Advert
izmir escort instagram takipçi satın al izmir escort antalya escort bursa escort porno izle izmir escort antalya escort
M. Çağrı Budak
Giriş Tarihi : 07-07-2020 19:51
Güncelleme : 28-08-2020 14:05

Endüstri 5.0 - II: Çin’den Gelen Oyuncaklar

Her ne kadar otomasyonun hayatımıza girmesi üretimi kolaylaştırsa da işgücünü tamamen üretimin dışına çıkaramadı

Her ne kadar otomasyonun hayatımıza girmesi üretimi kolaylaştırsa da işgücünü tamamen üretimin dışına çıkaramadı. Hala üretmek için işgücüne ihtiyaç var ve en çok işgücü de Çin’de var. Bu durum elbette işgücü sıkıntısı çeken ülkelerin pek de işine gelmedi. Özellikle de ürettiğiniz fikir Çin tarafından 5 dakikada taklit edilip 30 günde Alliexpress ile evinize kadar kargolandığı zaman. Çin’den gelen ucuza üretilmiş ve taklit olan ürünler karşısında Batı’daki üreticilerin bir tedbir alması gerekiyordu. 2011 yılında dünyanın en büyük ticari fuarı olan Hannover Fuarı’nda bu tedbirin adı ilk kez anıldı: Endüstri 4.0. Her devrimin bir itici gücü vardır. 4. Sanayi Devrimi’nin de itici gücü Çin’den ucuza gönderilen oyuncaklar oldu. Bu yeni devrimin en büyük sloganı “No man, no touch, no light” yani işgücü olmadan, herhangi bir temasa gerek duyulmadan hatta ışığa bile olmaksızın üretim yapılacak. Amerikalılar bu Endüstri 4.0 adına pek sıcak bakmadı ve biz bu olayı Amerikancası “Smart Factories” olan akıllı fabrikalar şeklinde adlandıracağız dediler. Sonuçta metrik sistemden bile bihaber insanlar, isimlendirme onların tercihleri, kim ne diyebilir ki?

İlk Sanayi Devrimi buhar makinesi ile, ikinci sanayi devrimi montaj hattı ile ve üçüncü sanayi devrimini otomasyon ile özetleyebiliriz. Endüstri 4.0 için özet kavram ise IoT (The Internet of Things) yani nesnelerin interneti. 20. yüzyılın son yarısından itibaren uzakları yakın kılan bir teknoloji her eve girmeye başladı. Bu teknolojiye internet ismi verdik ve bilgisayarlarımız aracılığıyla “çevrimiçi” olmaya başladık. Şüphesiz ki internet dünyadaki dönüşümün en büyük adımıdır. Nesnelerin interneti ile sadece bilgisayarlarımızı değil; kahve makinemizi, klimamızı veya her türlü elektronik aletimizi “çevrimiçi” yapabileceğiz. Önceden akıllı ev reklamları vardı. Adam eve giderken telefon ile mesaj gönderiyor ve kombisi açılıyordu ve eve gittiğinde sıcak bir ortam onu bekliyordu. İşte buna ilke IoT diyebiliriz. Nesnelerin interneti ile birlikte eve doğru giderken telefonumdaki gps sayesinde telefonumdan klimaya sinyal gidecek, kahve makinem çalışacak eve gidince sıcak bir ortamda kahvemi yudumlayabileceğim. Yani nesnelerin interneti bize şunu sunuyor: Daha önce belirlenen kurallar çerçevesinde nesneler birbirleri ile çevrimiçi olarak haberleşerek tanımlanan işleri yaparlar. Endüstri 4.0 ve Endüstri 4.0’ın geleceğinin temelinde bu mantık yatıyor.

Bir mektupta temel olarak 3 temel bileşen vardır. Mektubun içeriğinin bulunduğu kağıt, içeriği taşıyacak zarf ve gönderimin ödendiğini bildiren pul. Nesnelerin internetinde, her bir cihaz diğer cihaza “Hadi şu işin zamanı geldi yapalım” dediğinde bir mektup göndermiş oluyor ve bu işlem sürekli tekrarlanıyor. Bir yıl sonra birikecek zarf miktarını düşünün. Fiziki olarak bir mektup elbette olmasa da nesneler arasında bir bilgi geçişi var veya nesnelerden gelen bilgiler ve bu bilgilerin de depolanmaya ihtiyacı var. Bu da bizi nesnelerden gelen “büyük veri” kavramına ve verilerin depolanacağı “bulut teknolojisi” kavramına götürüyor. Tüm bu dijital dönüşüm ve beraberinde getirdikleri ve getirecekleri Endüstri 4.0’ın temel çerçevesini oluşturuyor.

2012 yılında Almanya Şansölyesi Merkel, Endüstri 4.0’ı temel devlet politikası olarak kabul etti. Almanya geleceğini bu dijital dönüşüm üzerine bina etmek istiyor ve o günden bugüne Endüstri 4.0 kavramı pek çoğumuzun duyduğu bir kavram. Makinelerin gerçek zamanlı ve birbirine bağlı bir şekilde çalışarak, veri alışverişinde bulunarak, işgücü kullanmadan kusursuz üretim yapma isteği olan Endüstri 4.0 çağımızın en çok tartışılan alanlarından birisi. Çünkü “İşimizi kaybedecek miyiz” sorusu oldukça korkutucu. Üstelik sadece bu üretimde değil “akıllı” sistemlerin olduğu, tarımdan lojistiğe kadar her alanda. Endüstri 4.0 ile beraber işimizden mi olacağız, artık pek çok insana ihtiyaç duyulmayacak mı? Aslında bu sorunun cevabı Endüstri 5.0’da saklı.


M. Çağrı Budak

NELER SÖYLENDİ?
@
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
eşya depolama
uluslararası evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
sarıyer evden eve nakliyat