Giriş Tarihi : 11-03-2020 20:01

Fikirtepe Nasıl Dönüşür

Son zamanlarda, “Türk Milliyetçiliğinin şehirli veya kırsal ilerlemesi, ileri gidiş ve çıkış yolunun nasıl olacağı, hangisinin tercih edilebilir olduğu” gibi pek çok yöne sahip bulunan bir tartışmaya ben de kıyısından köşesinden müdahil olacağım

Son zamanlarda, “Türk Milliyetçiliğinin şehirli veya kırsal ilerlemesi, ileri gidiş ve çıkış yolunun nasıl olacağı, hangisinin tercih edilebilir olduğu” gibi pek çok yöne sahip bulunan bir tartışmaya ben de kıyısından köşesinden müdahil olacağım. Evvela, bu tarz bir tartışmayı Türk Milliyetçiliği açısından kendini arayışının bir emaresi olarak görüyor ve önemsiyorum. Ben ise meseleye şümullü bir şekilde değil de daha parçalı ve bazı soruları uyandıracak, meselenin bazı farklı boyutlarına dikkat çekecek bir şekilde yaklaşmak fikrindeyim. Öncelikle bazı kavramların tam olarak yerleşmiş, aynı şekilde yorumlanmış veya yorumlanma eğilimi içerisine girilmiş olup olmadığını önemli görüyorum. Köylü, kentli, yarı kentli-yarı köylü gibi kavramlar nelerdir, hangisi nerede başlar, birinin kapsama alanı diğerine ne kadar dahil olur, mevcut açıklamalar ile Türkiye’nin hızlı göç dalgası resmi içindeki durumu birbirini tutar mı gibi pek çok soru önemlidir. Bu soruların sorulduğunu, bunlara bazı kısa veya uzun, siyasi veya sosyolojik farklı yorumlar getirildiğini elbette biliyorum. Bu konuda bazı soruları sormadan veya cevaplar aramadan önce “kavramlar” ile ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Üniversite yıllarımda, genel olarak burs / kredi ile geçinen arkadaşlar ile bir devlet yurdunda kalıyorduk. Haliyle, her türlü harcama önem arz ediyordu ve bu noktada tasarruf içinde olmaya gayret gösteriyorduk. Anlatacağım olay da yine bir gece vakti, yurt odamızda vuku buldu. Bir arkadaşımız, kantinden aldığı bir adet çikolatalı pudingle (karton kutulu ambalajda, hazır) odaya girdi, dolabından tatlı kaşığını çıkardı, pudingini açtı, tam yiyecekti ki karşı ranzada oturan arkadaş, pudingi ona “satması” için bir teklifte bulundu. Teklif, pudinge karşılık iki elma ve bir muzdu. Bir nevi takas sistemi. Teklif karşı taraftan kabul gördü; anlaşma sağlanmıştı. Biz de o sırada odada en dikkat çekici olay bu olduğu için ikisini izliyorduk. Puding el değiştirdikten sonra, diğer arkadaş da dolaptan muz ve elmaları çıkardı. Lakin gördüğümüz manzara bizi kahkahalara boğarken, takas olayında pudingi teslim eden arkadaşı bir hayli sinirlendirmişti. Çünkü elmalar birer bilardo topu büyüklüğünde,  muz ise normal bir insan parmağı boyutlarındaydı. Pudingi teslim eden arkadaş bunun üzerine anlaşmayı iptal edip pudingini geri almak istedi ama biz anlaşmanın yapıldığını, bozulamayacağını belirttik. Neticede bir taraf için amaç hâsıl olurken, diğeri umduğundan daha azıyla yetinmek zorunda kaldı. Bu hikâyeden elbette pek çok sonuç çıkarılabilir ama benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta, bu takasta “bir muz ve iki elma” karşılığı elindeki pudingi vermeyi kabul eden arkadaşın düşüncesidir. Muhtemelen sonucu görene kadar elmaları manav reyonlarında gördüğü parlak ve büyük elmalardan, muzu da ithal gelenlerden zannetmekteydi. (Biz de aslında benzer şekilde düşünüyorduk). Bu yüzden, algısı onu bu karlı alışverişe yöneltmişti ama neticede gördüğü manzara “kesin sınırları ve hatları belirlenmemiş, tamamen tanımlanmamış” şeylerin zihnimizdeki algısı ile gerçekte karşımıza çıkanın farklı olabileceğiydi. Bunun örneklerinden biri de “bir kilo pamuk mu ağırdır, bir kilo demir mi?” sorusunda kısmen görülebilir. Burada pamuk ve demire bir ağırlık birimi ile belirli bir sınır çizilmiş, insanların düşünürken bu çerçeve içinde düşünmesi amaçlanmıştır. Peki ya aynı soruyu, “bir çuval demir mi daha ağırdır, bir çuval pamuk mu?” şeklinde sorarsak ne olur? Büyük ihtimalle bu noktada tecrübelerimiz, ön öğrenmelerimiz, farklı yorumlarımız devreye girecektir. Pamuklar düzensiz mi konuldu yoksa iyice sıkıştırıldı mı, demir rastgele mi konuldu yoksa iyice dizildi mi? Çuvalların boyutları aynı mı? Pamuklar ıslak mı kuru mu? Bu soruları artırmamız ve aldığımız her cevabın bizi yeni bir soruya yöneltmesi mümkün. Yani temel kavramlar her ne kadar temel bir konuyu anlatıyor ve belirli bir çerçeve çiziyor olsa da, zihnin sınırları başta olmak üzere, aile, çevre, yaşam şartları, dahil olunan sosyal yapılar, okunan kitaplar, dinlenilen insanlar, birlikte vakit geçirilen arkadaşlar vb. gibi pek çok unsur insanların bu kavramlara bakış açılarını etkileyecektir. Burada uzunca anlatmayacağım bir hikâyede, şehirde çalışan bir dervişin dağda çobanlık yapan dervişe “dağda dervişlik kolay” demesi de bu cümledendir. Herkes, kendisinin diğerine göre daha zor bir denklemde mücadele ettiğini düşünebilirken, her ikisinin de haklı olma ihtimali yok mudur? Bu ikisinin birbiri ile temas ettiği alanları düşünürsek hayatın içinde olan her yapıyı bu gruba dahil edebiliriz. Siyasi partileri, siyaset amacı güttükleri ve pek çok farklı etkeni de dikkate aldıkları için, bu grubun dışında tutuyorum. Bu alanlarda karşılaşan fikirlerin birbirleri ile iletişime geçmesi neticesinde, ikisinden bazı özelliklerini içeren, gelişmeye meyilli, zamanla çizgileri netleşecek bir durumun ortaya çıkması mümkün değil midir? Burada bahsettiğim yeni ve hibrit bir Türk Milliyetçiliği değil, var olanların birbirleri ile oturup konuşmasıdır. Türk Milliyetçilerinin bunu başarmaması için ise önlerindeki tek engel “konuşamamaları ve buluşamamaları” olacaktır. Maalesef geçmişte yapılan bazı temel hatalar 1,5 kayıp kuşak oluşturmuş ve belki de şu andan daha ileride bulunabilme fırsatı Türk Milliyetçilerinin elinden kaçmıştır. Ciddi bir genç kitlenin fikren arayış içerisinde olduğu bu dönemde yapılacak yeni hatalar, trenin son kompartımanının da gözümüzün önünden geçip gitmesine sebep olacaktır. Şehirlerin, mahallelerin, semtlerin dönüşmesi gibi fikirlerin de dönüşmesi, bulundukları yerden daha yüksek ve hayal ettikleri, arzuladıkları, hak ettikleri konuma çıkması da zaman alacaktır. Özellikle çok fazla hizbin ve bazı marazi hastalıkların sirayet ettiği Türk Milliyetçiliği de bundan azade değildir. Bir kısım yıkılırken bir kısım direnecek, bir kısım kendi arasında anlaşacak, bir kısım ise ilk ikisi arasındaki mücadelenin sonucunu bekleyecektir. Hepimizin haberlerde izlediği “Fikirtepe’nin kentsel dönüşümü” haberlerini hatırlayalım. Bu yıllar da bizim Fikirtepemiz olacaktır. Bazılarımız evlerinden çıkmak istemeyecek, bazılarımız kendi arasında anlaşacak, bazılarımız ise genele göre hareket yolunu seçecektir. Lakin şu muhakkak ki Fikirtepe’de dönüşüm bir şekilde sağlanacaktır. Şimdi gelelim asıl meseleye. Bu noktada, Fikirtepe’deki evimizden daha müreffeh bir yere çıkarken, geçmişten anıları getirmemiz olumsuz mu karşılanacak yoksa bunları uyumlu hale getirecek formül bulunacak mı? Bencil bireysellik mi vaat edilecek, bireysel ilerleme ama birlik şuuru içinde hareket mi? Güzel arabalarımız, şık kıyafetlerimiz mi olacak yoksa ince ve düşünceli tavırlar ile yerine göre sert bir mücadele mi? Birbirimizle yeniden buluşacak anlar bulabilecek miyiz, yoksa herkes kendi yolunda, yeni bir yol mu yürüyecek? Benim teklifim güzel bir restoranda, güzel bir müzik dinlerken testi kebabı (cağ kebabı da olabilir) yemenin güzel bir başlangıç olacağıdır. Bazılarımız restoranın güzelliği, bazılarımız müziğin hoş tınısı, bazılarımız da testi kebabının lezzeti neticesinde bir memnuniyet ve keyif duyacaktır. Bu memnuniyet de muhakkaktır ki bizi yeni bir yerde, yeni tatlar, yeni müzikler, yeni manzaralar keşfetmeye ve zamanla birbirimizin alanlarına da girerek bunları da denemeye sevk edecektir. Çare birbirimizi tanımaktadır ve bunun yolu da siyaseti değil, hayatı konuşmaktır. Çünkü Türk Milliyetçileri hayatın içinde her alandadır ve yükselmeleri fikirlerinin de yükselmesi, farklı imkânlara erişmesi ve bu imkânlar ile hayallerini gerçekleştirebilmeleri manasına gelmektedir. Fikirtepe mutlaka dönüşecektir. Onu ya imkânlarımızı geliştirip birleştirerek biz dönüştüreceğiz yahut da müteahhite verip karşılığında daire alacağız. Karar bizim!..
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA