Eğitimde Yusuf Tekin Modelinin Anatomisi

TAKİP ET

LGS (Liselere Geçiş Sistemi) kapsamındaki merkezi sınavda soru kitapçıklarının sızdırıldığı iddiaları ve 719 öğrencinin tam puan almasına ilişkin tartışmaların gölgesinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve uygulamaları yoğun şekilde eleştirilmeye devam ediyor.

Bürokratlığı ile halihazırda devam eden bakanlığı boyunca eğitim sisteminde yaptığı değişiklikler ve uygulamalar sıkça tartışma konusu olan Tekin, son olarak LGS sorularının sızdırıldığına dair iddialara “Gerizekalıya anlatır gibi anlatıyoruz ama yetinmiyorlar” şeklinde skandal bir cevap vermişti.

Müsavat Dervişoğlu, AKP'li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Mürteci Açıklamalarını Hedef Aldı: Memleketi Ahır Zannetmelerinin Sonucu Bunlar

Tekin ayrıca eleştirileri "imam hatip düşmanlığı" olarak nitelendirmiş ve tartışmaların  “abuk sabuk noktalara evrildiğini” söylemişti.

Bu açıklamaların hemen ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki 29 kişi hakkında idari soruşturma başlatıldığı açıklanırken, yine bakanlıkta son beş yıldır Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Özgür Türk görevden alındı ve yerine Ersin Karaman atandı.

AKP'li Bakan Yusuf Tekin'in 'Ücretli Öğretmenlik Diye Bir Şey Yok' Açıklamasını e-Devlet Yalanladı

Öte yandan Tekin'in kurucusu olduğu Cihannüma Derneği de özellikle bakanlık bürokrasisindeki etkinliği ve devlet okullarındaki artan kadrolaşma iddialarıyla dikkatleri üzerine çekti.

Cihannüma Derneği ve Tekin

İl milli eğitim müdürlükleri ile protokoller imzalayarak "Kudüs Bilinci" gibi paneller düzenleyen Cihannüma Derneği,  İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu tarafından “FETÖ’den sonraki paralel yapılanma” olarak tanımlanmıştı. Türkoğlu, Cihannüma Derneği ve Tekin'e ilişkin olarak,

"Kurulduğunda yavaş yavaş faaliyetlerini yürütürken Tekin’in göreve getirilmesiyle de MEB’de faaliyetlerini artırdı. Eğitimi artık Cihannüma yönetiyor. Cihannüma önemli atamalarda referans kaynağı oldu. Cihannüma, ‘Milli Görüş’ tarzında bir yapılanma. Artık öğrenci üzerinde de çalışmalara başladılar. AKP’nin milli eğitim temel politikası, çağın ve Türk milletinin ihtiyacı olan insanı yetiştirmek değil, seçmen yetiştirmek amacına yöneliktir. AKP, kurumların hepsini işgalci bir anlayışla ele geçirmeye çalışıyor. MEB’de bütün eğitim çalışanları arasında yeni PDY, Cihannüma gibi gözüküyor.

ifadelerini kullandı. Tartışmaların odağındaki Tekin ise geçmişte Meclis kürsüsünden “tarikat ve cemaatlerle protokollere devam edeceklerini” söylemişti. 

Mevcut eğitim sisteminin, AKP tarafından kendi iktidarı ve ideolojik saikleri için insan kaynağı yetiştirme faaliyeti olarak öncelendiğini ifade eden uzmanlar, "eğiten yönetir" mantığı çerçevesinde hareket edildiğini aktarıyor.

Konuyla ilgili olarak TamgaTürk'e konuşan bir bakanlık kaynağı, Cihannüma Vakfı'nın Bakan Tekin döneminde sürekli artan etkinliğine dikkat çekerken, 

"Bakan Tekin daha önce uzun dönem müsteşarlık yaptı. Şu anda bakanlık koltuğunda ikinci yılını doldurmuş durumda. İnsan kaynağı teminini Cihannüma Vakfı üzerinden karşılıyor. 

Bunun yanı sıra Celalettin ökten, Mahmut Celalettin Ökten isimleriyle açılan proje imam hatip okulları bakanlığın parlayan yıldızları olarak öne çıkıyor. Söz konusu okulların müdürleri istedikleri öğretmene, kaynağa kolayca erişebiliyor. İstemedikleri öğretmeni görev süreleri dolunca rahat bir şekilde il milli eğitim müdürlüğü emrine gönderebiliyorlar ki, mevzuat bu şekilde oluşturulmuş."

ifadelerini kullandı.

İlim Yayma Vakfı

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın mütevelli heyeti başkanı olduğu İlim Yayma Vakfı'nın da hem bakanlıkta hem de eğitim sistemine ilişkin değişikliklerde oldukça etkin olduğunu belirten bakanlık kaynağı değerlendirmesini şu şekilde sürdürdü: 

"Mahmut Celaleddin Ökten ismi, Türkiye'deki ilk imam hatip kurumunun müdürü ve İlim Yayma Cemiyeti'nin kurucularından olduğu için önemseniyor. İlim Yayma Vakfı şu an bakanlık bürokrasisinde ve il milli eğitim müdürlüklerinde oldukça etkin şekilde yer tutuyor. Ökten adına okullar, yurtlar açılıyor. Bir okul zinciri gibi birçok ilde bu isimlerde proje imam hatip okulları var. 

Prof. Dr. Selahattin Ertürk’ün “bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir” diyerek tanımladığı eğitim aslında güç erkini elinde bulunduran organizasyonun istediği insan tipini ve insan kaynağını yetiştirme amacı taşır. AKP iktidarı da Tekin ve önceki bakanlar eliyle eğitim sistemindeki uygulamalarıyla bu amacı güdüyor."

Öte yandan söz konusu proje okullarda öğretmenlerin okul müdürünün isteği ve bizzat bakan atamasıyla dört yıllığına görevlendirildiğine dikkat çekilirken, bu okullardaki öğretmen ve idarecilerin de en fazla sekiz yıl görev yapabildiği aktarılıyor.

Bu görevlendirmelerde ve atama listelerinde yetkili sendikanın müdahalesi oldukça fazla olduğu kaydedilirken,  bakanlığın bu okulları özendirdiği ve desteklediği belirtiliyor.

Uzmanlar ayrıca son LGS tartışmaları bağlamında, kamuoyunun soru işaretlerinin giderilmesi adına MEB'in; dereceye giren öğrencilerin mezun oldukları okulları şeffaf biçimde açıklaması ve proje okullara öğretmen atamalarının sınavla gerçekleştirmesi gerektiğini belirtiyor.

Cemaat, Tarikat, Siyaset ve Ticaret

Türk eğitim sistemi çok uzun bir süredir cemaat, tarikat, siyaset ve ticaret kapanında şekillenen yapılanmaların gölgesinde büyük zararlar görüyor.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) eğitim sistemi üzerinden yıllar içinde elde ettiği tehlikeli nüfuz, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi ve yüzlerce Türk vatandaşının şehit düşmesine, Türk Ordusu'nun zaafa uğratılmasına, ülke ekonomisinin sarsılmasına sebep oldu. 

AKP iktidarı boyunca eğitimde liyakat ve bilimsel esaslar geri plana itilirken; dini motivasyonlu yapılarla imzalanan protokoller ve referanslı atamalar, sistemi temelinden çürüme noktasına getirdi. Özellikle kamu kaynaklarının belirli vakıf ve derneklere aktarılması, öğretmen istihdamından müfredat içeriklerine kadar birçok alanda etkisini gösteriyor.

Bu durum, eğitimde fırsat eşitliğini zedelediği gibi; Türk çocuklarının pedagojik gelişiminden toplumsal uyumuna kadar geniş bir yelpazede telafisi zor hasarlara yol açıyor. Uzmanlar, gelinen noktada eğitimin bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp, ideolojik ve ticari bir araç haline getirilmesinin "vahim sonuçlar" doğurmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

Bakan Tekin ve bağlı olduğu siyasetin, kamu kaynaklarıyla yürütülen eğitimi ideolojik bir kuluçka alanı haline getirmeye çabalamaktan vazgeçmesi, şeffaflık ve kamu denetimi ilkelerine uygun davranması gerektiği yönündeki çağrılar ise aralıksız devam ediyor.

yusuf tekin milli eğitim bakanı milli eğitim bakanlığı eğitim cihannüma derneği cihannüma ilim yayma cemiyeti ilim yayma vakfı