Giriş Tarihi : 31-12-2019 20:36

Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup

Bu yazıyı 2020’ye iki gün kala yazıyorum, bir süredir çeşitli sebeplerden ötürü yazmayı ihmal ettim

Bu yazıyı 2020’ye iki gün kala yazıyorum, bir süredir çeşitli sebeplerden ötürü yazmayı ihmal ettim. Elbette öyle kitlelerin okuduğu bir yazar değilim ama savruk düşüncelerimi derlemeye çalıştığım bu yazıları okuyan bir kişi bile varsa ona karşı ihmalkâr davrandım demektir. Bu ihmalkârlığım nedeniyle meçhul okuyucumun affına sığınıyorum. Yazamadığım bu süreyi tabii aylaklık yaparak geçirmedim, hiçbir şey olmasa bile yapmaktan asla usanmadığım bir biçimde çevremi gözlemledim. Artık geleneksel hale gelen Ayaz Ata-Noel Baba tartışmalarında bir şey dikkatimi çekti; insanlar bugünü yaşamak, yarını kurmak yerine geçmişte yaşıyorlar. Yaşamakla kalmayıp kendilerine asr-ı saadet devri olarak belirledikleri bir zaman diliminin tekrar etmesini istiyorlar. Kimisine göre bu İslamiyet öncesi Türklerin devri, kimisine göre Hz. Muhammed'in yaşadığı devir, kimisine göre İttihat ve Terakki'nin hakim olduğu zamanlar kimisine göre de Cumhuriyet'in ilk yılları... Oysa başta da belirttiğim gibi 2020’ye iki gün var. Tarih bir sel gibi akıp gidiyor. Bu sel bazen gemileri, toprak parçalarını yutuyor bazen de biriktirdikleri ile yeni toprak parçalarının çıkmasına neden oluyor. Türkler ise akıntıya karşı kürek çekmek tarihin çoktan yuttuğu yerlere ulaşmak istiyorlar. Üstelik bunu Türklük adına yaptıklarını iddia ediyorlar. Bir şeyi Türklük adına yaptığını söylemek o şeyi doğru hale getirmiyor. Tarihin akışına karşı kürek çekmek; çoktan dibi boylamışlara umut bağlamak ve bunun fetişizmini yapmak Türklüğü ileriye götürmeyecek. Tabii buradan tarihi reddedelim anlamının çıkmasını istemiyorum. Tarihten alınması gerekenler elbette var, rota belirlerken bunlardan faydalanmak gerekiyor ama bunu bir fetiş haline getirip ölmüş insanlar arasındaki kavgada taraflar tutmak, ah keşke atalarımız Amerika'yı herkesten önce keşfetseydi diye dövünmek ve bu türden uğraşlardan zevk almak; üstelik bir de bunlara kutsiyet atfetmek yersiz. Kutsal dediğimiz şey bizim koruyabildiğimiz kadar kutsaldır. İbrahim elinde baltayla geldiği zaman putların hiçbir kutsallığı kalmamıştı. Şimdi bir İbrahim yok ama tarihin akışı, yeni gelen çağlar kutsalları yıkabiliyor. Bu noktada bana göre insanlık tarihi dört kısma ayrılıyor; avcı toplayıcı devir (bunların ayrı olduğu bir dönem de vardır belki ancak burada ayırma gereği duymuyorum), tarım devri, sanayi devri ve henüz başında olduğumuzu düşündüğüm (ki doğum sancılarını görüyoruz) nasıl adlandırılacağını bilmediğim devir. Yeni gelen çağa ayak uyduramayanlar kendi devirlerinde ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar eninde sonunda silinip gidiyorlar. Nitekim her şey eskir, kendini yenilemeyen ise çürür. Tabii yeni bir devir geldiğinde bir öncekinde iyi olanlar bir süre daha ayakta kalıyor. Misal Osmanlı tarım toplumu konusunda timar sistemi sayesinde bayağı iyiydi. Timarın bozulmasıyla sanayi devriminin tesadüfü ise büyük bahtsızlık oldu. Bu devirlerin doğumu ise uzun ve sancılı oluyor. O yüzden doğum olana kadar Osmanlı ya da yeni doğumu fark etmeyen artık her kim ise bir müddet daha yaşayabiliyor. Osmanlı’da 18-19. yüzyıl yöneticileri bu doğumu hakkıyla fark edemedikleri için her gelen bir sonrakine çok daha büyük yük bindiriyor. Neticede tarih birikerek ilerler ama bu birikimde olumsuzluklar da var. Bugün modern dünyanın bilgiyi yayma hızı mevzubahis dönemlere göre korkunç boyutta, o yüzden belki de yeni devrin doğum sancısı daha şiddetli olacak ama daha kısa sürecek. Bugün tarihe karşı kürek çekmek isteyenler ve tarihin akışına uymak isteyenler arasında bir çatışma var; aynı gemideyiz ama geminin dümenindekiler gemiyi yanlış yönlendiriyor. Biz doğru mu yönlendiririz? Bunu bilemem, müneccim değilim ancak en azından akıntıya karşı çıkmayız. Yeni çağın doğumunu en azından görüyoruz. Tabii devir her yerde aynı yaşanmıyor ve gelenler dünyada cenneti yaşatmayacak ama zaten biz dünyada cenneti ya da cehennemi yaşamak istemiyoruz, dünyada insanca yaşamak istiyoruz. Savruk düşüncelerimi derlemeye çalıştığım bu yazıyı sabredip sonuna kadar okuyan meçhul okuyucuma teşekkür ederim, umarım 2020 ve sonrasındaki yıllar istediğin gibi olur.
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA