Murat Özbülbül
Giriş Tarihi : 25-09-2020 09:29

Türk İç Savaşı Sona Erdi mi?

Kalkınan, güçlenen ve refaha ulaşan gelişmiş toplumların tarihine bakıldığı zaman bu toplumların hepsinin mutlaki monarşi rejimlerinden kurtulup cumhuriyet yahut da demokratik meşruti monarşi rejimine geçerken yaşadıkları iç savaşı geride bırakıp, sorunlarını çözdüklerini ve toplumsal uzlaşıyı sağladıklarını görürüz.

Amerika, İtalya, İspanya, Rusya, Çin, Fransa, Almanya ve İngiltere bu konudaki en iyi örneklerdir. Toplumsal enerjilerini, zamanlarını ve maddi manevi kaynaklarını bir iç savaş uğruna heba etmekten kurtulan toplumların gelişmeye, kalkınmaya odaklanıp kaynaklarını bu yönde kullanabilmesi sonucunda birer gelişmiş refah devletine dönüşmesi son derecede doğaldır.

Türk iç savaşının başlamasının üzerinden ise yaklaşık 100 yıl geçti, peki bu savaş sona erdi mi? Taraflar arasında bir uzlaşı sağlandı mı? Yoksa savaş devam ediyor mu?

Bir önceki makalemde Türk iç savaşını anlatmış ve tarafları sıralamıştım hatırlatmak için bir daha tekrar edeyim; Türk iç savaşında taraflar:

1- Cumhuriyet yanlıları

2- Saltanat, hilafet ve şeriat yanlıları

3- Rum, Ermeni, Kürt vs. etnik bölücülük yanlıları

Bu üç taraf kıyasıya çatışmışlar Cumhuriyetçiler; TBMM ordusunun hem işgal kuvvetleri ve hem de iç savaşın karşı cephesinde yer alan etnik bölücüler ile saltanat, hilafet ve şeriat yanlılarını ağır bir yenilgiye uğratması sonucunda bu iç savaşın da mutlak galibi olmuştur.

Kurtuluş savaşında kazanılan zafer ve arkasından imzalanan Lozan Barış antlaşması ile iç savaşın etnik bölücülük yanlıları ciddi bir tasfiyeye uğramıştır.

Cumhuriyete karşı iç savaşta cephe açan etnik bölücüler Rum, Ermeni, Kürt ve bir miktarda Çerkezlerden oluşmaktaydı. Lozan anlaşması hükümleri gereği tehcir edilen Ermenilerin geri dönüş ve tazminat taleplerinin reddedilmesi ile Rumlara uygulanan mübadele sonucunda Ermeni ve Rum’ların Anadolu’da etnik bölücülük hareketini sürdürebilecek nüfusu kalmamıştır. Çerkez Ethem’in başlatmaya çalıştığı hareket ise tutmamış, sonuçta Çerkez Ethem’in Yunanlılara sığınması bu hareketi yok etmiştir.

Geriye kalan Kürt etnik bölücü hareketi ise zaman zaman alevlenerek günümüze kadar gelmiştir. Dersim isyanı ve PKK tarafından gerçekleştirilen terör eylemlerini bu kategoride değerlendirmek gerekir.

Cumhuriyet döneminde Anadolu’da gerçekleşen Kürt kökenli isyan ve terör hareketleri:

Nasturi isyanı (1924- Hakkari)

Jilyan isyanı (1926- Siirt)

Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)

Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)

Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)

Eruhlu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)

Güyan isyanı (1926-Siirt)

Haco isyanı (1926- Nusaybin)

I. Ağrı isyanı (1926)

Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)

Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)

Mutki isyanı (1927- Bitlis)

II. Ağrı isyanı

Biçar harekatı (1927- Silvan)

Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)

Zeylan isyanı (1930- Van)

Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)

Oramar isyanı (1930- Van)

III. Ağrı harekatı (1930)

Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)

Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)

Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)

Sason isyanı (1935-Siirt)

Dersim isyanı (1937-Tunceli)

PKK terörü (1984 - devam ediyor)

Bu etnik bölücü çatışmalar Cumhuriyet’e karşı savaşan saltanat, hilafet ve şeriat yanlıları ile de zaman zaman düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışından yola çıkarak işbirliği yapmışlardır. Elbette sadece bunlar ile değil enternasyonalist sol hareketler ile de ciddi işbirliği içine girmişlerdir.

Anadolu’da kalan yahut da diasporayı oluşturan Ermeni ve Rumların Kürt bölücü hareketine açık ya da gizli olarak destek verdiği de bilinmektedir.

Çatışmanın diğer tarafı olan Hilafet ordusu ve saltanat, hilafet ve şeriat yanlıları uğradıkları büyük askeri ve siyasi hezimetten sonra uzunca bir süre yeraltına inerek mücadeleyi oradan sürdürmüşlerdir.

Saltanat ve hilafetin kaldırılması, Osmanlı hanedanı mensuplarının da bu karara boyun eğerek saltanat ve hilafet davası gütmemesi bu kesimin elini oldukça zayıflatmıştır.

Bugün artık saltanat davası güden hiç kimse yoktur, lakin şeriat ve hilafet davası güden siyasi İslamcılar hem sayı, hem ekonomi ve hem de siyasi açıdan çok güçlenmişler ve Cumhuriyet için bir tehdit halini almışlardır.

Daha bundan 4 yıl kadar önce gerçekleşen 15 Temmuz kalkışması bu ülkede şeriat ve hilafet davası güden siyasi İslamcı oluşumun boyutunu ve ne kadar organize olduğunu açıkça göstermektedir.

Sonuç olarak Türk iç savaşı bitmiş taraflar belirli bir çizgide uzlaşmış değildir! Bu durum toplumsal enerjimizi soğurmakta, maddi manevi kaynaklarımızı heba etmekte ve kalkınarak gelişmemizi, bir refah devletine dönüşmemizi engellemektedir.

Konuyu bu bakış açı ile değerlendirmekte ve ona göre tedbir alıp siyaset üretmekte büyük fayda vardır yoksa daha kalkınmak için çok bekleriz.


Murat Özbülbül
NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Özbülbül

Murat Özbülbül

DİĞER YAZILARI Eğitim Reformu Nasıl Olmalı 23-10-2020 10:32 Earth 2050 16-10-2020 12:30 42 Bin Uydu 08-10-2020 13:24 Olmasaydın Olmazdık 01-10-2020 14:11 Türk İç Savaşı Sona Erdi mi? 25-09-2020 09:29 Türk İç Savaşı 18-09-2020 13:13 Vatan Nedir, Vatandaş Kime Denir 11-09-2020 10:07 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 04-09-2020 09:54 Türk Milletinin İlk Zaferi 30-08-2020 18:01 İmzalanan Sevr Anlaşması'nın İçeriği 27-08-2020 16:51 Sevr İmzalandı mı? 25-08-2020 14:20 Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi 14-08-2020 19:36 Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ve Irkçılık 06-08-2020 20:13 Frigler, Etrüskler ve Göktürk Alfabesi 30-07-2020 19:53 İstanbul Sözleşmesine Kim Neden Karşı 23-07-2020 21:15 Vahdettin'in Üç Mektubu 16-07-2020 19:56 Adaları Kim Aldı Kim Verdi 09-07-2020 21:20 Osmanlı'da Köle Ticareti 04-07-2020 20:59 Menderes'in İki Büyük Suçu 25-06-2020 20:39 Osmanlı'da Padişah Olmak ya da Olmamak 17-06-2020 21:20 Kılıç Hakkı ve Ayasofya Meselesi 11-06-2020 20:45 Mustafa Kemal Batıcı Mıydı? 07-06-2020 20:06 Demokrasi Nedir, Ne Değildir? 28-05-2020 20:55 Milli Ekonomi Davası 21-05-2020 20:07 Geçmişte Yaşayan Milliyetçiler 18-05-2020 20:07 Dr. Rıza Nur Meselesi ve Türk Milliyetçilerini Zehirleyen Anılar 07-05-2020 21:33 Dr. Rıza Nur Meselesi 30-04-2020 20:30 23 Nisan 1920: Türk Milletinin Egemenlik Kavgasına Konan Nokta 23-04-2020 20:32 Törenin Üstünlüğü 16-04-2020 20:16 Türkçe Bir Ordu Dilidir 09-04-2020 20:45 Nasıl Bir Gelecek 02-04-2020 20:47 Milliyetçi Siyaset Otoriter ve Militarist Olmak Zorunda mı 28-11-2019 21:17 Yeni Bir İnsan Irkı Mı Doğuyor 21-11-2019 18:00
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA