Giriş Tarihi : 10-12-2019 20:01

Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler

Bir süre gündemi meşgul etmiş, en azından sosyal medya üzerinde, bir konu var

Bir süre gündemi meşgul etmiş, en azından sosyal medya üzerinde, bir konu var. Zenginlik, şatafat, lüks, imkânlar, kazanç vb. gibi farklı ifadelerin birleşimi ile oluşan, sorgulama ile tartışma arasında bir yerde, bazen sert bazen de müstehzi ifadeler ile kendine yer bulan bir mesele bu. Olay, vergilerin toplanmasından milli gelirin paylaşımına, yeni oluşan orta-üst sınıftan yaşantı tecrübelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Fakat mesele konuşulurken asıldan çok surete, özden çok kişilere bağlandığı için hep aynı mukadder sonla bitiyor: Kavga. Türkiye'nin bir dönüşüm yaşadığı muhakkak. Özellikle internetin hayatımızda edindiği yer, sosyal medya platformlarının hayatın bir olağan parçası olması, televizyonlarda birbirinin aynısı/ardılı, konuları genel olarak birbirine benzeyen/birbirini besleyen dizilerin varlığı, sunulan giyim seçenekleri, yaşam tarzları, müzik türleri derken bu değişim herkesi bir şekilde etkilemiş durumda. 2000’li yılların başında internet bir nevi eğlence aracı iken, bugün her manada bir okyanusa dönüşmüş vaziyette. Öte yandan büyük paraların yatırıldığı dizi sektörü de aynı durumda. Elbette toplumun bundan etkilenmemesi mümkün değil. Asıl meseleye gelecek olursak bugün Pelinsuların yahut Sümeyyelerin (burada isimler rastgele seçilmiştir) aynı ekranlara baktıklarını, benzer telefonları ve platformları kullandıklarını, sokakta benzer şeyleri gördüklerini düşünürsek, hepsinin hayatında bir değişim istemesi, lükse veya zenginliğe erişme arzusu duyması, eriştiğinde bunu topluma sunması/sunma şekli de bundan etkilenmektedir. En azından, artık her bir gencin veya erken orta yaş grubuna mensup bireyin aklının bir köşesinde bir gün “parayı bulmak”, “tanınmak”, “başarılı olmak” gibi duyguların olmaması mümkün değildir. Sadece bunların kendi içindeki sıralaması, sosyal yaşantı ve kişisel durumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir ama öyle bir düzlemdeyiz ki bu farklılık dahi, kullanılan manipülasyon teknikleri ile en aza indirilmiş vaziyette. Neticede satışın en önemli silahı manipülasyon. Kişiye önce o şeye ihtiyacı olduğu hissini vermek ve daha sonra da o ihtiyacın karşılayıcısı olarak ortaya çıkmak. Devamında da sürekli bu ihtiyaca yönelik ürünleri sunmak, çeşitlendirmek ve kişiyi bağımlı hale getirmek. Dizilerde gösterilen kalburüstü mekânlar, gösterişli hayatlar, lüks araçlar, sosyal medyadan taşan görüntüler, kafelerde harcanan mesailer… Bütün bunlar artık en ücra köydeki evde dahi aynı şekilde izlenmekte; akıllı telefonlar vasıtası ile herkese anında ulaşmakta. Bu, tersine işletilmesi mümkün olmayan bir süreç. Önemli olan süreci sağlıklı şekilde değiştirmek veya dönüştürmek. İşte tam burada, bu dönüşümün nasıl olacağı sorusu ortaya çıkıyor. Bu genel itibariyle eğitimin dönüşmesi, refah tanımının yeniden yapılması, neyin lüks neyin ihtiyaç olduğunun kişinin durumuna bakılarak tanımlanması gibi pek çok temel tanımla ilgili. Burada kişinin durumundan kasıt, mensup olduğu sosyal kitle veya ailesinin mensup olduğu çevre değil. Bunun ötesinde kişinin geldiği ve varmak istediği nokta, bu noktaya varmak için ihtiyaç duyduğu şeyler ve bu noktaya ulaştığında ihtiyaç duyacakları. Bazıları için ikinci el bir bilgisayar ihtiyaç iken, bazıları için daha kaliteli ve farklı işlerini yapabileceği pahalı bir bilgisayar ihtiyaç olabilir. Yine bazıları için normal bir araç bir ihtiyaç iken, başkası için aracını modifiye etmek için gereken ses/video sistemleri birer ihtiyaçtır. Zira, kendini gerçekleştirme ihtiyacı, bütün bu ihtiyaçların ana motivasyon kaynağıdır. O halde, bu ihtiyaç/lüks, refah/şatafat ayrımını nasıl yapacağız? İşte bunun cevabını bulmakla ancak mesele doğru bir zemine oturabilir. Genel itibariyle iki ana akım üzerinden yürüyen tartışmayı da yöneten iki kavram var: Estetik ve haksız kazanç. Yine bunlar da izaha, daha doğrusu tam bir tanıma muhtaç. Estetik algısının temel bir tanımı var mı? Yoksa “zevkler ve renkler tartışılamaz” basit indirgemesinde olduğu gibi, temel bir tanım olması imkansız mı? Temel bir tanım yoksa altın varak, 1800’lü yıllara ait görünümlü yeni mobilyalar veyahut da uçuk renkli eğri demirden levhalar “non-aesthetic” olarak değerlendirilebilir mi? Aynı şekilde haksız kazanç diyerek tanımladığımız alan nedir? Hızla büyüyen bir pazarda, manipülasyon sonucu elde edilen yer mi yoksa haksız bir rekabet/kayırma sonucu elde edilen mali kaynakların, emeksiz getirisi mi? Bu iki tanım arasında temel farklar olduğu için, yorumu etkilemekte. Genel olarak yorumun, toplumun mevcut durumu ile ilişkili olarak, ikincisi, yani kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı/kullandırılması, halkın zarara uğratılması temelli olduğunu düşünüyorum. Fakat bunun da net ifadesi önemli. aksi takdirde durum sınıflar arası bir çatışmanın, kendince bir temele oturtulması algısı oluşturuyor Aksi takdirde bu da tartışmayı yine sığ zemine çekiyor. Oysa bu, kendisini hangi ideolojik veya sınıfsal “koruma şemsiyesi” altına sokmaya çalışırsa çalışsın, kişinin temel olarak “muhteris, gayri ahlaki ve gayri insani” vasıflara haiz olduğunu gösterir. Bütün bu genel çerçeve içerisinden bakarsak, bu tür tartışmalar muallak tanımlar üzerinden değil de Türk gençlerinin müreffeh bir yaşam sürmesi adına gelirin dağılımındaki düzen üzerinden yapılırsa ancak belirli bir sonuca ulaşabilir. Diğer türlü daha üçüncü dakikada ideolojik bir tartışma veya kavga halini alır ki bu tarafların enerji boşalması ve günlük tatmin sağlaması dışında bir fayda sağlamaz. Nitekim konunun bir haftada hızla konuşulup ardından rafa kaldırılması da tüketim toplumlarının her şeyi hızla yükseltme, tüketme ve yerine yenisini koyarak ilerlemesine uygun bir hareket tarzıdır. Yani bu tartışma da ana amacından ziyade bir tüketim aracı haline gelmiş ve sonuca ulaşamadan rafa kalkmıştır. Muhtemeldir ki bir dahaki ilk ateşe kadar da tozlanmaya devam edecektir. Selam, saygı ve muhabbetle…
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA