Haberler
Giriş Tarihi : 04-10-2021 14:40   Güncelleme : 04-10-2021 14:58

Ayşenur Arslan: Gündemi Artık Muhalefet Belirliyor

Halk TV yazarı Ayşenur Arslan, söylem üstünlüğünün muhalefete geçtiğini ve gündemi artık muhalefetin belirlediğini yazdı.

Ayşenur Arslan: Gündemi Artık Muhalefet Belirliyor

Halk TV'deki köşesinde "Bu kış çok zor geçecek" diyen Ayşenur Arslan, Erdoğan'ın dış politikadaki muhatapları artık oyalayamadığını, her bir aktörün Türkiye'den taleplerinin yerine getirilmesini beklediğini yazdı.

ABD, Rusya, Avrupa Birliği ve Arap Birliği karşısında Erdoğan'ın Türkiye'yi taşıyamadığını ve Soçi'de yapılan görüşmede neler konuşulduğunu dahi öğrenemediğimizi belirten Arslan, "Ancak, Rus medyası ve Erdoğan'ın cümlelerinin arasına sıkışan ayrıntılar sayesinde öğrenmiş kadar olduk. Putin, Suriye ve özellikle İdlib konusunda daha fazla tolerans gösterilmeyeceğinin işaretini verdi. Bir TC vatandaşı olarak utanç ve hüzün karışımı duygularla okuduğum 'Rusya'dan iki nükleer santral daha istedik..' açıklaması Soçi'de işin nerelere vardığını özetlemiyor muydu zaten! Sarın iki santral, bir de ikinci parti S 400.. Anlaşalım" dedi.

Erdoğan'ın Soçi dönüşünde yaptığı Biden ile Roma'da ya da Glasgow'da görüşüleceğine ilişkin açıklamaların "Biden müjdesi" niteliğinde olduğunu belirten Arslan, aynı süreçte Biden'ın Ankara'ya Büyükelçi olarak atamayı istediği Jeff Flake'in Türkiye'nin S-400 dahil Rus askeri mühimmatını alması halinde karşı karşıya kalacağı yaptırımları sıralayarak henüz ataması gerçekleşmeden Türkiye'yi tahdit etti. Flake'in konuşmasında Türkiye değil de doğrudan Erdoğan'ı hedef alması ve Türkiye'nin NATO için önemli olduğunu söylemesinin dikkat çektiğini kaydetti.

Gündemi Artık Muhalefet Belirliyor

Sabah yazarı Dilek Güngör'ün "İletişimde algı ve aktarma modelinde sıkıntı var. İletişim, algıyı yönetmek, davranış biçimleri oluşturmak ve hedefe ulaşmak için bir araç değil mi? O halde, kitlenin zihninde yer edecek, onların algısını etkileyecek faaliyetlerde bulunmak gerekmez mi? Ya da muhalefetin oluşturduğu algı insanlar tarafından gerçek olarak kabul edilmeden müdahale etmek? 

Maalesef, iktidar, bu kadar hizmete ve devasa projeye rağmen kendi tabanında dahi motivasyonu sağlayamıyor. Söylem üstünlüğü kuramıyor. Yaptıklarını tam olarak kitlelere anlatamıyor" sözlerini aktararak iktidarın her anlamda tükenmişlik sendromu yaşadığını belirten Arslan, şu ifadeleri kullandı:

"Hakikaten olmuyor. Son aylarda, Erdoğan ve kozmik ekibinin attığı her adım ters tepiyor. Gündemi artık muhalefet belirliyor. Belki de, 'artık Erdoğan ve ekibine laf anlatamadığı için' Saray'ın siyasi kampanya danışmanı İYİ Parti'ye transfer olmadı mı! Üstelik, Erdoğan'a 'veda etmediğini, sadece gidiyorum diye haber bıraktığını' söylemedi mi!

Ankara / Saray / medya çevresindeki gelişmeleri dikkatle takip edenler şunu görüyor: Yandaş ya da 'yakın' medya giderek Erdoğan'dan uzaklaşmaya başladı. Hatalar itiraf ediliyor, sıkıntılar dışa vuruluyor artık.
Erdoğan'ın yanında bu gidişle AKİT gazetesiyle, Atatürkçüleri asmak kesmek için sabırsızlanan Fatih Tezcan gibi fanatiklerden başka kimse kalmayacak.

Peki neden? Saray'da neler oluyor? Ya da neler olamıyor? Erdoğan Soçi'ye neden ilgili bakanlarını değil de, sadece MİT Başkanı Hakan Fidan, kara kutusu İbrahim Kalın ve "algı bükücü" Fahrettin Altun'u götürdü mesela? Ekibi / çevresi neden bu kadar daraldı?

Ayşenur Arslan'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız.