Haberler
Giriş Tarihi : 18-06-2021 15:31   Güncelleme : 18-06-2021 15:31

Babacan: Ülkenin İç Güvenliğini Sağlamakla Görevlendirdiğiniz Kişinin Bir Güvenlik Sorunu Olmasına Ses Çıkarmayacak mısınız

Ali Babacan, Erdoğan'a seslenerek "Ülkenin iç güvenliğini sağlamakla görevlendirdiğiniz kişinin bir güvenlik sorunu olmasına ses çıkarmayacak mısınız" dedi.

Babacan: Ülkenin İç Güvenliğini Sağlamakla Görevlendirdiğiniz Kişinin Bir Güvenlik Sorunu Olmasına Ses Çıkarmayacak mısınız

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Sedat Peker'in iddiaları ile gündemden düşmeyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu işaret ederek partili Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Ülkenin iç güvenliğini sağlamakla görevlendirdiğiniz bu kişinin bir güvenlik sorunu olmasına ses çıkarmayacak mısınız" sorusunu sordu.

Partisinin Isparta 1. Olağan Merkez İlçe Kongresi'nde konuşan Babacan, HDP'nin İzmir'deki binasına yapılan ve 1 kişinin hayatını kaybettiği saldırı ile ilgili konuşarak "Türkiye’yi, bir siyasi partinin il binasında gündüz gözüyle cinayet işlenen bir ülke haline getirdiler. Derhal siyasal şiddete karşı sağlam bir duruş ortaya koyun. Sizin naralarınızı çok duyduk. İsteyince yapabiliyorsunuz. Bir 'eyy' narası da şu mafyaya çeteye çekiverin, ne olur" ifadeleriyle iktidara yüklendi.

Babacan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"İddialara göre; suç örgütlerinin liderleri, siyasetçiler, bürokratlar, iş insanları ve medya mensupları arasında akla hayale sığmayacak bir düzen kurulmuş. Televizyonlarda sıkça görünen bir gazeteci, bir iş insanı ile adli makamlar arasında arabuluculuk yapmaya kalkmış. Devlet içi kliklerden söz ediliyor. Deniyor ki o gazeteci 10 milyon Euro istemiş.

Kokuşmuş suç örgütleriyle iç içe geçmiş olaylar kabineden bir ismin etrafında dönüyor dolaşıyor. İki kere canlı yayına çıktı. Adı geçen gazetecilerden birisi de karşısındaydı. Tüm halka kurulan kumpasa bakın. Soruyu soran da cevaplayan da iddiaların içerisinde. O gazetecinin yükünü çalıştığı medya grubu taşıyamadı. Gazeteci istifa etmek zorunda kaldı. Peki onunla ilgili iddiaların kaç katı iddiaların ortasında adı geçen o bakanın yükünü Sayın Cumhurbaşkanı nasıl çekiyor, ben anlamıyorum.

Sayın Erdoğan, siz bu yükü taşımaya devam edecek misiniz? Ülkenin iç güvenliğini sağlamakla görevlendirdiğiniz bu kişinin bir güvenlik sorunu olmasına ses çıkarmayacak mısınız? İnadınıza devam mı edeceksiniz yoksa dizinin devamında farklı şeyler olabilir diye mi harekete geçmiyorsunuz?

Sayın Erdoğan; siz içinde kliklerin, lobilerin olduğu bir devletin mi başkanısınız? Sizin yönetiminizde bakanlar, yargı mensupları veya bürokratlar devlet içinde çete faaliyeti mi gerçekleştiriyor? Sizin desteklemek için yapılan haberlerin finansmanı usulsüzlüklerle mi sağlanıyor? Sizi medyada bazı tetikçiler mi savunuyor? Sizin yönetiminizde kamu kaynakları iktidara yakın dar bir zümreye mi aktarılıyor? Bu sorularıma çıksın ‘hayır’ diye cevap versin. Cevap vermiyorsa, sükût ikrardan gelir. Bu soruları sadece DEVA Partisi adına sormuyorum, Sayın Erdoğan’ı destekleyen, oy veren aziz milletim adına da soruyorum.

Türkiye’yi, bir siyasi partinin il binasında gündüz gözüyle cinayet işlenen bir ülke haline getirdiler. Sayın Bahçeli’nin çabalarıyla mafyaya özel af çıkarılıyor. Siyasal şiddet her sokak başında karşımıza çıkıyor. Sayın Erdoğan’a çağrı yapıyorum. Derhal siyasal şiddete karşı sağlam bir duruş ortaya koyun. Sizin naralarınızı çok duyduk. İsteyince yapabiliyorsunuz. Bir ey narası da şu mafyaya çeteye çekiverin, ne olur?

Sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. Yıllarca üniversite kapılarında, adliye koridorlarında hak ve hukuk mücadelesi veren güzel ve temiz insanların oyuyla iktidara geldiniz. 3Y ile mücadele edeceğim diye geldiniz. Ama ülkemizi yine 3Y çukuruna, yoksulluk-yolsuzluk-yasaklar çukurunun içine düşürdünüz. Hukuk, medya, bürokrasi ve ne yazık ki koskoca devlet o çukura düştü.

Sözde ülke büyüyecekti, güçlenecekti. Türkiye büyümedi lakin Sayın Erdoğan’ın yanında kümelenen üç-beş zengin daha da büyüdü. İki gün önce dost ve kardeş ülke Azerbaycan’dan yayınlanan bazı görüntüler vardı. Yine malum şirketlerden bazılarının isimleri geçiyor. İbretlik görüntüler, ibretlik diyaloglar

Likiditenin uluslararası piyasalarda biraz sıkılaşacağı bir döneme doğru gidiyoruz. FED toplantısı ve Avrupa Merkez Bankası’ndan gelen sinyaller önümüzdeki dönemin para politikaları açısından faizin kademe kademe yükseltileceği bir dönem olarak görünüyor. Bu dönemde Türkiye’nin korunma mekanizmalarına ihtiyacı var. En önemli koruma mekanizması ülkenin merkez bankası rezervleridir. Nasıl hava savunma sistemiyle ilgili füzeler, savaş uçakları önemliyse, ülkenin ekonomik sisteminin savunmasında da merkez bankasının rezervleri en önemli kalkandır. Bunlar ne yaptı? 130 milyar dolarlık rezervi cayır cayır sattılar. Şu an rakam, yuvarlayarak söylüyorum, eksi 60 milyar dolar.

Türkiye’yi bu çukurdan en kısa sürede çıkartacağız. Varsın iktidar ortağının arka bahçesi olan suç örgütünün, çetelerin sözcüleri bizi tehdit etsin. Biz bu yola baş koyduk, yolumuzdan dönmeyeceğiz. DEVA hareketinin büyük değişime önderlik yapacağını biliyoruz. Aziz milletimizle birlikte, ülkemizi bir avuç çetenin, mafyanın ve suç örgütlerinin cirit attığı bir ülke olmaktan kurtaracağız"