23 Nisan ve Türk Çocukları Dosyası: Atatürk'ün Emaneti, AKP'nin İhmali
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan, AKP iktidarında yoksul ve yetersiz beslenen, güvenlik tehditleriyle karşı karşıya kalan Türk çocuklarının dramına dikkat çekilmesi gereken bir güne dönüştü.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk ulusal bayramı olan 23 Nisan, 1921 yılından itibaren Büyük Türk Başbuğu Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk'ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışını simgeleyecek şekilde kutlanmaya başlandı.
1927 yılından itibaren ise çocuklara neşeli bir gün geçirtmenin yanı sıra Himaye-i Etfal Cemiyeti'ne gelir yaratma maksadı ve Başbuğ Atatürk'ün destekleriyle çocuk bayramı olarak kutlanması geleneği yerleşik hâle geldi. Türk egemenliğini ve geleceğimiz olan Türk çocuklarını aynı anda kutsal bir şekilde simgeleştiren 23 Nisan, artık her geçen yıl daha fazla çocuk için yalnızca takvimde yazılı bir tarih haline geliyor. Zirâ AKP istibdadı altındaki Türkiye’de çocuklar; yetersiz beslenmeyle, eğitimsizlikle, istismarla ve ihmalle sınanıyor.
Yetersiz Beslenme
Türkiye'de çocuklar arasında yetersiz beslenme ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Bu durum, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilerken, uzun vadeli sağlık sorunlarına da açıyor. Araştırmalara göre Türkiye'de 5 yaş altı çocuklarda:
Bodurluk oranı yüzde 5.5 seviyesinde. Bu oran, çocukların kronik yetersiz beslenmeye maruz kaldığını göstermektedir.
Yüzde 1.7’si yani yaklaşık 1 milyona yakın çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor.
AKP istibdadının her geçen gün daha kötüleştirdiği ekonomik tablo nedeniyle ise:
Çocuk yoksulluğu oranı yüzde 34.4.
Çocukların yüzde 32.3’ü günde en az bir kez et, tavuk veya balık tüketemiyor.
Günde en az bir kez taze meyve veya sebze tüketemeyen çocukların oranı yüzde 10.
Her gün ekmek veya makarna gibi temel karbonhidratları tüketen çocukların oranı ise yüzde 62.4. Çocukların protein ve vitamin açısından zengin gıdalara erişiminde kısıtlamalar olduğu görülüyor.
Çocukların yüzde 24.5’inin evde oynayabileceği oyuncakları bulunmuyor.
Yaşına uygun kitaplara ulaşamayan çocukların oranı ise yüzde 16.7
Okul kantinlerine uğrayamayan, sabah kahvaltısını yapmadan okula gelen, öğle yemeğinde yalnızca kuru bir ekmek ya da makarna yiyen çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Çocuklar yetersiz beslenme nedeniyle hem fiziksel gelişimlerinde geri kalıyor, hem de öğrenme yetenekleri zayıflıyor.
Çocuklarımız Tehdit Altında
Türkiye’de çocuklar, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda fiziksel ve psikolojik güvenlik açısından da ciddi tehditlerle karşı karşıya.
Adalet Bakanlığı verilerine göre 2023 yılında çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarında yüzde 18’lik artış yaşandı. Ancak uzmanlara göre gerçek sayı, bildirilmeyen vakalarla birlikte çok daha yüksek. Aile içi şiddet, okulda akran zorbalığı, dijital ortamlarda maruz kalınan istismar ve ihmaller, çocukların ruh sağlığını tehdit ederken, hükümetin kurumları ise çoğu zaman bu çocuklara ulaşamıyor.
Psikiyatri uzmanlarına göre, çocuklara yönelik fiziksel ve dijital ortamda maruz kalınan istismarın uzun vadede ciddi travmalara yol açarken, ruh sağlığı hizmetlerine erişim ise yetersiz durumda bulunuyor.
Kürtçülük ve Çeteciliğin Pençesinde: "Suça Sürüklenen Çocuklar"
Yine Adalet Bakanlığının istatistiklerine göre 2024 yılında Cumhuriyet savcılıklarına çocukların şüpheli olduğu 424 bin 911 dosya geldi. Şüpheli çocuk sayısı ise 483 bin 016'sı 2024 yılına ait, 285 bin 292'si ise önceki yıllardan devreden olmak üzere 665 bin 241 suç içeriyor. Yani soruşturulan, yargılanan yarım milyon çocuk bulunuyor. 14 yılda suça sürüklenen çocuk sayısının 3 katından fazla arttığı görülüyor.
Emniyet ve Jandarma kayıtlarına yansıyan bulgulara göre çocuklar en çok "hırsızlık", "uyuşturucu kullanımı ve satışı", "yaralama" ve "kasten mala zarar verme" gibi suçlara karışıyor. Bu vakaların önemli bir bölümünde, çocuğun ailesinden ve sosyal destek ağlarından yoksun olduğu tespit ediliyor.
2002’den bu yana ülkeyi yöneten AKP hükümeti, sadece ekonomik dengeleri değil, toplumsal adaleti, milli birliği ve çocuklarımızın geleceğini de altüst etti.
İstanbul, Ankara, Adana ve İzmir gibi büyükşehirlerde çeteleşme AKP döneminde patlama yaşadı. Uyuşturucuya erişim yaşı 10’a kadar düşerken, suç örgütlerinin kurduğu “mahalle ağları” içinde binlerce çocuk yeraltı dünyasına itildi.
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Türk Başbuğu Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen 23 Nisan, yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda Türk çocuklarının yaşam koşullarına dikkat çekilmesi gereken bir toplumsal sorumluluk günü olarak da görülmelidir.
Uzmanlar, çocukların karşı karşıya kaldığı bu çok boyutlu sorunlara kalıcı çözümler üretilebilmesi için devletin tüm kurumlarının eşgüdüm içinde çalışması gerektiğine dikkat çekiyor. Görünen tablo o ki, gelecek nesillerimizin nitelikli, sağlıklı ve üretken bireyler olarak yetişmesi ciddi anlamda tehlike altında bulunuyor.