Haberler
Giriş Tarihi : 04-05-2021 01:19   Güncelleme : 04-05-2021 01:19

AYM Başkanı Şakayla Karışık: İş Yükü Konusunda Tek Rakibimiz AİHM

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan AYM’nin önündeki iki büyük sorunu "iş yükü" ve mahkemelerin "objektif etkiyi uygulamaması" olarak açıkladı. AYM'ye yapılan bireysel başvurulardaki amacın, tek tek sivri sinekleri yok etmek değil de esasen onları üreten bataklığı kurutmak olduğunu söyledi.

AYM Başkanı Şakayla Karışık: İş Yükü Konusunda Tek Rakibimiz AİHM

ANKA Haber Ajansı'ndan Tamer Arda Erşin'in haberine göre Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, Türkiye’de bireysel başvurudaki iş yükünü Almanya ile karşılaştırarak Almanya’da 70 yılda 240 bin ve Türkiye’de de 9 yılda 312 binin üzerinde başvuru yapıldığını açıkladı. Arslan, mahkemelerin "objektif etkiyi uygulamaması" sonucunda iş yüklerinin arttığını ifade ederek "İş yükü konusunda bizim tek rakibimiz var. O da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi" dedi.

Anayasa Yargısı Araştırmaları Merkezi (AYAM), Global Hukuk Programları Direktörlüğü (IGUL/Bahçeşehir Üniversitesi), Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (CIFAL İstanbul/UNITAR) iş birliğinde "İnsan Hakları Yargısına Bakış" konulu bir çevrim içi program düzenlendi. Programda AYM Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Hâkimi Doç. Dr. Saadet Yüksel, Arizona Federal Bölge Mahkemesi Kıdemli Hakimi David G. Campbell konuşmacı olarak katıldı.

AYM Başkanı Arslan, Türkiye’de bireysel başvuru hakkının insan haklarının gelişimi açısından önemli bir adım olduğunu ifade ederek vatandaşların uyuşmazlıklarda "Gerekirse AYM’ye kadar gideceğim" dediğini aktardı. Arslan, AYM’nin önündeki iki büyük sorunu "iş yükü" ve mahkemelerin "objektif etkiyi uygulamaması" olarak açıkladı. Türkiye’deki iş yükü ile Almanya’daki iş yükünü karşılaştıran Arslan, Almanya’nın nüfus bakımından Türkiye’ye benzediğini de hatırlatarak Federal Almanya Anayasa Mahkemesi'nin iş yükü ve AYM'nin iş yükü arasındaki farkı şöyle açıkladı:

"Federal Almanya Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun başladığı 1951 yılından 2020 yılına kadar geçen 70 yıllık dönemde, bu mahkemeye toplam 240 bin civarında bireysel başvuru yapılmıştır. Türk Anayasa Mahkemesi’ne ise (bireysel başvurunun uygulamaya konulduğu tarih) 2012 yılından bu yana 312 binden fazla bireysel başvuru yapılmıştır. Buna göre Anayasa Mahkememize 9 yılda yapılan başvuru sayısı, Alman Anayasa Mahkemesi’ne 70 yılda yapılan başvurudan çok daha fazladır."

ESPRİ

Arslan, 2020'de Alman Anayasa Mahkemesi’ne 5 bin 200 bireysel başvuru yapılırken bu sayının Türkiye’de 40 binin üzerinde olduğuna dikkat çekti. Arslan, Almanya’da derdest başvuru sayısının 3 bin 200 dolaylarında olmasına karşın Türkiye’de 46 bine yaklaştığını bildirdi. "Zaman zaman yaptığım bir espri var. İş yükü konusunda bizim tek rakibimiz var. O da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)" ifadelerini kullanan Arslan, 47 ülkeden başvuru alan AİHM’in derdest dosyasının 64 bin dolaylarında olduğunu açıklayarak "Türk Anayasa Mahkemesi ile bu konuda yarıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii biz bu yarıştan memnun değiliz. İsteğimiz burada iş yükünün azalması" diye konuştu.

"AMAÇ BATAKLIĞI KURUTMAK"

Arslan, "sübjektif etki" olarak nitelendirilen bireysel başvurucunun zararının giderildiği dosyalardan yola çıkarak mahkemelerin "objektif etki" ile başka dosyalara emsal hak ihlali kararını uygulamadığını ifade etti. Arslan, bireysel başvurunun nihaî amacının ise bireylerin tek tek mağduriyetleri gidermek değil ihlal kararında tespit edilen ilkelerin benzer durumlara uygulanmasıyla söz konusu ihlale yol açan durumların ortadan kaldırılması olduğunu söyledi. Arslan, "Bireysel başvurudaki amaç, tek tek sivri sinekleri yok etmek değil onları üreten bataklığı kurutmaktır" dedi.