Murat Özbülbül
Giriş Tarihi : 14-08-2020 19:36
Güncelleme : 21-08-2020 18:21

Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi

Yazılarımda iç siyasete ve siyasi partiler arasındaki rekabete girmeyi çok da tercih etmiyorum lakin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, CNN Türk'te yayımlanan "Tarafsız Bölge" programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlarken kullandığı sosyolojik taban konusu Türkiye'de bulunan sosyolojik ve ideolojik tabanların analizinde çok ciddi bir kafa karışıklığı olduğu gerçeğini bize gösteriyor, bu yüzden konuyu biraz deşmek istedim

Yazılarımda iç siyasete ve siyasi partiler arasındaki rekabete girmeyi çok da tercih etmiyorum lakin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, CNN Türk'te yayımlanan "Tarafsız Bölge" programında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlarken kullandığı sosyolojik taban konusu Türkiye'de bulunan sosyolojik ve ideolojik tabanların analizinde çok ciddi bir kafa karışıklığı olduğu gerçeğini bize gösteriyor, bu yüzden konuyu biraz deşmek istedim.

Bahse konu programda İYİ Parti'nin Cumhur İttifakı'nın içinde yer almasına yönelik İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e bir davet olup olmadığına ilişkin soru üzerine Kalın, "İYİ Parti'nin dayandığı sosyolojiye bakarsanız, AKP ve MHP sosyolojisiyle çok iç içedir. Burada da AKP ve MHP'nin de içinde olduğu Cumhur ittifakına yakın durması gayet normal" diye konuşmuştu. İşin açığı AKP ve MHP'nin çok ciddi bir ideolojik kayma yaşamadan bir arada olması tabanda değil tavanda yapılan sosyolojik ya da ideolojik değil, siyasi bir işbirliği sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu işbirliğinden her iki partininde sosyolojisi ve tabanı fevkalade rahatsızdır.

AKP gibi “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık” diyen, ümmetçi olduğunu saklamayan, Cumhuriyetin milliyetçi, Türkçü değerleri ve Cumhuriyetin kurucuları ile hesaplaşma derdinde bulunan, Atatürk ve laiklik ile kavgalı bir parti ile milliyetçi olduğunu iddia eden, adında Milliyetçi Hareket ibaresi bulunan bir partinin aynı ideolojik ve sosyolojik tabandan beslendiğini iddia etmek açıkçası siyaset ve sosyoloji bilimine aykırıdır. Burada üzülerek belirtmeliyim ki MHP ve Ülkücü yapının kafası fevkalade karışıktır, bir ideolojik netlikleri yoktur. Hem milliyetçiyim, Tükçüyüm deyip hem Osmanlıcı olmak, hem milli egemenlik deyip hem de dini egemenliği savunmak gibi tuhaf ve oksimoron bir duygu ve düşünce yapısının kafasının karışık olması da son derecede normaldir. İşin açığı çok uzun yıllardır Türk milliyetçiliği ve Türkçülük komünizm ile mücadele hedefi ile şekillendirilen Ülkücülük ve Türk İslam sentezi adı verilen amorf düşünce yapısı tarafından boğulmuştur.

MHP tam da bu yüzden hiçbir zaman tutarlı ve istikrarlı bir söylem yada siyaset oluşturamamış, ülkenin sorunlarına çözüm yolları önerememiş ve hatta iktidara dahi talip olamamıştır. Bir kere milliyetçi dünya görüşü en temelde milli egemenliğin teminini ve milli iradenin tesisini hedefler bunun için karşısındaki düşman feodal çağın hanedan egemenlikleri ve ilahi irade iddialarıdır. Bu yüzden milliyetçi hareket doğası itibari ile seküler ve anti monarşiktir, ilahi egemenlik iddiası yerine insani egemenlik hanedan iradesi yerine milli irade talep eden bir ideolojidir. Milliyetçi ideoloji daima hanedan iktidarlarına ve saltanat sistemlerine karşı çıkmıştır çünkü milli egemenlik daima feodal hanedanlar, krallık, imparatorluk ve çarlıklar yıkılarak tesis edilmiştir. Birçok MHP taraftarı Türkçülükten çok Osmanlıcılığı ve Türklükten çok Müslümanlığı ön plana çıkartarak siyaset yapar, bu durum aslında çok ciddi bir ideolojik kafa karışıklığı ve yanılsamanın da işaretidir. MHP ve İYİ parti arasındaki ideolojik ve sosyolojik ayrışma da aslında tam bu noktada ortaya çıkmaktadır.

Seküler milliyetçiler MHP'nin AKP'ye yaklaşması üzerine, partiyi terk ederek kendi değerlerini savunan yeni bir parti kurmuşlardır. Burada tuhaf hatta anormal olan MHP'nin AKP'ye yakınlaşmasıdır, bunun ideolojik hiçbir izahı yoktur, görünen odur ki böyle giderse kısa bir süre zarfında MHP, AKP'nin içinde eriyecek ve asimile olacaktır. Unutmamak gerekir ki Türkiye sosyolojisinde en derin fay hattı seküler olanlar ile sekülerliğe düşman olanlar arasındadır ve İYİ Parti seküler Türk milliyetçilerinin kurduğu bir siyasi harekettir. Bu yüzden seküler sistemi savunan blokta yer alması çok doğru ve normaldir. Sayın Kalın’ın bu temel fay hattını ve bu ayrımı görmezden gelerek İYİ Parti için AKP ve MHP tarafından oluşturulan sekülarizm hatta cumhuriyet karşıtı blokun içinde yer alması gereğini ifade etmesi buram buram politika kokan ve hiçbir sosyolojik, siyasi ya da bilimsel temeli olmayan bir söylemdir. Sayın Kalın, politik söylemlerine Twitter hesabından yaptığı, "Biz masalları olan bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikayeleri anlatıldı. Artık kendi hikayemizi yazma zamanıdır" diyerek bir tuhaf katkıda daha bulunmuştu. Bu sığ dünya görüşü ile hikaye değil, olsa olsa milleti kendilerine güldürecek fıkra yazabileceklerini söylemek zorundayım. Bu ifadesi ile kendisinin Türk devrimleri ve Cumhuriyet değerlerini idrakten ne kadar aciz olduğunu, vaktini Orta Doğu masalları ile geçirmekten çağdaşlaşma ve modernleşme kavramlarını anlamaya fırsat bulamadığını da görmüş olduk. Kendisine naçizane tavsiyem Orta Doğu masallarını bırakıp Türk Devrimlerinin ne olup ne olmadığını, yüz elli yıldır süren çağı yakalama ve Türk modernleşme hamlesinin ne manaya geldiğini anlamasını sağlayacak ciddi okumalarda bulunmasıdır.

Murat Özbülbül

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Özbülbül

Murat Özbülbül

DİĞER YAZILARI Earth 2050 16-10-2020 12:30 42 Bin Uydu 08-10-2020 13:24 Olmasaydın Olmazdık 01-10-2020 14:11 Türk İç Savaşı Sona Erdi mi? 25-09-2020 09:29 Türk İç Savaşı 18-09-2020 13:13 Vatan Nedir, Vatandaş Kime Denir 11-09-2020 10:07 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 04-09-2020 09:54 Türk Milletinin İlk Zaferi 30-08-2020 18:01 İmzalanan Sevr Anlaşması'nın İçeriği 27-08-2020 16:51 Sevr İmzalandı mı? 25-08-2020 14:20 Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi 14-08-2020 19:36 Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ve Irkçılık 06-08-2020 20:13 Frigler, Etrüskler ve Göktürk Alfabesi 30-07-2020 19:53 İstanbul Sözleşmesine Kim Neden Karşı 23-07-2020 21:15 Vahdettin'in Üç Mektubu 16-07-2020 19:56 Adaları Kim Aldı Kim Verdi 09-07-2020 21:20 Osmanlı'da Köle Ticareti 04-07-2020 20:59 Menderes'in İki Büyük Suçu 25-06-2020 20:39 Osmanlı'da Padişah Olmak ya da Olmamak 17-06-2020 21:20 Kılıç Hakkı ve Ayasofya Meselesi 11-06-2020 20:45 Mustafa Kemal Batıcı Mıydı? 07-06-2020 20:06 Demokrasi Nedir, Ne Değildir? 28-05-2020 20:55 Milli Ekonomi Davası 21-05-2020 20:07 Geçmişte Yaşayan Milliyetçiler 18-05-2020 20:07 Dr. Rıza Nur Meselesi ve Türk Milliyetçilerini Zehirleyen Anılar 07-05-2020 21:33 Dr. Rıza Nur Meselesi 30-04-2020 20:30 23 Nisan 1920: Türk Milletinin Egemenlik Kavgasına Konan Nokta 23-04-2020 20:32 Törenin Üstünlüğü 16-04-2020 20:16 Türkçe Bir Ordu Dilidir 09-04-2020 20:45 Nasıl Bir Gelecek 02-04-2020 20:47 Milliyetçi Siyaset Otoriter ve Militarist Olmak Zorunda mı 28-11-2019 21:17 Yeni Bir İnsan Irkı Mı Doğuyor 21-11-2019 18:00
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA