Avrupa Birliği’nin son dönemde hız kazanan serbest ticaret anlaşmaları (STA) stratejisi, küresel ticaret dengelerinde yeni bir safhaya işaret ediyor.
Ekonomim'den Merve Yiğitcan’ın haberinde görüşlerine yer verilen TÜSİAD Almanya Temsilcisi Alper Üçok, AB’nin yalnızca MERCOSUR ile sınırlı kalmayan bu açılımının, Birliğin küresel rekabet ve jeoekonomik pozisyonunu yeniden tanımlamayı hedeflediğini vurguladı.
Üçok’un değerlendirmesine göre AB, bir süredir müzakereleri ağır ilerleyen Hindistan, Tayland, Malezya, Avustralya, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri ile yürütülen STA görüşmelerini belirgin biçimde hızlandırmış durumda. Özellikle Hindistan ile bir serbest ticaret anlaşmasının kısa vadede imzalanabileceğine yönelik beklentiler, Brüksel’in Asya ve Hint-Pasifik hattına verdiği önemin arttığını gösteriyor.
AB’nin bu anlaşmalar yoluyla ticaret ortaklarına “güvenilir ve öngörülebilir bir aktör” olduğu mesajını açık biçimde verdiğini belirten Üçok, Birliğin küresel ticarette kendisini ABD’nin son yıllarda öne çıkan korumacı yaklaşımından ayrıştırdığını ifade etti.
AB’nin, daha serbest ve çok taraflı ticareti savunan bir öncü rol üstlenmeye çalıştığına dikkat çeken Üçok, bu yaklaşımın yalnızca siyasi değil, doğrudan ekonomik sonuçlar da doğuracağını kaydetti.
TamgaTürk’ün dosya haberinde de vurgulandığı üzere, AB’nin bu çok yönlü ticaret açılımı, Birliği küresel ticaret ağlarının merkezinde tutmayı amaçlarken, Gümrük Birliği’ni güncelleyemeyen Türkiye açısından ciddi bir risk alanı oluşturuyor.
AB’nin hızla yeni STA’lar imzaladığı bir dönemde Türkiye’nin bu süreçlerin dışında kalması, yalnızca ticari değil, stratejik sonuçlar da doğurabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.









Bu anlaşma Türkiye'yi 3. ülker için bile açık pazar haline getirirken Türkiye bu 3. ülkelerle aynı hakka sahip değildir. Bu kesinlikle Serbest ekonomi, Avrupa Birliği uyum süreci ayağına yarı sömürge durumudur !!!