Giriş Tarihi : 26-01-2020 21:02

Neden "Milliyetçi" Değilim

Bu hafta tamamen kendimden bahsedeceğim, belki kişisel serüvenim, duruşum, dünya görüşüm ve neden “milliyetçi” olmadığıma dair itiraflarım bu satırları okuyanlar için benim için olduğundan daha açıklayıcı olur

Bu hafta tamamen kendimden bahsedeceğim, belki kişisel serüvenim, duruşum, dünya görüşüm ve neden “milliyetçi” olmadığıma dair itiraflarım bu satırları okuyanlar için benim için olduğundan daha açıklayıcı olur. Doksanlı yılların başına denk gelen gençliğimde “bir şeyci” olmak pek modaydı. Ortaokulda Metalciler ile Asitçiler arasında başlayan çekişme, liseye geldiğimde iyice kızışmıştı. Sanırım bir kimlik ihtiyacından dolayı herkes çerçevesi belirlenmiş, toplumda karşılığı olan, tek kelimelik birer tanıma ihtiyaç duyuyordu. Özellikle ideoloji demiyorum çünkü çoğumuzunki ideolojik bir altyapıya dayanmaktan çok takım tutmaya, hemşericilik yapmaya benziyordu. O dönemde bana “neci” olduğumu sorduklarında apışıp kalıyordum; Atatürkçü olduğumu söylemek yetersiz kalıyordu (henüz bir alay vesilesi değildi), sağcı ve solcu tanımları popülerliğini kaybetmişti, beklenen cevaplar komünist/sosyalist, milliyetçi veya İslamcı ile sınırlıydı. Ben ise kendimi bunların hiçbirine sokamıyordum. Sırf bu yüzden 15-20 yaş arasında bu tiplerin her birinden arkadaşlar edindim, Ankara Dost Kitabevi’nde bulduğum başlangıç düzeyi kitapları okudum, bir cenaha kapağı atıp bu sorudan da, kendimi sorgulamaktan da kurtulmak istedim. Sordukça, okudukça kafam daha da karıştı. Sabit ve sağlam bir ideolojik ortamdan gelmiyordum, merkez sağa oy veren ama o sene daha makul gelirse Ecevit’e de oy verebilecek, Atatürkçülükten öte bir ideolojiye bulaşmamış, memur kökenli bir aile, hatta sülaleden geliyordum. Beni Fenerbahçeli yapan abimin yaptığını yapıp “gel seni komünist yapalım” diyen kimse yoktu yakınlarımda – steril bir ortamdaydım. Evdeki kitaplara bakarsak, babamın tarih hocası olması nedeniyle her türden kitap vardı ve biraz ondan biraz bundan okumak da net bir yol seçmeme izin vermedi. Soğuk denize ayağımı sokar gibi dikkatle ortamlarına girdiğim İslamcılar, komünistler ve ülkücüler de beni doyurmaktan uzak tiplerdi. Ankara’daki lise hayatım bitip İstanbul’a, üniversite okumaya geldiğimde ise duruşum netleşeceğine daha da muğlaklaştı. İşletme okuyordum, yani gerçekten “okuyacak” zamanım boldu. Her okuduğum kitap yeni beş kitap adıyla aklımı alıyor, okuduğum her yazara inanıyor ama ona karşı çıkanları da okuyordum (onlara da inanıyordum işin kötüsü). Kimin belagati daha iyiyse onun izinden birkaç hafta gittim, Küçükömer’den Cemil Meriç’e ve Braudel’e savruldukça, Wallerstein’dan sonra Max Weber’e ve Gasset’e devam ettikçe nerede durduğumu biraz biraz anladım. Tam ortada duruyordum. Elime verilen teorik yol haritaları ne kadar soyutsa o kadar uzağa kaçıyor, her bir vakada başka tarafı haklı buluyordum. Yirmili yaşlarımın başlarından itibaren bir yerden duyduğum bir cümleyle savuşturdum soruyu: “Kendimi birşeyci olarak tanımlamıyorum”. Havalı bir cümleydi, yine de bazılarına korkakça, bazılarına da boş ve anlamsız geliyordu (yani istediğim gibi etkileyemedim kimseyi bu cümle ile, “vay be!” demedi kimse). Neden komünist veya İslamcı olmadığımı da anlatabilirim ama madem milliyetçilerin evindeyim, neden “milliyetçi” olamadığımı anlatmam yerinde olur. Türk milletinden olduğum için kendimi şanslı veya özel hissetmiyorum. Anladığım kadarıyla bu ülkede milliyetçi tayfaya dâhil olmak için Türk milletinin üstünlüğünü kabul etmek ve kendini şanslı hissetmek gerekiyor. Üstelik bu naif bir anne sevgisi gibi değil, büyük bir ciddiyetle öne sürülüyor. Türk milletini olduğu gibi kabul etmekle ve sevmekle bir sorunum yok, buraya kadar hemfikiriz. Gerekirse vatan ve millet için can verme, millet için çalışma, milletini çok sevme de sorun değil. Ama bir milletin diğerine üstün olduğunu makul ve mantıklı bulmuyorum. Kusurlarıyla, erdemleriyle, mutfağıyla seviyorum milletimi; ailemi sever gibi. Buradan ileri gidemiyorum. Milliyetçi olmak kafamı rahatlatmıyor, aklımdaki somut (ve hatta soyut) sorulara bir yanıt vermiyor. Birçok ideolojinin aksine milliyetçilik hayatın her alanını kapsayan bir yol haritası vermiyor, kalkınma anlayışı nedir bilmiyorum, eğitim hedefleri nedir bilmiyorum, gündelik hayatta bir milliyetçinin nasıl davranacağına dair rol modelleri ve net kurallar yok. Bir mitolojisi var mesela, o kısmını seviyorum, ama bugün Türk milletine nasıl hizmet edileceğine dair çözümler, iç rahatlatan açıklamalar, umut veren hedefler yok. İşsizlik, enflasyon, gelir dağılımı, kültür politikası, sağlık politikası yok. Bunları konuşan da yok. Ama herkes milliyetçilerin iktidarında millet için en iyi çözümlerin uygulanacağından emin. Milli Eğitim Bakanlığı ve Almanya-ABD hükümetlerinin ortak gayretleriyle formatlanmış (Anadolu Lisesinde Almanca, İngilizce İşletme eğitimi sırasında da Amerikan İşletme nosyonu yüklediler) kafama yatmıyor bu hal. Şu anda tamamen önyargılarıma dayalı, örneklemi çok dar bir tespit yapacağım için beni peşinen affedin. Beni en çok geren şey, yukarıdaki gibi soruların konuşulması konusundaki isteksizlik. Milliyetçilerde çok güçlü bir hiyerarşi ve otorite var, bir “abi” bir şey dediğinde bu üzerinde tartışılacak bir konu, itiraz edilebilir bir önerme değil bir kural, bir açıklama oluyor. “Bu böyledir ve tartışmaya kapalıdır, zaten sizin de aklınız ermez” açıkça söylenmese de alt metinden hep el sallıyor bana. Sürekli bir kalabalıklaşma, güçlenme, fetih ve hükmetme arzusu var, bu güzel, ama toplanan insanlar yığınlaştırılıyor sanki. Emir-komuta dahilinde düşünmeden atılacak üyelerden oluşan bir kitle. Bir olalım, tamam, iri olalım, o da tamam, diri olalım, onu “abiler” bilir. Çok kesin ve net bazı kırmızı çizgiler var. Hem partilerde, hem sivil kuruluşlarda görüyorum bunu. Bazı şeyler tartışmaya kapalı, bazı alanlarda esneme payı 0. Mesela HDP diyorum ve konuyu kapatıyorum. Bu konuda söylemek istediğim her şeyi yutuyorum bir milliyetçi ile konuştuğumda. İktidar olmak, ülkeyi yönetmek, politika yapmak ve oluşturmak için yola çıkan gruplar azıcık daha “politik” olsa iyi olmaz mı? Cevap vermenize gerek yok, biliyorum, olmaz. Bekleme halini sevmiyorum. O dalga geçilen komünistler dergi basıp dağıtırken, filmler çekerken, İslamcılar vakıflar kurup okullara girerken, milliyetçiler hep bir bekleme hali içinde. Muhtemelen bu önyargım da doğru değil, biliyorum – ama kabul etmelisiniz ki görünürlükleri sıfır. Bir tane mecmua yok, bir tane günlük hayata dokunan dernek/faaliyet yok, bir milliyetçinin yazdığı bir tane bilimkurgu romanı yok, Deep Learning Türkiye gibisinden bir düşünce kuruluşu yok, Twitter’da bir tane milyon takipçili milliyetçi yok. Milliyetçilerin cahil veya ahmak olduğunu düşünenlerden değilim, faşist olduklarına da bir gün bile inanmadım ama koskoca bir kütle, olağanüstü bir potansiyel enerji bekliyor. Neyi? Bilmiyorum. İttihat ve Terakki ya da ANAP dirilmezse yine İYİ Partiye oy vereceğim, yine kendime göre milletimi seveceğim ama kendimi milliyetçi olarak tanımlamam bir süre daha pek mümkün görünmüyor. Umarım sizler bu yazıdaki sonsuz sayıdaki önyargımın ötesine bakabilir ve neden milliyetçiliğin hak ettiği şahlanışı bir türlü gerçekleştiremediğini görürsünüz.
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA