Murat Özbülbül
Giriş Tarihi : 25-08-2020 14:20

Sevr İmzalandı mı?

Özellikle Neo Osmanlıcılık peşinde koşan bazı çevreler Sevr Anlaşması'nın imzalanmadığını iddia ederek bu anlaşmaya imza koyan Osmanlı’nın İstanbul Hükümeti ve imzaya izin veren Padişah Vahdettin’i mazur ve masum göstermeye çalışmaktadırlar.

Sevr Anlaşması'nın imzalanmadığına dair bilgi tamamı ile propagandaya yöneliktir ve hiçbir şekilde aslı astarı yoktur.

Tarihçi İlber Ortaylı’ya göre Sevr Anlaşması'nın Birinci Cihan Harbi’ni bitiren son antlaşma olması öngörülüyordu. Bu anlaşma ile Osmanlı’nın Avrupa ve Ortadoğu’daki topraklarının elinden alınması ve paylaşılması hedefleniyordu.

İtilaf Devletleri, 1. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile barış koşullarını Osmanlı'ya bildirmek için 22 Nisan 1920'de Osmanlı Hükümetini Paris Barış Konferansı'na davet ettiler. Bu davet üzerine Sadrazam Tevfik Paşa başkanlığında 29 kişilik Osmanlı heyeti 1 Mayıs 1920'de Paris'e gönderildi.

Barış koşulları 11 Mayıs 1920'de Fransız Dışişleri Bakanlığı'nın saatli salonunda Osmanlı heyetine tebliğ edildi ve İtilaf Devletleri, Osmanlı'ya bir aylık süre tanıdılar.

İstanbul Hükümeti, 31 Mayıs 1920'de İtilaf Devletlerine başvurup cevap süresinin 11 Temmuz 1920'ye kadar uzatılmasını talep etti, bu talebi kabul etmeyen İtilaf Devletleri sürenin 26 Haziran 1920'de sona ereceğini bildirdiler.

Sadrazam Damat Ferit başkanlığında bir Osmanlı heyeti antlaşma koşullarının değiştirilmesi umuduyla Fransa'ya gitti fakat değişiklik talepleri kesin bir dille reddedildi.

İtilaf Devletleri, Osmanlı'ya Sevr'i imzalatmak için 20 Haziran 1920'de, Yunan ordularına Anadolu içlerine yürüme izni verdiler. Yunan orduları, 22 Haziran 1920'de Anadolu içlerine ilerlemeye başladı.

İtilaf Devletleri, 20 Temmuz 1920'de Tekirdağ, bir İngiliz filosunun koruması altında Yunanlarca işgal edildiği gün eğer antlaşma imzalanmasa İstanbul'un da Yunanlarca işgal edileceği tehdidini savurdular.

İşte o 20 Temmuz 1920 günü Padişah Vahdettin'in izniyle Osmanlı Bakanlar Kurulu, Sevr Antlaşması'nı imzalamayı kabul etti.

İngiliz Amiral de Robeck, İngiliz Dışişleri'ne yazdığı bir raporda; “Vahdettin, Türkiye'nin ölüm fermanı demek olan Sevr Antlaşması'nın imzalanması için emir verirken gelecekte İngiltere'nin yardımına dayanacağı ümidi beslediğini… yaşayacak olduğu takdirde bir dost yardımına ihtiyacı olduğunu… belirtmiştir” diyordu.

İngiliz Yüksek Komiseri Horace Rumbold ise 10 Aralık 1921'de Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a gönderdiği bir yazıda “Vahdettin Sevr Antlaşması'nın imzalanmasına bizim baskımızla izin vermiştir” demekteydi.

Sevr'i imzalamayı kabul eden Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit, üzerlerindeki tarihi sorumluluğu hafifletmek için bir Saltanat Şurası topladılar. Şuranın, Sevr'i reddetmesi söz konusu değildi. 22 Temmuz 1920'de saat 15.00'te Yıldız Sarayı'nda toplanan Saltanat Şurası'na Padişah Vahdettin, Veliaht Abdülmecit ve Sadrazam Damat Ferit'in de aralarında olduğu 50'ye yakın devlet adamı, ulema ve komutan katıldı. Damat Ferit, İstanbul'un bizde kalmasının ve Osmanlı'ya bir varlık tanınmasının Padişah Vahdettin'in başarısı olduğunu söyledi. Sonra “Yokluğu varlığı yeğleyenler varsa konuşsunlar ve tutanağı imzalasınlar” dedi. Mustafa Sabri ve Hadi Paşa, Sevr'in imzalanmasının doğru bir karar olduğunu söylediler. Hadi Paşa, “Sevr'i imzalamamak intihar demektir, intihar da günahtır” mantığıyla imzayı savundu.

İtilaf Devletleri anlaşmanın imzasıyla yetinmiyorlar, Anadolu'daki milli hareketin de bastırılmasını istiyorlardı. Bu nedenle Damat Ferit, “Hep birlikte çalışarak Anadolu'daki isyanı bastıralım ve Cenabı Hak'tan ümit ederim ki bastırırız” dedi. Padişah Vahdettin, “Kabul edenler ayağa kalksın, etmeyenler otursun” deyince herkes ayağa kalktı. Topçu Feriki Rıza Paşa ayakta olduğu halde “Ben çekimserim” dedi.

23 Temmuz 1920'de Rıza Tevfik, Meclis-i Ayân âzası Hadi Paşa ve Bern Ortaelçisi Reşat Halis, antlaşmayı imzalamak için Paris'e hareket ettiler. Bu üç kişilik Osmanlı heyeti, 10 Ağustos 1920 günü öğleden sonra saat 16.00'da Sevr Porselen Fabrikası'nın konferans salonunda Sevr Antlaşması ve Üçlü Anlaşmayı imzaladılar.

İtilaf devletleri, hiç beklemeden Sevr'i uygulamaya başladılar. Yunanistan Sevr imzalandıktan iki gün sonra, 12 Ağustos 1920'de, Sevr'de ifade edildiği biçimde İzmir'in yönetimini resmen devraldı. İzmir'de Yunan yasaları kabul edilip Yunan mahkemeleri kuruldu. Yunan işgalindeki bölgelere Yunan yetkililer atandı.

22 Ağustos 1920'de Osmanlı hükümeti, Sevr Antlaşması'yla terk ettiği yerlerdeki memurlarının maaşlarını kesti. Sevr'deki kapitülasyon sistemi yürürlüğe konuldu. Sevr'de belirtildiği gibi İstanbul ve Boğazları zaten Müttefikler yönetiyordu. Sevr'de istendiği gibi hükümeti, maliyeyi ve orduyu da denetliyorlardı. Ayrıca Lozan Antlaşması imzalanana kadar uluslararası alanda hep Sevr Antlaşması resmi kabul gördü.

Fakat Ankara’da toplanmış bulunan TBMM, 7 Haziran 1920'de aldığı bir kararla “İstanbul hükümetince yapılmış ve yapılacak bütün antlaşmaların geçersiz sayılmasına” karar vermişti.

10 Ekim 1920'de İtilaf devletleri Yüksek Komiserleri, Vahdettin'i ziyaret edip Ankara'yı Sevr'e ikna etmek ve Kuvayı Milliye direnişini sona erdirmek için Anadolu'ya bir heyet göndermesini istediler. 4 Kasım 1920'de Tevfik Paşa Hükümeti, Anadolu'ya gidecek heyete “Hükümet Sevr Antlaşması'na uymakla yükümlüdür. Ankara Sevr'i kabul etmelidir” bunu onlara bildirin talimatını verdi.

Mustafa Kemal 5 Aralık 1920'de Anadolu'ya gönderilen bu heyetle Bilecik'te buluştu, bu bildirimi kabul etmediği gibi heyetin İstanbul'a dönmesine de izin vermeyip Ankara'ya götürdü.

İtilaf Devletleri “nasihat” yoluyla Sevr'i TBMM'ye kabul ettiremeyeceklerini anlayınca bir kere daha “silaha” sarıldılar.

Sonuç malum, evdeki hesap çarşıya uymadı, zor oyunu bozdu, Sevr Kuvvayı Milliye güçleri tarafından yırtıldı atıldı, çöpü boyladı.

Damat Ferid Paşa andlaşmanın imzalanması sırasında sadrazamdır, yani başbakan idi ama delege değildi; dolayısıyla andlaşmaya imza koymamıştı. Sevr’i Türkiye adına imzalayanlar üç kişiydi: O zamanlar “Meclis-i Ayân âzası” yani “senatör” olan Hâdi Paşa ile şair Rıza Tevfik ve Türkiye’nin İsviçre’deki ortaelçisi Reşad Halis Beyler...

Ankara İstiklâl Mahkemesi, Sevr’in imzalanmasından bir buçuk ay sonra, 7 Ekim 1920’de andlaşmayı imzalayan bu üç kişiyi önce “vatana ihanet” gerekçesi ile gıyaplarında idama mahkûm etti, daha sonra her üçü de 150’likler listesine alınp vatandaşlıktan çıkartıldılar ve Türkiye’ye girişleri yasaklandı.

Sevr’in imzalanmasından önce 22 Temmuz 1920’de Yıldız Sarayı’nda toplanan, başkanlığını bizzat Sultan Vahideddin’in yaptığı ve andlaşmanın imzalanıp imzalanmaması hususunu görüşen Saltanat Şûrâsı’nda andlaşmanın kabulü lehinde oy kullananlar da Lozan Andlaşması’ndan sonra şayet hâlâ görevde iseler vazifelerinden azledildiler ve emeklilik hakları da iptal edildi.

İstiklal mahkemelerinden şikayet edenler umarım Sevr'i imzalayanlar hakkındaki kararlardan da şikayet etmiyorlardır. 


Murat Özbülbül


Kaynakça:

İlber Ortaylı, “Sevr’in 100. yılı”
Sina Akşin, “İç Savaş ve Sevr'de Ölüm “
Selahattin Tansel, “Mondros'tan Mudanya'ya Kadar”
Sinan Meydan, “100. yılında Sevr anlaşması”
Murat Bardakçı, “Yoktur dedikleri Sevr’in belgeleri”
Turgut Özakman, “Vahdettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele”

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Özbülbül

Murat Özbülbül

DİĞER YAZILARI Earth 2050 16-10-2020 12:30 42 Bin Uydu 08-10-2020 13:24 Olmasaydın Olmazdık 01-10-2020 14:11 Türk İç Savaşı Sona Erdi mi? 25-09-2020 09:29 Türk İç Savaşı 18-09-2020 13:13 Vatan Nedir, Vatandaş Kime Denir 11-09-2020 10:07 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 04-09-2020 09:54 Türk Milletinin İlk Zaferi 30-08-2020 18:01 İmzalanan Sevr Anlaşması'nın İçeriği 27-08-2020 16:51 Sevr İmzalandı mı? 25-08-2020 14:20 Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi 14-08-2020 19:36 Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ve Irkçılık 06-08-2020 20:13 Frigler, Etrüskler ve Göktürk Alfabesi 30-07-2020 19:53 İstanbul Sözleşmesine Kim Neden Karşı 23-07-2020 21:15 Vahdettin'in Üç Mektubu 16-07-2020 19:56 Adaları Kim Aldı Kim Verdi 09-07-2020 21:20 Osmanlı'da Köle Ticareti 04-07-2020 20:59 Menderes'in İki Büyük Suçu 25-06-2020 20:39 Osmanlı'da Padişah Olmak ya da Olmamak 17-06-2020 21:20 Kılıç Hakkı ve Ayasofya Meselesi 11-06-2020 20:45 Mustafa Kemal Batıcı Mıydı? 07-06-2020 20:06 Demokrasi Nedir, Ne Değildir? 28-05-2020 20:55 Milli Ekonomi Davası 21-05-2020 20:07 Geçmişte Yaşayan Milliyetçiler 18-05-2020 20:07 Dr. Rıza Nur Meselesi ve Türk Milliyetçilerini Zehirleyen Anılar 07-05-2020 21:33 Dr. Rıza Nur Meselesi 30-04-2020 20:30 23 Nisan 1920: Türk Milletinin Egemenlik Kavgasına Konan Nokta 23-04-2020 20:32 Törenin Üstünlüğü 16-04-2020 20:16 Türkçe Bir Ordu Dilidir 09-04-2020 20:45 Nasıl Bir Gelecek 02-04-2020 20:47 Milliyetçi Siyaset Otoriter ve Militarist Olmak Zorunda mı 28-11-2019 21:17 Yeni Bir İnsan Irkı Mı Doğuyor 21-11-2019 18:00
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA