Murat Özbülbül
Giriş Tarihi : 05-04-2021 10:13

Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler -2-

Bir önceki makalemde dinin ve özellikle de İslam dininin Türk ulusunun egemenlik hakları açısından son derecede ciddi bir tehdit olduğunu belirtmiş lakin tek tehdit olmadığını da söylemiştim.

Dinler, insani ve doğal olarak da ulusal egemenlikleri tanımaz, böyle bir egemenlik kullanımına asla izin vermez. Dinlerin egemen olduğu toplumlarda insanların kanun yapma, kural koyma hakkı bulunmaz. Laiklik insanların kanun yapma kural koyma hakkı ve özgürlüğünün savunulmasıdır, bu yüzden her ulusalcı doğal olarak laik bir sistemi kabul etmek zorundadır, dincilik ile ulusalcılık hiçbir şekilde aynı anda savunulabilecek sistemler olamaz.

Bu noktada örgütlü dini yapılar olan tarikat ve cemaatlerin, hem yapıları ve hem de inanç ve ideolojileri ile ulusal egemenliği tehdit edebilecek çok önemli unsurlar olduklarını da hatırlatmak isterim. Bu yapılar her ne kadar askeri güce sahip değil gibi görünseler dahi özellikle de İslam inancının “askeri” ve “cihadist” niteliği de dikkate alınırsa hızla silahlı bir güce de dönüşebilirler. Hizbullah, IŞİD, El Kaide vb oluşumlar bu duruma yönelik en önde gelen çok önemli örneklerdir. Bu arada dinlerin ve dini odakların askeri gücü etkileme ve yönlendirme olasılığını da hiç yabana atmamak gerekir.

Şimdi biraz da ulusal egemenliği tehdit eden fakat din dışı olan unsurlara bakalım:

İnsanlar topluluk halinde yaşayabilmek, düzen kurup koruyabilmek için tüzel kişilikler oluşturmak zorundadır ve en üst tüzel kişilik ise devlettir. Uluslar egemenlik haklarını sahada genellikle devlet eli ile kullanır ya da korurlar. Fakat bu durum zaman zaman ortaya bazı anomalileri de çıkarabilir.

Çağdaş ve ulusal egemenliğe dayalı olarak kurulan devletlerin profesyonel çalışanları, yani bürokratlar zaman içinde kendilerini “kutsal devletin, kutsal rahipleri” olarak görüp ulusal egemenliği vesayet altına almaya, yönlendirmeye ve hatta tamamen ortadan kaldırmaya kalkabilirler.

Sınıfsal çıkar ve haklarını korumak bürokrasi için ulusal egemenliği ve hakları korumaktan daha önemli ve öncelikli bir hale gelebilir. Bürokrasi toplumdaki en güçlü örgütlenme olduğu ve hatta en üst seviyede fiziki güç kullanma yetkisi ve yetisine de sahip bulunduğu için bazı haller de ulusal egemenliği çok ciddi bir şekilde tehdit edip ulusal iradenin tesisine engel olabilmektedir.

Ülkemizde yaşanan, 12 Eylül Darbesi ile devletin içinde örgütlenerek 15 Temmuz darbesine kalkışan bürokrasinin ya da bürokratik oligarşinin ulusal egemenliği tehdit etmesi ile ilgili olarak biri başarıya ulaşmış ve diğeri ise ulaşamamış en önemli iki örneğidir.

Devletin profesyonel görevlileri olan askeri, dini ve mali bürokrasi eğer çok ciddi bir anayasal denetim altına alınamazsa, hızla bir oligarşiye dönüşerek ulusal egemenliği vesayet altına almaya kalkabilirler. Bu sadece Türkiye için değil, diğer tüm devletler için de böyledir.

Peki ulusal egemenlik açısından tehdit oluşturabilecek tek organize yapı sadece denetimden çıkan bürokrasi midir?

Elbette hayır, özellikle kapitalist piyasa ekonomisinin uygulandığı ülkelerde tekelleşen, kartelleşen sermaye de ulusal egemenlik ve ulusal irade açısından son derecede büyük bir tehdit oluşturabilir. Kartelleşen ya da tekelleşen sermaye, sermayenin çıkarlarının korunmasını, ulusal egemenlik haklarının kullanılmasının ve ulusal iradenin önüne geçirebilir. Ulusun menfaatlerine aykırı ekonomik faaliyetlere girişebilen bir tekelci sermaye de ulusal egemenlik açısından son derecede büyük bir tehdittir.

Özellikle stratejik sektörlerde kontrolü ele alan bir tekelci sermaye; budunu sömürüp açlığa, yokluğa ve yoksulluğa mahkum edebilir. Aç ve güçsüz olan insanların doğal olarak egemenlik haklarını düşünecek ve koruyacak hali de kalmaz.

Bu noktada sermayenin özellikle de yabancı sermayenin “kartel”, “tekel”, “oligapol” gibi yapılar oluşturabilmesi anayasal kurallar ile kesin olarak yasaklanmalı ve bu tip yapıların oluşumu yargı gücü ile engellenmelidir.

Aslında yakın tarihe bakarsak, Türkiye dahil birçok ülkede ulusal egemenliklerin; işbirliği yapan bürokratik oligarşi, tekelci sermaye ve din adamları tarafından tehdit edildiğini görürüz. Bu organize yapıların sadece güç kullanarak değil, çoğu zaman ulusun temsilcisi olan meclis ve iktidar üyelerini etkileyip, yönlendirmekte olduklarını ve bu durumun ulusal egemenliğin vesayet altına alınmasına yol açtığını sizde rahatlıkla görebilirsiniz.

Bu tip işbirlikleri ile ortaya çıkan amorf yapıların sık sık dış güçler ile de işbirliği yaptığı ve ulusal hak ve menfaatleri savunmak yerine yabancı güçlere hizmet ettiği de bilinmektedir. Önemli bir örnek: 12 Eylül Darbesi sırasında dönemin CIA Türkiye Masası İstasyon Şefi Paul Henze askerî müdahaleyi haber alırken, haberi ulaştıran diplomatın "[y]our boys have done it" (seninkiler yaptı/bizim çocuklar işi bitirdi) şeklindeki konuşması, 12 Eylül Darbesi içinde ABD'nin rolü konusu hakkında çok önemli bir ip ucudur. Henze'den sonra Ankara'daki çocuklar başardı şeklindeki mesaj Başkan Jimmy Carter'a da iletilmiştir.

Türk ulusunun egemenlik haklarını savunmayı hedefleyen bir Türkçü için ayırt ve fark etmekte en çok zorlanacağı tehdit, devlet içinden ve özellikle de askeri bürokrasiden gelecek tehditlerdir.

Çoğu zaman devletçi ve devleti kutsallaştıran yaklaşımlar, devletin ya da devlet gücünü kullanma imtiyazına sahip bürokratların ulusal egemenliğe oluşturduğu tehditleri algılamayı çok zorlaştırır. Bu noktada rehberimiz “devletin değil, ulusun kutsal olduğu. Devletin Türk ulusuna hizmet etmek için kurulmuş bir tüzel kişilikten başka bir şey olmadığı” bilinci olmalıdır.

Konuya bir sonraki makale ile devam edeceğim, bu seriyi tüm Türkçülerin dikkatle izlemesini öneririm.


Murat Özbülbül


Yazarın 'Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler' başlıklı yazı dizisinde yer alan ilk yazısını okumak için buraya tıklayınız.

NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Özbülbül

Murat Özbülbül

DİĞER YAZILARI Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler -2- 05-04-2021 10:13 Türkçülüğün Esasları Üzerine Düşünceler -1- 19-03-2021 09:52 Dokunulmazlıklar Sorunu 03-03-2021 09:24 Anayasa ve Laiklik İlkesi 15-02-2021 09:53 Dil Meselesi 07-02-2021 08:55 Ankara'nın Ruhu 31-01-2021 10:58 Laiklik Nedir Ne Değildir 23-01-2021 11:41 Özgürlük 15-01-2021 15:11 Karanlık Fabrikalar Geliyor 08-01-2021 10:21 Türkçe Ezan Meselesi 25-12-2020 10:43 Seçme Saçmalar 19-12-2020 14:04 Şeriat Bizim Hukukumuz mudur? 11-12-2020 13:47 Osmanlıcılık Oynayarak Türk Milliyetçisi Olunamaz 04-12-2020 14:55 Ahlak Meselesi 27-11-2020 10:47 Sözde Değil Özde Demokrasi 23-11-2020 10:44 Kapitülasyonlar Meselesi 13-11-2020 10:22 Her Deprem Bir Sınavdır 06-11-2020 09:51 Cumhuriyet 29-10-2020 16:15 Eğitim Reformu Nasıl Olmalı 23-10-2020 10:32 Earth 2050 16-10-2020 12:30 42 Bin Uydu 08-10-2020 13:24 Olmasaydın Olmazdık 01-10-2020 14:11 Türk İç Savaşı Sona Erdi mi? 25-09-2020 09:29 Türk İç Savaşı 18-09-2020 13:13 Vatan Nedir, Vatandaş Kime Denir 11-09-2020 10:07 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi 04-09-2020 09:54 Türk Milletinin İlk Zaferi 30-08-2020 18:01 İmzalanan Sevr Anlaşması'nın İçeriği 27-08-2020 16:51 Sevr İmzalandı mı? 25-08-2020 14:20 Sosyolojik ve İdeolojik Taban Meselesi 14-08-2020 19:36 Türkçülük, Türk Milliyetçiliği ve Irkçılık 06-08-2020 20:13 Frigler, Etrüskler ve Göktürk Alfabesi 30-07-2020 19:53 İstanbul Sözleşmesine Kim Neden Karşı 23-07-2020 21:15 Vahdettin'in Üç Mektubu 16-07-2020 19:56 Adaları Kim Aldı Kim Verdi 09-07-2020 21:20 Osmanlı'da Köle Ticareti 04-07-2020 20:59 Menderes'in İki Büyük Suçu 25-06-2020 20:39 Osmanlı'da Padişah Olmak ya da Olmamak 17-06-2020 21:20 Kılıç Hakkı ve Ayasofya Meselesi 11-06-2020 20:45 Mustafa Kemal Batıcı Mıydı? 07-06-2020 20:06 Demokrasi Nedir, Ne Değildir? 28-05-2020 20:55 Milli Ekonomi Davası 21-05-2020 20:07 Geçmişte Yaşayan Milliyetçiler 18-05-2020 20:07 Dr. Rıza Nur Meselesi ve Türk Milliyetçilerini Zehirleyen Anılar 07-05-2020 21:33 Dr. Rıza Nur Meselesi 30-04-2020 20:30 23 Nisan 1920: Türk Milletinin Egemenlik Kavgasına Konan Nokta 23-04-2020 20:32 Törenin Üstünlüğü 16-04-2020 20:16 Türkçe Bir Ordu Dilidir 09-04-2020 20:45 Nasıl Bir Gelecek 02-04-2020 20:47 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Türk-İslam Sentezi Mümkün mü 20-02-2020 20:02 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Milliyetçi Siyaset Otoriter ve Militarist Olmak Zorunda mı 28-11-2019 21:17 Yeni Bir İnsan Irkı Mı Doğuyor 21-11-2019 18:00
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA