Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 01-01-2021 13:38   Güncelleme : 01-01-2021 13:38

Altı Yıl Ermenilerin Elinde Esir Kalan Azerbaycanlılar İşkenceleri Anlattı

Ermenistan'ın 6 yıldan fazla esir tuttuğu Azerbaycanlı Dilgam Esgerov ve Şahbaz Guliyev, esaret yıllarında yaşadıklarını ve gördükleri işkenceleri anlattı.

Altı Yıl Ermenilerin Elinde Esir Kalan Azerbaycanlılar İşkenceleri Anlattı

Arkadaşları Hasan Hasanov'la 2014'te, doğup büyüdükleri köylerini görmek, akrabalarının mezarlarını ziyaret etmek için gittikleri Dağlık Karabağ'daki Kelbecer'de, Ermenilerce rehin alınan Dilgam Esgerov ve Şahbaz Guliyev, Azerbaycan ve Ermenistan arasında Rusya'nın arabuluculuğunda 10 Kasım'da imzalanan bildiri gereği 14 Aralık'ta serbest bırakıldı.

Esgerov, tek suçunun doğduğu Kelbecer'i, akrabalarının mezarını ziyaret etmek olduğunu, orada daha önce hiçbir Ermeninin yaşamadığını söyledi. Tutuklanmadan önceki yıllarda da Kelbecer'i ziyaret ettiğini anlatan Esgerov son seferinde Ermenistan askerlerince fark edildiğini, orada cesur arkadaşı Hasanov'un şehit edildiğini ifade etti. Esgerov, çıkarıldığı sözde mahkemede kendisine ömür boyu hapis cezası verildiğini ve Hankendi'deki hapishanede tutulduğunu belirtti.

Orada çeşitli işkenceler gördüğünü anlatan Esgerov, "Parmaklarımı kırdılar, kafama vurdular. Gün içerisinde sadece yarım saat hava almamıza izin veriliyordu. Tek kişilik hücrede kaldım. Fakat hiçbir zaman ümidimi kaybetmedim. Hem mahkemede hem de hapishanede hep dedim ki bir gün Azerbaycan askeri gelecek" dedi.

Guliyev de kendi topraklarına gittikleri için haksız yere hapis yattıklarını bildirdi. Esaret döneminde türlü işkenceler gördüklerini belirten Guliyev, "O hayat değildi. O yaşamak değildi. Cehennemi gördük geldik. Artık doğum günümü Bakü'ye döndüğüm 14 Aralık'ta kutlayacağım" dedi.

Savaşta hayatını kaybeden şehitlerin ruhları önünde eğildiğini, onların sayesinde bugün özgür olduğunu vurgulayan Guliyev, "Azerbaycan ordusu ilerledikçe Ermeniler ne yapacaklarını şaşırmıştı. Yüksek rütbeli subayları da hapishanede yaşamaya başlamıştı. Ora kale gibiydi. Can korkusu ile hapishanede saklanıyorlardı" diye konuştu.