Giriş Tarihi : 04-03-2020 20:09

Kendo Nedir, Ne Öğretir

3 yıl önce Kendo’ya başladığımdan beri en sık karşılaştığım sorular bunlar

3 yıl önce Kendo’ya başladığımdan beri en sık karşılaştığım sorular bunlar. Türkiye’de neredeyse hiç bilinmeyen bu disiplin olduğu için konusu açıldığında herkes mutlaka ne olduğunu, nasıl bu işe gönül verdiğimi (heves ettiğimi soruyorlar aslında) merak ediyor insanlar. İşin basit kısmıyla başlayalım, Kendo zamanında samuraylara kılıç kullanmayı öğretmek için verilen eğitimin modern halidir diyebiliriz kısaca. Bundan fazlasını anlatmak benim boyumu aşar, o yüzden ilgilenenler Kendo Derneği’nden konu hakkında bilgi edinebilirler (https://kendo-tr.com/kendo/). Neden sorusunun cevabı biraz daha çetrefilli. Birincisi, dediğim gibi bu bir eğitim, yani tam olarak bir spor değil; spor olmak için fazla öznel, sayı vermek için “her şeyi” doğru yapıp yapmadığınıza hakemler karar veriyor. Mesela olimpiyatlarda falan da göremezsiniz. “Bir spor yapacaktım, bunu seçtim” deyip kurtulmak çok kolay değil bu nedenle. İkincisi, diğer dövüş sporları gibi “gerçek hayatta” doğrudan işinize yarayacak bilgiler içermez. Kılıç kullanmayı öğretir basitçe, ama belimizde kılıçla gezmediğimiz için bu eğitimin doğrudan faydasını göremezsiniz. Dolaylı bazı faydaları olur elbette, yani mesafeyi kestirmeyi, ne zaman atılıp ne zaman çekilmeniz gerektiğini öğretir, ama mahallede sıkı bir yumruk kavgasına girmenin deneyimini vermez. Yine de her eğitim gibi, Kendo eğitimi de insana birçok şey katıyor. Dojoda başarılı olmak için öğrendikleriniz (ve onları öğrenirken geçen süreç), üzerinde düşünüldüğünde sizi yavaş ama emin adımlarla başka bir kişiye dönüştürebilir. Ben neler öğrendim peki? Bir şeyin acemisi olmanın ne kadar zevkli olduğunu hatırladım öncelikle. 40 yaşından sonra, çok da uygun olmayan bir vücut ve sıfıra yakın spor geçmişimle dojonun kapısına gittiğimde, “buyur gel” dediler. Hayatta çok şey bildiğini sanan benim gibi kitap kurtları için böylesi bir eğitim tam bir kâbustur başlarda. Hangi hareketin niye yapıldığını anlarsınız, ama vücudunuz hareket emirlerine uymaz. Diğer herkesin ahenk içinde, çok basitmiş gibi yaptığı hareketleri yapamamak, 20 kere daha deneyip hâlâ yapamamak ağır geliyor insan egosuna. Ama devam edecek içsel gücünüz (ya da inadınız, sabrınız, azminiz) varsa, konfor alanınızdan çıkıp yepyeni bir dünyaya girmek ve her gün bir şey öğrenmek müthiş bir zevk. Disiplinin önemini öğrendim. Hem fiziksel hem de içsel bir disiplin gerekiyor Kendo için. Her derse gelmek, beceremesen de hareketleri yapmaya çalışmak, vücudunun hızlı olmasa da doğru yapması için “yolu” öğrenmeye çalışmak fiziksel bir disiplin gerektiriyor. Ama zihinsel disiplini öğrenmek daha da zor. Dojoya girdikten sonra dış dünyanın dertlerini dışarıda bırakamazsanız, o gün tamamen boşa geçiyor, herkesin vurup geçtiği bir antrenman mankenine dönebiliyorsunuz. O anda o ana odaklanmazsanız, başarısız bir gün geçirebiliyorsunuz. Kendinizi, hatalarınızı, rakibin neleri doğru ve yanlış yaptığını görmez, aklınızda tutmaz ve bir sonraki ders bu konuda daha iyi olmak için çabalamazsanız çok yavaş ilerliyorsunuz. Yarışımın kendimle olduğunu öğrendim. Yaş konusunu sürekli bir koz gibi öne sürmek istemem, çünkü muhtemelen yirmi yıl önce de başlasam çok daha hızlı öğrenemezdim Kendo’yu. Ama yaşımın da desteğiyle iyice yavaş ilerledim ben bu yolda. Benden sonra başlayan zıpkın gibi oğlanlar ve kızlar, “abi şu nasıldı?” diye soranlar altı ay sonra beni geçti. Bunu çok dert etmemeye çalıştım, çünkü öngörmüştüm öyle olacağını. Asıl yıkıldığım zamanlar, aylar boyunca derse gelip bir ilerleme kaydedemediğim zamanlar oldu. Gerçekten yerinde mi saydın aylarca diyebilirsiniz, bana öyle gelmesi yeterli. Hatta geri gittiğim bile oldu bana göre, çok temel bir şeyi yanlış yaptığımı seviye sınavından 24 saat önce öğrendiğimde yaptığım doğru şeyleri bile bozdum bazen. Ama vazgeçmedim nedense (ki hayatımın her aşamasında hep vazgeçmişimdir kolayca) ve o öğrenme platolarını aştım bir şekilde. Aylar sonra bir gün geldi, bir hareketi hiç beklemediğim kadar iyi yapıp bir sayı aldım (gerçek maçta henüz hiç sayım yok, ama antrenmanda bazen bir şeyi doğru yapınca sayı olduğunu hisseder insan), ya da kendi hocam veya başka bir hoca bir ders çıkışında iyi bir yorum yaptı ve platodan çıktım. Başarının sadece kendi elimde olmadığını öğrendim. Kendo’da temel hareketleri yüzlerce, binlerce defa yaptıktan, zırhı giymeye hak kazandıktan sonra, deneme maçları yaparsınız. Hakem yoktur, sadece iki rakip birbirini tartar ve bazen sayı olacak kalitede bir hareketten sonra rakibini takdir eder ufak bir jestle. O bir iki dakikalık maçlarda, ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar iyi/güçlü/korkusuz olursan ol, rakibini alt etmeye yetmeyebileceğini öğreniyorsun. Bir an kafan dağılıyor, pat. Bir an ayakların hazır olmuyor ve rakip bunu hissediyor, pat. Bir an kendini rakipten akıllı sanıp bir hamleye başlıyorsun, rakibin onu zaten öngörmüş oluyor, pat. Rakibi üstüne çekip kasıtlı olarak açık veriyorsun, rakibin oraya değil şuraya indiriyor kılıcı, pat! Dünyanın en hızlı satrancı. Spor dostluktur lafının bir klişe olmadığını öğrendim. Birbiri ile maç yapan insanları seyrettim aylarca, kendim bir maça çıkmadan önce. Ellerinde gerçekten kılıç varmış ve bu bir ölüm oyunuymuşçasına, tüm güçleriyle ve tamamen odaklanarak bir dakika, bazen daha az süre (iki sayıda biter Kendo maçları, iki temiz sayı almak 30 saniye sürebilir bazen) kapışan insanların maç bitip men adlı koruyucu maskelerini çıkardıktan sonra birbirine koşup teşekkür ettiğini gördüm. Bana garip geldi, anlamsız geldi başlarda. Kendi dojondakilerle arkadaş olmak iyi güzel de, rakiple nedir bu samimiyet dedim içimden. Sonra ilk resmi maçıma çıktım, berabere kalıp puan bile aldım. Ama o ilk maçta hakemin “Hajime!” (başla!) komutuyla bambaşka bir ruh haline girdim. Öğrendiğim her şeyi birkaç saniye içinde uygulamam gerekiyordu. Ama rakibim de aynı durumdaydı. Birbirimizi zorladık, onun da aynı şeyleri hissettiğini gördüm ve saygı duydum. Maç bittiğinde ondan bir şeyler öğrenmiştim. Men’imi çıkarıp ona teşekkür etmeye gitmek çok doğal geldi işte o zaman. Birbirini görünce sevinen, Ankara’dan gelenlerin minibüsüne el sallayanların hislerini biraz daha iyi anladım. Sadece “Benim gibi zırh giyip dövüşen başka manyaklar buldum, ne güzel!” hissi değildi bu. Hocaların ders sonunda “Benimle Kendo paylaştığınız için teşekkür ederim!” derken hissettiği kardeşlik hissiydi.
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA