M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 30-07-2020 00:40
Güncelleme : 28-08-2020 13:18

Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay

Hasbıhal yazılarımı epeydir bırakmıştım. Fakat kıymetli Fatih Doğrucan, Seküler Milliyetçinin El Kitabı -II’ye yazdığı takdimde o seriden bahsetti. Çok mutlu oldum ve, yazı serisini TamgaTürk’te devam ettirmeye karar verdim. Okuru ikaz edeyim, hasbıhal yazıları bir derde derman olmaz, başı sonu bulanıktır, yalnızca esrir ve Porlock’tan bir misafir gelip tılsımı bozana dek konuşur. Bu seride mutad olduğu üzre, yine bir şiirimi ve ondaki göndermeleri konu edeceğim. Bu göndermelerden biri epey kudretli bir şiir olduğundan, o şiiri analiz edeceğim; bu ikinci şiir, benimkinden daha fazla yer kaplayacak.

Noctifer

-Togan Temür'den Coleridge'e, Xanadu'ya yakılan ağıtların ilhamıyla-

Cinler üşüştü yine iman tahtamda tuğla Islığımı boğuyor musallat bir heyula Geceyi gergefinde doku ağına dola Meşum öten kuşları cezbet ökseye getir

Hani o eski beste... Kubilay'dan ağırdı Dinlediğinde çekik gözleri kısılırdı Sarı ırmağın seli kadim santuru kırdı! Davacıyım! Deniz ol ahir celseye getir

O günden beri böyle uğulduyor sarayım Kan çanağı gözlerle ne kadar dolanayım? Geceyi getir bana sessizce uyuyayım Mağribin mor tülünü sar bir buseye getir

Çamuru ufalanmış kemiğinin tozundan Nakışının keskisi Musa'nın boynuzundan Sırla çatlaklarını Kızıldeniz tuzundan Fağfur'un küllerini koy bir kaseye getir

Sonra, elinde kase, gez dağların başını Savur külleri göğe, bul yağmurun taşını Kırık kasene topla Allah'ın gözyaşını Ninni söylesin bana göğü çiseye getir

________________

Mart 2020’de böyle söylemişim. Bu, Samuel Taylor Coleridge’nin Kubilay Han’ının şiirlerimdeki ikinci belirişi. İlki, Abora Tangosu’ndaydı, onu Hasbıhal IV’te ele almıştım. Bu yeni şiir, Noctifer, “gece getiren” ismini taşıyor. Venüs’e “lucifer” demişler, “ışık getiren.” Gün doğduktan sonra da görünmeye devam ettiği için. Ama Catullus Venüs’e “noctifer” demiş, “gece getiren”, gecenin en parlak yıldızı olduğundan. Şiirdeki “heyula”, Kubilay’dan ağır beste, Sarı Irmak, Kadim Santur, Saray, Fağfur motiflerinin hepsi, Coleridge’e gönderme yapıyor. Bu yüzden Coleridge’in şiirini irdelemek lazım, ama evvel emirde şunu söyleyeyim: Doğu Türkistan’daki zulme karşı çaresiz kalmanın şiiridir. Geçmişe sığınmanın, ağıt yakmanın şiiridir, Togan Temür burada devreye giriyor, onun neden zikredildiğini bulmayı okuyucuya bırakıyorum.

Yazıyı yazmaya başladığımda, ilhamı veren Kubla Khan başlıklı Coleridge şiirini çevirmek için epey uğraştım. Fakat ne yazık ki başaramadım – serbest formu çevirmek bana göre değil. Cinayet işlediğimi hissettim kelimenin tam manasıyla, o yüzden İngilizce bilmeyen okura yardımcı olamayacağım:

In Xanadu did Kubla Khan A stately pleasure-dome decree:
Where Alph, the sacred river, ran
Through caverns measureless to man   
Down to a sunless sea.

So twice five miles of fertile ground
With walls and towers were girdled round;
And there were gardens bright with sinuous rills,
Where blossomed many an incense-bearing tree;
And here were forests ancient as the hills,
Enfolding sunny spots of greenery. 

But oh! that deep romantic chasm which slanted
Down the green hill athwart a cedarn cover!
A savage place! as holy and enchanted
As e’er beneath a waning moon was haunted
By woman wailing for her demon-lover!
And from this chasm, with ceaseless turmoil seething,
As if this earth in fast thick pants were breathing,
A mighty fountain momently was forced:
Amid whose swift half-intermitted burst
Huge fragments vaulted like rebounding hail,
Or chaffy grain beneath the thresher’s flail:
And mid these dancing rocks at once and ever
It flung up momently the sacred river.
Five miles meandering with a mazy motion
Through wood and dale the sacred river ran,
Then reached the caverns measureless to man,
And sank in tumult to a lifeless ocean;
And ’mid this tumult Kubla heard from far
Ancestral voices prophesying war!   

The shadow of the dome of pleasure   
Floated midway on the waves;   
Where was heard the mingled measure   
From the fountain and the caves.
It was a miracle of rare device,
A sunny pleasure-dome with caves of ice!    

A damsel with a dulcimer   
In a vision once I saw:   
It was an Abyssinian maid   
And on her dulcimer she played,   
Singing of Mount Abora.   
Could I revive within me   
Her symphony and song,   
To such a deep delight ’t would win me,
That with music loud and long,
I would build that dome in air,
That sunny dome! those caves of ice!

And all who heard should see them there,
And all should cry, Beware! Beware!
His flashing eyes, his floating hair!
Weave a circle round him thrice,
And close your eyes with holy dread
For he on honey-dew hath fed,
And drunk the milk of Paradise.

Bizzat şairin ifadesiyle madde etkisinde, esrik sahneler anaforu halinde yazılan bu şiir epey tartışma koparmıştır. Anlam kapalıdır, sahneler savruktur, ifade bulanıktır; üstelik Abora/Amara Dağı yahut Alph Irmağı gibi kurgusal yahut belirsiz mekanlara atıf vardır.

Çengdu, Togan Temür’ün ağıt yaktığı, Moğolların Çin’i fethettikten sonra kurdukları büyük şehrin adı. Şiir Çengdu’nun kurulmasıyla başlıyor: Kubilay, yalnızca keyfi için, güzelliğine bakıp dalmak için bir büyük kubbe dikilmesini emrediyor, bereketli bir toprakta, etrafı surlarla çevrili bir ülke, bir tür İrem Bağı inşa ediliyor. Derelerin kıvrılarak bahçelerini suladığı, munis ve yeşil bir liman, Tolkien’in Rivendell’ine benzer bir yeryüzü cenneti. Fakat bu cennetin bir ırmağa, o munis derelerin aktığı bir ırmağa tepeden baktığını öğreniyoruz, bu ırmak, kutsal Alph ırmağı, uçurumun aşağısında gürleyerek akıyor, gayzerler patlıyor, kayalar yuvarlanıyor ve ırmak yeraltındaki mağaralara doluyor, gürültüyle güneş görmeyen bir denize ulaşıyor.

Kubilay bu gürültüde savaştan bahseden atalarının sesini duyuyor. O yalçın hisarın gölgesi, sınırlarının ötesinde delice akan ırmağın üzerine düşüyor. Buz kaplı mağaraların üzerine kurulmuş, güneşli bir kubbe manzarası zihnimize çakılırken, bir anda şiirin sesi de, içeriği de yumuşuyor ve Abora Dağı’ndan bahseden bir şarkıyı santurla çalan Habeşli bir genç kız sahnesi görüyoruz. Şair, bu şarkıyı içinde yeniden diriltebilseydi, aynı kubbeyi “havada” yaratabileceğini düşünüyor ve bizi Kubilay’a, onun gücüne karşı uyararak şiiri bitiriyor.

Herhalde şiirin gizemini çözmek için ilk anlamamız gereken, Abora Dağı ve Alph Irmağı’nın hakikatidir. Abora Dağı, bazı versiyonlarda Amara olarak yazılmış; Etiyopya’da, yani Habeşistan’da böyle bir dağ var. Bu dağ Nil’in kaynağına yakın kabul ediliyor, bir tür cennet tasavvuru olarak bu nedenle uygun bir adres olabilir. Pek çokları da buna işaret etmiş. Ancak Coleridge’in muhtemelen bilmediği bir şey var; insansı maymunlardan insana geçişin ilk gerçekleştiği coğrafya da, muhtemelen Amara Dağı civarına denk düşüyor. Coleridge’in kastı bu olduğundan değil, şiiri ondan ve dolayısıyla zamandan soyutlarsak, Habeşli genç kız, “medeniyet kurmadan önceki insan”ı ve onun teorik mutluluğunu anlatıyor. İnsanoğlunun tarihin, vesikanın ve hatta teorinin ötesine uzanan, medeniyetsiz ancak bilinçli o uzun yüz bin yılları... Hiçbir ereğe ulaşamadan, hiçbir "medeni" atılım yapamadan ölüp giden binlerce nesil... Avcı-toplayıcıların handiyse sürekli bir öfori halinde yaşadığından söz edilir hep. Habeşli kız, bu çağa ağıt yakıyor; yine kimi teoriler, avcı-toplayıcıların ana-erkil sisteme yakın olduklarını iddia ederler.

Şiirde erkeğin tema olduğu kısımlarda ya “nizam verilmiş” bir munislik yahut dehşet veren bir enerji patlaması var; ancak kadının olduğu kısacık bölüm, hiç düzenlenmemiş, kendiliğinden, bütün vahşiliğiyle dahi munis ve huzurlu olmayı başarmış bir manzara çiziyor. Öyleyse, Coleridge’in evrimin bulgularına bir atfı yoksa dahi, Habeşli kızın gerçekten eski ve vahşi insanı, doğayı dönüştürmeyen, ona uyum sağlayan insanı temsil ettiğini söyleyebiliriz. Bütün bu gürültülerin arasında sesi hala duyulabiliyor. Gelelim kimselerin gizemini keşfedemediği Alph ırmağına… Elf olabilir mi? Olabilir, ama etimolojik köküyle, çok uzaktan. Elf’in ve hatta belki bizim albızın, albino sözcüğünün vs. kökündeki “alb” ile bir alakası olduğu kesin. Herhalde, olsa olsa Alpheus ırmağıdır bu. Alpheus “ak, akçıl” demek Yunancada. Alpheus bir ırmak, hem de bir tanrının adı.

Bir ırmak perisine aşık olan Alpheus, perinin kendisini bir kuyuya dönüştürmesinden sonra, kendini ırmağa dönüştürür ve denizin altından, yeraltından kendine bir yol bularak, perinin kuyusuna ulaşır. Eski Yunanlılar, Yunanistan’ın güneybatısındaki Alpheus ırmağı ile, Sicilya’nın kuzeydoğusundaki Arethusa’daki bir kuyu arasında denizin altından bir bağlantı olduğuna, ırmağa bırakılan bir cismin taa Sicilya’dan çıkacağına inanırlarmış, bu yüzden. Bütün bu özellikleri göz önüne alınınca, Alph ırmağının Alpheus ırmağı olduğu bence kesindir; dönem İngilizcesinde Yunanca özel isimlerdeki -eus, -ios eklerinin atılarak yazımın yaygın olduğunu da söylemek lazım. Homeros – Homer gibi. Öyleyse bu şiir ne anlatıyor? Kubilay, erkektir. Doğayı dizginler, dönüştürür, nizama ve hizaya sokar. Ancak bütün bu nizam, çok kırılgan bir zemine; buzdan bir zemine sahiptir ve epey kudretli bambaşka bir aktör, bu nizamı hem mümkün kılar, hem de tehdit eder. Kurulan bütün nizamlar, bir şekilde bu kudret tarafından yıkılacaktır; yıkılması da belki iyidir, bu sayede her çağda yeniden medeniyet inşa ederiz. Ancak atalarımız bize bu sonsuz döngünün, tarihin kafiyesinin ikazını yapar dururlar.

Yine de, Kubilay’ın “erkek”, ata-erkil dönemi, yani müthiş sıçramaların, gelişmelerin olduğu bildiğimiz tarihi sembolize eden tarafı, o vahşiliğe çok uzak kalmak istemez, zira ancak o kontrast sayesinde kurduğu medeniyetin, verdiği nizamın bir anlamı, tercih edilebilirliği vardır. Habeşli kız ise, bu esnada güzel ve uygun olan yere göçülen, toprağa emek verilmeyen, emek verilen toprak yüzünden bin bir çile çekilmeyen döneme ağıt yakmaktadır. Şiirde, “şeytan sevgilisi için ağlayan” kadın heyulası belki de bu yüzden karşımıza çıkar, ana-erkil dönemin kadınlarının hatırası hala oralarda bir yerdedir, dizginlenen tabiatın, bir baraj gibi, olduğundan çok daha yıkıcı ve yakıcı bir kudrete erişmesi ve bu kudretten beslenen erkeklerin kendilerini bir pozitif geri besleme döngüsüne sokmaları; kadınların her şeye rağmen erkekleri sevmeleri ve erkeklerin her şeye rağmen, büyük bir gürültüyle yer altındaki o denize, yani Alpheus’un perisine ulaşmaları ve ancak öyle dinginleşmeleri… Coleridge, yine, bunu düşünmemiştir muhtemelen ama, işte insanoğlu, o kubbeyi, şiirde bahsedildiği gibi “havada”, uzayda yapmayı düşlüyor, planlıyor. Hep fay hatları üzerine kurduğumuz medeniyetin kakofonisinin içinde, artık Habeşli kızların santuru duyulmuyor…

M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Post-AKP Dönemine Milliyetçiliği Hazırlamak 26-09-2021 11:23 Türk Milliyetçiliğinin Sahipliği Kavgası: Hudutsuz Namussuzlar 05-09-2021 13:39 Bir Komplo Teorisi: LGBT Kampanyasının Ekonomisi 27-08-2021 11:58 Afgan Anayasası Nasıl İflas Etti? 16-08-2021 14:24 Taş Kesilmek: Bir Savruk Hasbıhal 09-08-2021 11:05 Türk Milliyetçiliğinin 7 Temel Meselesi 27-07-2021 12:04 Derin Devlet Meselesine Farklı Bir Bakış 16-07-2021 11:39 Şort Giydi Diye Ağlatılan Kız ve Davarlar 06-07-2021 13:27 Türk Aile Yapısı ve Anonimleştiren Cemaat 02-07-2021 14:31 Sokakta Köpek Olmaması Gerektiğini Bilallere Anlatmak 30-06-2021 19:13 Kutsallar ve Domuzlar: İslamcılığın Sekülerleşmesi 28-06-2021 11:29 Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA