Haberler
Giriş Tarihi : 01-04-2021 16:10   Güncelleme : 01-04-2021 16:43

AKP'li Vekile Dolandırıcılık ve Yağma Suçlaması: Bagajdaki Paraların Perde Arkası Belli Oldu

Bir otomobil bagajında balya balya para olan görüntüyle gündeme gelen AKP Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın kuzeni ve eski danışmanı Ömer Faruk Işık'ın ve AKP'li vekilin adı 36,2 milyon liralık bir dolandırıcılık iddiasıyla gündeme geldi.

AKP'li Vekile Dolandırıcılık ve Yağma Suçlaması: Bagajdaki Paraların Perde Arkası Belli Oldu

Bir otomobil bagajında balya balya para ile çekilen görüntüsüyle gündeme gelen AKP Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın kuzeni ve eski danışmanı Ömer Faruk Işık ve vekil Ahmet Aydın, 36,2 milyon liralık bir dolandırıcılık ve yağma suçuyla suçlandı.

Adıyamanlı iş insanı Sadık Gürsoy, milletvekili Ahmet Aydın ile eski danışmanı Ömer Faruk Işık'ın arasında bulunduğu 7 kişiyi "Milli Emlak'a ait 200 milyon TL değerindeki araziyi alma vaadiyle kendisini kandırıp yaklaşık 36,2 milyon TL dolandırmakla" itham etti. Konuyu savcılığa taşıyan Gürsoy, aynı gün Işık'ın da kendisini şikayet etmesi üzerine gözaltına alındı ve "silahlı yağma" suçundan tutuklandı. Savcılık Gürsoy hakkında dava açarken, milletvekili ve eski danışmanı aleyhindeki dolandırıcılık iddiasıyla ilgili ise adli bir işlem gerçekleşmedi.

DW Türkçe'nin aktardığına göre; söz konusu olaylar silsilesi, Adıyaman'da otomotiv, gıda, petrol ve otel işletmeciliği yapan 25 yaşındaki Sadık Gürsoy'un 7 Ocak 2021'de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na avukatları aracılığıyla yaptığı suç duyurusuyla başladı. Suç duyurusunda, AKP Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ve Aydın'ın kuzeni, aynı zamanda eski danışmanı olan Ömer Faruk Işık, diğer kuzeni Adıyaman Halk Bankası Merkez Şube Müdürü Mehmet Yunus Selçuk, eski AKP Milletvekili Fehmi Öztunç, oğlu Mesut Öztunç'un arasında bulunduğu 7 kişi "şüpheli" olarak aktarıldı.

Sadık Gürsoy, söz konusu isimleri "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yağma, senet yağması, nitelikli dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik, hürriyeti tahdit, hakaret ve tehdit" ile itham etti. Gürsoy, şüphelilerin kendisini "arsa alma vaadiyle kandırıp yaklaşık 36,2 milyon TL dolandırdıkları"nı da iddia etti.

Gürsoy, asıl değeri 200 milyon lira olan ve Gaziantep'te Milli Emlak'a ait bir araziyi, "7 milyon lira tapu masrafı ve 50 milyon lira rüşvet karşılığında alması için" Ömer Faruk Işık'ın kendisini ikna ettiğini iddia etti.

Savcılığa verilen dilekçede, 2020 Mayıs ayında Ömer Faruk Işık'ın Gürsoy'a "Sen benim kardeşimsin. Sana para kazandırmak istiyorum. 4 dönemdir danışmanım. Milletvekili Ahmet Aydın, benim teyzeoğlu, Cumhurbaşkanına yakın bir insan ve Cumhurbaşkanının manevi oğlu gibi biliyorsun. Adıyaman'da bugüne kadar iş adamlarına ne paralar kazandırdık, bunları da biliyorsun. Kardeşim sana da bir kıyağım olsun. Bunları hiçbir yerde paylaşma. Her ne kadar bizim telefonlarımız dinlense de biz devletiz biliyorsun. (…) Gaziantep'te Milli Emlak adına kayıtlı 33.5 metrekare 2.40 yoğunluğundaki yerin piyasa değeri 200 milyon TL. Fakat bunun en az 50 milyon TL gibi masrafı olacak. Bakanlıktan tapu kaydı işlemlerine kadar ihaleli ve doğrudan satış üzerine şerhsiz ipoteksiz şekilde senin adına tescil yaptıracağım. Toplam rüşvet rakamı olarak 50 milyon TL gider" şeklinde bir teklif yaptığı öne sürüldü.

Işık'ın, "Ahmet Aydın'ın sana selamı var, Sadık'a kıyağımız olsun" dediği söylenen dilekçeye göre, haziran ayında Ankara'ya giden Sadık Gürsoy, bu konu ile ilgili Ahmet Aydın ile de bir görüşme gerçekleştirdi.

Böyle Bir Tapu Yok

Süreç devam ederken, bir kısmını banka hesaplarından, bir kısmını ise borç alarak topladığı 36,2 milyon TL'yi çeşitli aralıklarla karşı tarafa verdiğini aktaran Gürsoy, yaptığı araştırmada kendisine gönderilen arazinin tapusunun sahte çıktığını, Milli Emlak'tan böyle bir tapu olmadığını öğrendiğini ifade etti.

Şüpheliler tarafından süreç boyunca söz konusu arsa üzerinde var olduğu belirtilen şerhlerin kaldırıldığına, arsanın doğrudan Gürsoy'a satışına engel kalmadığına ilişkin çeşitli sahte belgeler ile sahte tapu tahsis belgesi hazırlandığı iddia edildi.

Yazılana göre; Gürsoy, belgelerin sahte olduğunu fark etmesi üzerine şüphelilerden ödediği paraları geri vermelerini istedi. Dilekçede, şüpheliler Ömer Faruk Işık, Salih Azad Öncel ve Mesut Öztunç'un Ankara'daki bir otelde Gürsoy ile buluştukları ve Öztunç'un, Işık tarafından hazırlanan toplam 36.2 milyon lira değerindeki 6 ayrı senedi imzalayıp Gürsoy'a verdiği ve böylece şüphelilerin borcu kabul ettiği belirtildi.

Fakat imzalanan senetler gününde ödenmeyince, borçlarını ödeyemeyen ve işi batma noktasına gelen Gürsoy, elindeki belgelerin bir kısmının da şüpheliler tarafından zorla alındığını dilekçede dile getirdi.

Savcılığa Başvurdu Gözaltına Alındı

Sahte tapu ve satış belgeleri ile dolandırıldığını öne süren Gürsoy, savcılığa başvurduğu gün, eski danışman Işık'ın şikayeti üzerine gözaltına alındı. Işık'ın dilekçesinde, Gürsoy'un söz konusu senetleri silah zoruyla imzalattırıldığı söylendi.

10 Ocak'ta "Yağma, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlarından tutuklanan Gürsoy hakkında dava açıldı. Sadık Gürsoy hakkında 9 Mart'ta düzenlenen iddianamede, arsa vaadiyle Gürsoy'dan para aldığı öne sürülen Ömer Faruk Işık, eski AKP Milletvekili Fehmi Öztunç, oğlu Mesut Öztunç, Adıyaman Halk Bankası Merkez Şube Müdürü Mehmet Yunus Selçuk ve Salih Azad Öncel "müşteki" sıfatıyla yer aldı.

Savcılık makamının iddiasına göre; Gürsoy, söz konusu 36,2 milyon TL'lik parasını geri almak için, Ömer Faruk Işık'ın arasında bulundu 3 kişiye, Ankara'da bir otelde silah zoruyla 6 ayrı senet imzalamaları yönünde baskı yaptı.

Bagajdaki Paralar

Dava dosyasında, sosyal medyada yayılan ve bir arabanın bagajından çıkan balya balya paraların olayı da açığa kavuştu. Sadık Gürsoy, emniyetteki sorgusunda bu paraların, kendisi tarafından Işık'a daha önce verilen borç paranın iadesi sırasında çekildiğini ifade etti.

Gürsoy ifadesinde, "Görüntülerdeki şahıs Ömer Faruk Işık'tır. Işık, tapu meselelerinden önce zaman zaman benden borç para ister ben de elden verirdim. Görüntülerdeki paralar Işık'a daha önceden elden vermiş olduğum borca istinaden şahsın bana ödediği paradır. Yanlış hatırlamıyorsam burada 290 bin Euro var, o günün kuru ile 2 milyon 660 bin lira ediyordu. Hatta bu parayı daha sonra bana tapu meselelerinden olan borçlarından düşülmüş saydılar. Görüntüleri benim elemanım Mesut Koparal çekmiş" şeklinde konuştu.