Giriş Tarihi : 08-01-2020 21:01

Hariçten Gazel

Türk milliyetçilerinden bir ümidim, bir beklentim olmasa bu satırları yazmama genel kalmazdı

Türk milliyetçilerinden bir ümidim, bir beklentim olmasa bu satırları yazmama genel kalmazdı. Onlardan biri olmadığım halde önemsiyorum Türk Milliyetçilerini çünkü hâlâ, inatla. Yazının başlığı da bu yüzden “Hariçten Gazel”, dışarıda olduğumu, dışarıdan olduğumu bilerek yazıyorum bu satırları; sadece Murat Sökmenoğlu liste başı diye MHP’ye oy vermiş olmam yahut son genel seçimde İYİ Parti’ye oy vermiş olmam beni milliyetçi yapmıyor biliyorum. Ocağınıza gelmedim, çayınızı içmedim, tanıdığım kendini-milliyetçi-olarak-tanımlayan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Siyasi düşüncemi sorarsanız karışık diyebilirim ancak, toplumsal alanda liberal, ekonomi konusunda arada serbest piyasacı, arada ilkel komünist, arada da ithal ikameci olabiliyorum. Bir o, bir bu partiye oy verebiliyorum, ANAP’la başlayıp CHP’ye kadar merkez yelpazenin her tarafına oy verdim. Milliyetçilerin bazı yönlerini sevmem, bazı yönlerinden kuşkulanırım, o yüzden hiç aralarına girmedim, başka bir siyasi oluşumda da fiilen rol almadım. Elimi hiçbir taşın altına sokmadım. Üyesi olacağım tek dernek de şimdilik Kendo Derneği. “Sen kimsin ki” sorusunun uzun ve ayrıntılı cevabı bu. Peki, neden milliyetçilerden bir şeyler bekliyorum? Çünkü evvela üzerinde yaşadığımız topraklardaki herkesi, milletin tümünü önemsediklerini, sevdiklerini görüyorum; bu sevginin ne kadarı gerçekçi, ne kadarı romantik onu isteyen tartışsın. Saniyen bir ülküleri, bir kızıl elmaları var ve bunun için organize olabiliyorlar, örgütlenebiliyorlar. Salisen aynı dili konuştuğumuz, aynı rüyayı gördüğümüz tüm Türkler için içleri titriyor, başka ülkelerde olsalar bile onları sevgiyle kucaklıyorlar (çıkar için değil). Ayrı düştüğümüz konular mesafemi korumama neden olsa da, ne kadar önemli olduklarını ve güçlerini ne kadar az kullandıklarını görüyorum. Şimdi gelelim gazele; Gerçekten de milliyetçi güç, bu ülkede gördüğüm en atıl güçlerden biri maalesef. Bir araya geldiklerinde, dergi çıkardıklarında, web sitesi kurduklarında, dernekleştiklerinde (aşırı genelleme yaparak söyleyeceğim) milliyetçilere milliyetçiliği anlatıyorlar hep (yahut bana öyle geliyor). Milliyetçi nedir, ne yer, ne içer, Türk milleti neden büyüktür, kime Türk denir, nasıl örgütlenmek gerekir, iktidara nasıl yürünür, milleti yüceltmek için ne yapmak gerekir… Çok güzel konuşuyorlar, çok tatlı laflar ediyorlar ama (1) kendileri dışında pek az kişiye ulaşabiliyorlar ve (2) sokaktaki Türk’ün hayatında pek az somut bir iyileşme sağlayabiliyorlar. Bunun nedeni otoriterliğe meyyal örgütlenme biçimi midir, inisiyatif almakta zorlanan bir halk olmamız mıdır, yoksa çok şey yapmak isteyip o çoklukta boğulmak mıdır bilmiyorum. Yahut rahmetli Günay Rodoplu’nun “kopuk düğmesini dikmek için bile devrimin gerçekleşmesini bekliyor” diye eleştirdiği solculardaki gibi bir ruh hali midir, onu da bilmiyorum (bir kısım okuyucu solcularla kıyaslandığı için buradan sonrasını okumayacak korkarım, oysa buraya kadar dayandınız, ha gayret!). Bildiğim/gördüğüm/umduğum şudur ki 21. yüzyıl ile birlikte siyaset yapma şekli de değişti/değişiyor/değişmeli. “Biz iktidara hazırlanalım, doktrinimiz sağlam, parti programımız vurucu olsun, iş başına gelince her şeyi çözeriz” düşüncesi ile iktidara gelmek şimdi artık pek mümkün değil, on seneye imkânsız olacak. Bugünden itibaren halka dokunmak lazım, milletle, sokaktaki adam ve kadına temas etmek lazım, onlara somut biçimde faydalı olmak lazım bana göre, biraz “demo” görmek istiyor herkes. Teorik konuşmaları azaltıp görünür, duyulur, hissedilir çalışmalar yapması lazım Türk milliyetçilerinin bana göre. Örnek ver derseniz, sizin kolayca ona katlayabileceğiniz on örnek sayabilirim hemen şimdi: Serada 1 liraya bile zor satılan taze fasulyenin büyük marketlerde 18 liradan satıldığını görmek, kooperatifleri desteklemek ve yeniden canlandırmak. Gerekirse Antalya’daki bir köyün malını daha adil fiyatlarla satın alıp Ankara’da, İstanbul’da veya Bursa’da ucuza satmak. Bunu geliştirmek ve kısa zamanda diğer köylere yaymak. Zamanla devasa bir e-pazaryerine dönüştürmek. Türk çocuğunun paltosuz okula gittiği bir köy okulu kalmayana kadar yardım etmek, bunları organize etmek. Siyasetten tamamen bağımsız bir yardım ağı kurmak ve daha da önemlisi onu sürekli ayakta tutmak. Aşçılık gibi, tesisatçılık gibi çabuk öğrenilip para kazandırabilecek meslek kurslarını bulmak, kurmak veya desteklemek. Herkesin ama özellikle gençlerin spora daha fazla erişimini sağlamak, spor kulüpleri kurmak ve burada madalyaya değil, katılımcı sayısına odaklanmak. Herkesin adliyeye düştüğü veya düşebildiği bu günler için bir avukat ağı kurmak. Çevreciliği solculara bırakmayacak, alternatif enerji kaynaklarını, iklim değişikliklerini tanıyan ve tanıtan oluşumlar kurmak veya bunlarda yer almak. Üniversite öğrencilerinin part-time çalışabileceği işyerlerini kataloglamak, işleri sınıflandırmak, çocuklara iş, işverenlere de geçici çalışan bulmak. Bunu yaparken de “bizim” çocuklara öncelik tanımamak. AKP’nin satmayı düşündüğü her türlü kurumu satın alıp kurtarabilecek ve yönetebilecek, sermayesi yüksek bir A.Ş. veya banka kurmak. Yüzlerce küçük haber/yorum sitesi kurmak yerine bir tane bağımsız haber ajansı kurmak. Milletin gerçek ve doğru habere ulaşmasını sağlamak. Köşe yazarı olmayan, ama haber de atlamayan bir haber sitesi. Alternatif bir istatistik sitesi oluşturmak. Gerçekçi biçimde enflasyonu, gelir dağılımını, işsizliği tespit edip duyurmak. Örnekler ne kadar uygun oldu bilmiyorum, eminim sizler daha iyilerini bulabilirsiniz. Ama kastım net biçimde anlaşılmıştır sanırım; yarın sabahtan itibaren yan komşu Ahmet amcanın hayatına dokunabilecek, ona umut verecek, somut hizmetler için milliyetçileri organize etmek. Gündemi değiştirmek, hatta domine etmek. “İktidarda değilken bu kadar faydalı olanlar, iktidara gelmeli” fikrini Uşak’taki teyzeye, Yozgat’taki amcaya, Aksaray’daki işsiz gence aşılamak. Türk’ün kim olduğunu anlatmaya ara verip göstermeye başlamak bence iyi bir fikir olabilir. (Bence) umut böyle güçlenecek, yeni liderler böyle fırsatlarla doğacak, katılımcı demokrasi böyle yeşerecek. Bunu başlatan neden Türk milliyetçileri olmasın?
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA