Murat Özbülbül
Giriş Tarihi : 19-03-2020 20:58
Güncelleme : 23-10-2020 23:08

Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı

Sağlık sisteminde ağırlığın kamuda mı yoksa özel sektörde mi olması gerektiği tartışmaları epeyce uzun bir süredir hem bizim ülkemizde ve hem de bir çok başka ülkede gündemi işgal ediyordu

Sağlık sisteminde ağırlığın kamuda mı yoksa özel sektörde mi olması gerektiği tartışmaları epeyce uzun bir süredir hem bizim ülkemizde ve hem de bir çok başka ülkede gündemi işgal ediyordu. Her iki görüşü savunanlar da kendilerine göre haklı oldukları yanları önplana çıkarıp, vurguluyor ve karşı görüşün zaafları üzerinde uzun uzun konuşup, eleştiri yapıp duruyorlardı. Bu tartışmaların gürültüsünde sağlık hizmetlerinin ticari bir meta değil, aynı güvenlik, adalet ve eğitim bir kamusal bir hak olduğu gerçeği ise çoğu zaman gözlerden uzak kalıyordu. Nasıl ki güvenlik, adalet ve eğitim salt bir ticari faaliyet olarak değerlendirilemiyorsa, sağlık hizmetleri de hiçbir şekilde kar amacı güden ticari bir faaliyete indirgenemez, indirgenememesi gerekir. Hiç unutmamamız gerekir ki birçok hastalık sadece bireyi değil, aynı zamanda toplumu da ilgilendirir. Bir çok durumda her bir bireyin sağlığı korunmadan toplumun geri kalanının sağlığını korumak mümkün değildir. Son yaşanan salgın bize bazı acı gerçekleri hatırlattı, uzak geçmişte kaldığını düşündüğümüz bir salgın bize, salgın hastalık riskinin sadece kişileri değil, tüm insanlığı da tehdit altında bırakabileceğini gösterdi.

Salgın hastalıkların sadece yoksul toplumları ya da toplumun yoksul kesimlerini değil, refah toplumlarını ve küresel elitleri dahi tehdit edebileceği gerçeği bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Bu salgın bize açıkça sağlık sektörü ile ilgili tüm sistemimizi ve üstelik sadece yerelde de değil küresel ölçekte yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösterdi. Hastalıklar din, dil, ırk ve sınır ya da sınıfsal farklılıkları tanımıyor, yerkürenin bir ucunda başlayan bir salgın bir anda dünyanın tamamını etkileyip, en ücra köşelere dahi yayılabiliyor. Bu yüzden sağlık sistemi dediğimiz anda tüm gezegenimizi kapsayacak küresel bir yapı düşünmemiz gerekmektedir. Kar amacı güden özel sağlık birimleri doğal olarak öncelikle karlılıklarını düşünmek zorundadır. Oysa bir çok hastalığın araştırılması, teşhisi ve tedavisi karlı bir iş değildir ve dahası tıp teknolojileri, ilaç ya da aşı geliştirmek çok pahallı ve yüksek riskli işlerdir. Özel sağlık kuruluşları çoğunlukla bu alanları karlı görmez ve bu alanlara yatırım yapmazlar. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki sağlık personeli; yani doktor, hemşire, tıp teknisyeni ve hastabakıcı yetiştirmek de uzun süren, pahallı bir yatırımdır. Özel sektörün bu alana yatırım yapması da beklenemez. Bu yüzden devletin sağlık personeli yetiştirebilmek için hem kamusal yatırımlar yapması ve hem de özel sektörün bu alanda yapacağı yatırımları desteklemesi, sübvanse etmesi gerekmektedir. Bir toplum kaynaklarını hastalıklara karşı sağlık personeli yetiştirmeye değilde başka alanlara ayırırsa, sağlık personeline hakları olan geliri sağlayamazsa, ilaç, aşı ve tıbbi cihaz geliştirilmesine ve üretmesine yatırım yapmazsa, laboratuvar ve hastahane yerine kaynaklarını AVM inşa etmeye harcarsa bırakın bu tip sıradışı küresel salgınları, normal seyrinde giden hastalıkların dahi insanlarına zarar vermesini engelleyemez.

Kamu sağlığını korumak istiyorsak bunun kamusal bir sorun ve kamusal bir sorumluluk olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadan çözüm yöntemleri üretebilmemiz gerekmektedir. Ülkemizde de eğer biz kamu sağlığını hakkı ile korumak istiyorsak ki ülkemiz anayasasına göre bu devlet bir sosyal devlettir, kamu sağlığını korumak politik bir tercih değil, devletin anayasal görevidir bu durumda kamusal sağlık hizmetlerinden asla vazgeçmememiz gerekmektedir. Umarım hem ülkemizde ve hem de küresel ölçekte yöneticiler bu salgın ve bu salgının yarattığı sosyal, ekonomik ve siyasi sonuçlardan ciddi bir ders çıkarıp, benzer durumların yaşanmaması için gerekli yapısal reformları hayata geçirir ve küresel ölçekte sağlık sisteminin iyileştirilmesi için gerekli adımları atarlar.


Murat Özbülbül

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Özbülbül

Murat Özbülbül

DİĞER YAZILARI Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler -2- 05-04-2021 10:13 Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler -1- 19-03-2021 09:52 Dokunulmazlıklar Sorunu 03-03-2021 09:24 Anayasa ve Laiklik İlkesi 15-02-2021 09:53 Dil Meselesi 07-02-2021 08:55 Ankara'nın Ruhu 31-01-2021 10:58 Laiklik Nedir Ne Değildir 23-01-2021 11:41 Özgürlük 15-01-2021 15:11 Karanlık Fabrikalar Geliyor 08-01-2021 10:21 Türkçe Ezan Meselesi 25-12-2020 10:43 Seçme Saçmalar 19-12-2020 14:04 Şeriat Bizim Hukukumuz mudur? 11-12-2020 13:47 Osmanlıcılık Oynayarak Türk Milliyetçisi Olunamaz 04-12-2020 14:55 Ahlak Meselesi 27-11-2020 10:47 Sözde Değil Özde Demokrasi 23-11-2020 10:44 Kapitülasyonlar Meselesi 13-11-2020 10:22 Her Deprem Bir Sınavdır 06-11-2020 09:51 Cumhuriyet 29-10-2020 16:15 Eğitim Reformu Nasıl Olmalı 23-10-2020 10:32 Earth 2050 16-10-2020 12:30 42 Bin Uydu 08-10-2020 13:24 Olmasaydın Olmazdık 01-10-2020 14:11 Türk İç Savaşı Sona Erdi mi? 25-09-2020 09:29 Türk İç Savaşı 18-09-2020 13:13 Vatan Nedir, Vatandaş Kime Denir 11-09-2020 10:07 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 04-09-2020 09:54 Türk Milletinin İlk Zaferi 30-08-2020 18:01 İmzalanan Sevr Anlaşması'nın İçeriği 27-08-2020 16:51 Sevr İmzalandı mı? 25-08-2020 14:20 Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi 14-08-2020 19:36 Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ve Irkçılık 06-08-2020 20:13 Frigler, Etrüskler ve Göktürk Alfabesi 30-07-2020 19:53 İstanbul Sözleşmesine Kim Neden Karşı 23-07-2020 21:15 Vahdettin'in Üç Mektubu 16-07-2020 19:56 Adaları Kim Aldı Kim Verdi 09-07-2020 21:20 Osmanlı'da Köle Ticareti 04-07-2020 20:59 Menderes'in İki Büyük Suçu 25-06-2020 20:39 Osmanlı'da Padişah Olmak ya da Olmamak 17-06-2020 21:20 Kılıç Hakkı ve Ayasofya Meselesi 11-06-2020 20:45 Mustafa Kemal Batıcı Mıydı? 07-06-2020 20:06 Demokrasi Nedir, Ne Değildir? 28-05-2020 20:55 Milli Ekonomi Davası 21-05-2020 20:07 Geçmişte Yaşayan Milliyetçiler 18-05-2020 20:07 Dr. Rıza Nur Meselesi ve Türk Milliyetçilerini Zehirleyen Anılar 07-05-2020 21:33 Dr. Rıza Nur Meselesi 30-04-2020 20:30 23 Nisan 1920: Türk Milletinin Egemenlik Kavgasına Konan Nokta 23-04-2020 20:32 Törenin Üstünlüğü 16-04-2020 20:16 Türkçe Bir Ordu Dilidir 09-04-2020 20:45 Nasıl Bir Gelecek 02-04-2020 20:47 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Türk-İslam Sentezi Mümkün mü 20-02-2020 20:02 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Milliyetçi Siyaset Otoriter ve Militarist Olmak Zorunda mı 28-11-2019 21:17 Yeni Bir İnsan Irkı Mı Doğuyor 21-11-2019 18:00
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA