Mahfi Eğilmez: Türkiye Bizleri Mahcup Etmiş Bulunuyor

TAKİP ET

Ekonomist Mahfi Eğilmez, doların Türk lirası karşısındaki ürkütücü yükselişi üzerine bir yazı yayımladı.

Mahfi Eğilmez, doların 13 lira seviyesini aşmasıyla birlikte kendi sitesinde yayımladığı yazısında "Hükümet yetkilileri, bir süredir, faizleri düşürerek kuru yükseltmeye ve bu yolla ihracatı artırıp ithalatı düşürerek cari açığı kapatmaya dayalı yeni bir ekonomi programını uygulamaya başladıklarını anlatıyorlar. Bu uygulama sonucunda cari açığın düşeceğini, kurun yüksekliğinin bir çeşit ithal ikamesi yaratarak yerli üretimi artıracağını savunuyorlar.  Kurgulanan bu gelişme gerçekleşirse enflasyon üzerindeki kur baskısı azalacak, sonuçta enflasyon düşecek. Kurun yükselişi ya da TL’nin dış değer kaybı hükümetin bu modelinde çözümün anahtarı olarak ortaya konuyor" dedi.

Eğilmez yazısını Twitter hesabından "Türkiye, sabit kur rejimine özgü olan devalüasyonun dalgalı kurda da olabileceğini kanıtlamış ve 'dalgalı kurda devalüasyon olmaz' diyen bizleri mahcup etmiş bulunuyor" ifadeleriyle paylaştı.

Piyasa temsilcilerinin hükümetle aynı fikri paylaşmadığını ve bu politika değişikliğinin ekonomide ciddi sorunlara neden olacağını düşündüğünü belirten Eğilmez, "Finans kesimi temsilcileri kurdaki serbest yükselişin ekonomide yeni sorunlar yaratacağını, dış borçların iç yükünü artıracağını, reel kesim temsilcileri ise kurdaki yükselişten destek alarak yerli üretimi ithalat yerine ikame etmenin kısa sürede mümkün olmayacağını, bu arada ithal girdi fiyatlarının artmasının maliyetleri ve enflasyonu yükselteceğini öne sürüyorlar" ifadelerini kullandı.

2000 Öncesi Yaşananlara Bakmak Lazım

Haklı olan tarafı bulmak için geçmişe bakmakta yarar olduğunu belirten Eğilmez, "Türkiye, 2000’lere gelinceye kadar enflasyonun üzerinde faiz (reel faiz) uyguladı. Aynı dönemde TL’nin yabancı paralara karşı enflasyonun birkaç puan üzerinde değer kaybetmesine dayalı bir kur politikası söz konusuydu. Bu politikanın hedefi büyümeyi yüzde 5 dolayındaki potansiyel büyüme oranı, işsizliği doğal işsizlik dolaylarında tutmaktı. Ortalamalara bakılırsa bu politika hedeflere yaklaştı diyebiliriz. Ne var ki bu politika cari açığı düşük (yüzde 2’ler) düzeyinde tutarken bütçe açığının yüzde 10’lar, enflasyonun da yüzde 70’ler dolayında oluşmasının önüne geçemedi. Bu dönemi eleştiren iktisatçıların bir bölümü bu olayın ardında yüksek faiz - düşük kur politikasının olduğunu ileri sürdüler" dedi.

2010'dan Beri Arasında Merkez Bankası'nın Bir Faiz Politikası Yok

Son 11 yılda Türkiye'nin kararsız faiz politikaları izlediğini belirten Eğilmez, "2021 yılının Eylül ayından başlayarak Merkez Bankası yüzde 19 olan politika faizini peş peşe önce 18’e sonra 16’ya ve son olarak da 15’e düşürdü. Önceleri bu düşüşü enflasyondaki baz etkili düşüş beklentisine bağlamış görünürken bu beklentinin gerçekleşmeyeceği anlaşıldığında bu kez çekirdek enflasyon vurgusunu ön plana çıkardı. Çekirdek enflasyonda da beklenen düşüş gerçekleşmeyince Merkez Bankası Başkanı, bu kez faizi düşürerek kurun yükselmesine izin vereceklerini bunun cari açığı gerileteceğini ve bu yolla enflasyonda düşüş gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı. Aslında kamuoyu hükümetin yeni ekonomi politikasının bu şekilde olduğunu da ilk kez bu açıklamadan öğrendi. Merkez bankası Balkanının bu açıklamaları sonradan hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilmeye başlandı. Ne var ki herhangi bir ekonomi politikası metninde yer almadığı için bu söylenenlerin gerçekten bilerek izlenen bir politika mı yoksa ortaya çıkan sonuçlara göre uyumlandırılmış bir söylem mi olduğu konusu aydınlanmadı" ifadelerini kullandı.

Türkiye Devalüasyonun Dalgalı Kurda da Olabileceğini Bir Kez Daha Kanıtladı

Hükümetin bu politikayı uygulamaya başlamasından bu yana üç defa faiz indirimi yapıldığını ve kurdaki yükselişin hızlanarak yüzde 38 oranında yükseldiğini belirten Eğilmez, faiz indirimi yapılmasına rağmen aynı süreçte 10 yıllık tahvillerin faizinin yüzde 14,5 oranında arttığını kaydetti. "İhracatçı ve ithalatçı bu kadar oynak kurlarla ne teklif verebilir ne de teklif alabilir" diyen Eğilmez, "Bu yeni program çerçevesinde eski bir söylemin sürekli tekrarlanması söz konusu: ‘Faiz neden enflasyon sonuçtur.’ Buna ek olarak ‘kurun yükselmesinin istihdamı artıracağı’ ve ‘fahiş fiyat artışıyla mücadele edileceği’ söylemleri de var. Bütün bu açıklamalar zaten kurdaki artış nedeniyle ürkmüş bulunan piyasada iyiden iyiye korku yarattığı için USD/TL kuru birkaç saat içinde yüzde 7 dolayında değer kaybetti. Türkiye, sabit kur rejimine özgü olan devalüasyonun dalgalı kurda da olabileceğini bir kez daha kanıtlamış bulunuyor" dedi.

Mahfi Eğilmez'in yazısının tamamını okumak için tıklayınız.