuşatması, 14 Ekim 1529'da geri çekinilen ilk sefer olmuştur. Osmanlı tarihine ilk zafersiz sefer olarak geçmiştir. Osmanlı ordusu ilk kez bir kuşatmadan zafer elde etmeden geri çekilmek durumunda kalmış, o tarihten sonra Sakarya Muharebesi'ne kadar peyderpey devam etmiştir.

Viyana bozgunundan sonra, savunmadan çıkıp saldırıya geçilip zafer kazanılan savaş olması hasebiyle Sakarya Meydan Muharebesi çok önemlidir.

Top yekûn kalkınmanın, dirilişin formülü şu olmalıdır; Atatürk’ün dediği gibi “Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa vardır".

NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA