Haberler
Giriş Tarihi : 09-06-2021 18:32   Güncelleme : 09-06-2021 18:32

Akşener Mecliste Pankart Açtı: Umarım TV'ler Yayını Kesmez

Partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener, Safranbolu'da esnafa verdiği sözü yerine getirerek Meclis'te pankart açtı.

Akşener Mecliste Pankart Açtı: Umarım TV'ler Yayını Kesmez

Meral Akşener, esnafa söz verdiği, “Açız, Açız, Açız. Lütfen bize sahip çıkın” yazılı pankartını Meclis'te açtı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM'deki grup toplantısına, geçtiğimiz hafta yaptığı Safranbolu ziyaretinde konuştuğu esnafın taşıdığı pankart ile kürsüye çıktı.

"Varsın İktidardakiler Rahatsız Olsun"

Akşener, Safranbolu ziyaretinde, bölge kıraathanecilerinin sıkıntılarını dinlemiş, esnafa “Bu konuyu yeniden gündeme getireceğim” sözünü vermişti. 

Akşener, bu ziyaretini de sosyal medya hesabından “Safranbolu’da 15 aydır toplam 110 bin lirayı bulan dükkân kirası için devletten sadece 4 bin lira destek alabilen kıraathane sahibi kardeşimi iyi dinleyin. Varsın iktidardakiler rahatsız olsunlar, milletimizin tüm dertlerini duyurmaya devam edeceğim...” sözleri ile paylaşmıştı. 

"Umarım"

Akşener, İYİ Parti grup toplantısında, Safranbolu Kıraathane esnafının , “Açız, açız, açız! Lütfen bize sahip çıkın” yazılı pankartını Meclis kürsüsünde açtı. Akşener, pankartı açarken, "Umarım televizyonlar yayını kesmez" dedi.

Akşener şu ifadeler, kullandı:

"Artık bu zihniyeti tanıyoruz. Bu vicdansızlığı biliyoruz. Milletin güvenini suistimal eden bu iktidarın Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi kalmadı. Geçtiğimiz hafta Karabük’teydim. Pazartesi günü ise Niğde’ye gittim.

Çiftçilerimizin, esnafımızın durumu perişan. Safranbolu’da lokantacı bir kardeşim, ‘Müşteri yok, biz nasıl geçineceğiz’ diyor. Kahveci kardeşlerim, ‘Açız’ diye pankart açtılar.

Yerel basınımızın, internet sitelerinin durumu perişan. Onlara söz verdim. Arkadaşlarımızın dertlerini çözeceğiz.

Benim şahsi olarak yerel basın mensuplarına büyük bir vefa borcum var. 1997’den itibaren, bugün olduğu gibi otoritere, vesayete, millete rağmen iş görmeye kalkışanlara itirazı olan Meral Akşener ve Akşener’in benzediği siyasilerin büyüklerimden bahsediyorum bize müthiş bir karartma uygulanmıştı.

Büyük medyanın, yaygın medyanın derin bir karartması ile karşılaşmıştır. Gittiğim her şehirde, gittiğim her ilçede yerel medya ile, onlarla irtibat kurarak onların desteği ile bir dönemi geçirdik. Kişisel olarak hem de bilgi olarak bu arkadaşlarımıza derin bir vefa borcum vardır.

Sayın Erdoğan; sen kafanı kuma gömmekte ısrar etsen de bu dertlerin hepsi gerçek. Notlarımızı alıyoruz. Çözümleri için çalışıyoruz.

Allah'ın izniyle ilk sandıkta seni gönderip, hepsiyle ilgileneceğiz. Ama bu sırada, sen sarayında sefa sürerken, milletimizin feryadı her geçen gün artıyor.

Hangi ile, hangi ilçeye gitsem vatandaş dertli. Zor şartlarda devletlerini yanlarında görmek istiyorlar, ama seslerini duyan yok.

Bu insanları, daha ne kadar duymamazlıktan geleceksin? Daha kaç iş yerinin, kepenk kapatmasını bekleyeceksin?

Milletimizin çilesine, daha ne kadar seyirci kalacaksın? Böyle bir yönetim anlayışı olabilir mi? Böyle bir umursamazlık olabilir mi? Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Yazıktır, günahtır."