Haberler
Giriş Tarihi : 29-10-2020 22:42   Güncelleme : 29-10-2020 22:42

AB Bütçesini Az Bulan Fransız AP Milletvekili Açlık Grevine Başlıyor

Avrupa Parlamentosu'nun Sosyalist Partili milletvekili, AB'nin Çin virüsüyle mücadele bütçesini açlık grevine giderek protesto ediyor.

AB Bütçesini Az Bulan Fransız AP Milletvekili Açlık Grevine Başlıyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyalist Partili milletvekili Fransız Pierre Larrouturou, Avrupa Birliği'nin Çi virüsüyle mücadele bütçesinin iklim, sağlık ve araştırma politikaları için destekten yoksun olması nedeniyle açlık grevine gitme kararı aldı.

Larrouturou AB'nin büyük hedeflerini gerçekleştirebilmesi için büyük bütçeye ihtiyacı olduğunu söyledi. Fransa'daki "sarı yelekliler" göstlerinin sonrasında halkın vergilerden yana bıkkınlığının açıkça görüldüğünü belirten milletvekili, bu nedenle AB'nin mali işlem vergisi konusunu ciddiyetle ele alması gerektiğinin belirtti.

Larrouturou 2011 ylında Barroso'nun başkanlığındaki Avrupa Komisyonu tarafından kaleme alınan ve menkul kıymetler satışı üzerinden yüzde 0,1'lik vergi alınmasını talep eden yasanın "aşırı sol" olmadığını vurguladı ve "bu dünyanın sonu da değil" yorumunu ekledi.

Milletvekiline göre bu yasa kabul edilseydi, bu mali yılın sonu itibarıyla AB'nin bütçesine 50 milyar euro ek vergi elde edilebilecekti.

AB'nin biraz "garip" olduğunu belirten Larrouturou , ulusal bütçelerden farklı olarak AB'nin bütçesini her yedi yılda bir değerlendirmek durumunda olduğunu, bu nedenle mali işlem vergisi konusundaki mücadelenin şimdiden önümüzdeki yedi yıllık süre için verilmesi gerektiğini belirtti.

Larrouturou'ya göre AB liderleri Çin virüsyle mücadelenin kısa vadeli yansımasına dair iyi bir karar verse de AB bütçesi için temmuz ayında olabilecek "en "tutumlu" hali üzerinde anlaşmaya vardıkları için  rahatsız olduğunu ifade etti. Bu nedenle "vicdanı rahat biçimde" bu bütçeyi kabul edemeyeceğini söyleyen Larrouturou, açlık grevine gitme kararı aldığını duyurdu.

Larrouturou'nun açlık grevi AB'nin uzun vadeli bütçesi üzerinde Avrupa Konseyi ile AP içindeki çeşitli gruplar arasında anlaşmazlığın sürdüğü bir dönemde başlıyor. Parlamentoda bir grup bütçenin toplamda 39 milyar euro artırılmasını isterken, diğer grup AB'nin demokratik değerleri uyarınca hukukun üstünlüğüne saygı prensibinin izlendiğinin güvence altına alınmasını savunuyor.