Haberler
Giriş Tarihi : 23-09-2021 22:03   Güncelleme : 24-09-2021 14:17

Bahçeli'nin MHP'sinden İhraç Edilen Atila Kaya'dan Zehir Zemberek Bir Manifesto: Melih Gökçek'in Şeref Kattığı MHP'de Atila Kaya'ya Yer Yokmuş!

MHP'den ihraç edilen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Atila Kaya, manifesto niteliği taşıyan bir yazılı açıklama yayımladı.

Bahçeli'nin MHP'sinden İhraç Edilen Atila Kaya'dan Zehir Zemberek Bir Manifesto: Melih Gökçek'in Şeref Kattığı MHP'de Atila Kaya'ya Yer Yokmuş!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Disiplin Kurulu'nun (MDK) bugün aldığı kararla birlikte MHP'den 7 isim ihraç edilmişti.

Nazif Okumuş, Ahmet Malkan, Ali Şanalmış, Ali Baykan, Suat Başaran, Tahsin Eren ve Atilla Kaya'nın ihraç edildiğine ilişkin kararı duyuran MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Döneklik, vefasızlık, disiplinsizlik, ahlaksızlık, aylaklık, fitne ve tefrikaya meyyal olmak gibi kötü huylara malik kişiler partimizde ve teşkilatlarımızda asla barınamamışlardır" gibi ifadeleri de barındıran hakaretlerle  dolu bir açıklama yayımlamıştı.

Okuyucular Üzülmesin: Bozkurtlar Dirilecektir

İhraç kararının ardından resmi Twitter hesabı üzerinden 16 sayfalık manifesto niteliğinde bir açıklama yapan eski Ülkü Ocakları Başkanı ve MHP Milletvekili Atila Kaya, her bir sayfayı ayrı bir Twitter paylaşımı ile yayımladı. Kaya son paylaşımında ise Hüseyin Nihâl Atsız'ın efsane romanı "Bozkurtların Ölümü"nün son sayfasına yer verdi: "Okuyucular üzülmesin. Çünkü: Bozkurtlar dirilecektir."

Cumhur İttifakı'na ve Küçük Ortak MHP'ye Yaylım Ateşi

Kaya'nın manifesto niteliği taşıyan açıklamasını paylaşırken kullandığı ifadeler şu şekilde:

"MHP'den ihraç edilenin sadece ben olduğumu düşünen hata eder. MHP'den ihraç edilen; Türk milliyetçiliğinin, milliyetçiliği rabiacılığa ve millet egemenliğini tek adam sultasına dönüştürmek isteyenlere direnme azmidir.

Ne zamanki MHP'de sadece Ülkücülük olur; işte o zaman Ülkücülük de sadece MHP'de olur! Ben ülkümü asla yitirmedim; onu saraylarda arayanlar, yitirdiklerinin hâl beyanında olanlardır.

İhracın, bana ödetilen bedel, kalanlara gözdağı olarak düşünüldüğü açıktır; görüp de sussunlar, bilip de söylemesinler diye. Gözdağının etkisi kalanların tıynetine bağlıdır; varlığını Türk varlığına armağan edenler için ihraç, dişe dokunur bedel değildir.

Ben ülkücülüğümü parti üyeliği ile kazanmadım; idam aldığımda da hapis yattığımda da üye değildim. Bu halde 12 Eylül cuntasına boyun eğmedim. Şimdi, o cuntanın asmayıp beslediklerine boyun eğmedim diye üyeliğimi elimden alacaksanız; sizin olsun!

Milliyetçilik ve demokrasinin ikizliğine inanan biri, bu inancı; TBMM ve yargının devre dışı bırakıldığı, hak ve hürriyetlerin tek adamın insafına teslim edildiği bir düzenle uyuşturabiliyorsa, ona söylenecek söz yoktur! Darbeye direncimiz de böyle bir düzene isyan değil miydi?!

Bir de Erdoğan'ın ülkücülerin bulunduğu çizgiye geldiğini savunanlar var; neymiş o çizgi? Millî davanın Doğu Türkistan yerine Kudüs olması mı? İslamcıların bile gündemine Hamas'tan sonra giren Filistin hangi ara Türk illerinin yerine ikame edilir oldu?

Bekaya yönelik tehdidi dışarıdan bekleyenler bilmelidir ki; 'dış güçler', 'üst akıl' gibi kavramlarla örülü bir siyasi söylemle perdelenmeye çalışılsa da, AKP uygulamaları, beka meselesinin Türkiye'nin dışında olanlardan çok içinde olanlarla ilgili olduğunu göstermiştir.

Yandaşların toplamından 'Millet' olmayacağını en iyi milliyetçilerin bilmesi gerek. 'Millet' düşüncesine yabancı, mümin-kafir dikotomisiyle topluma yaklaşan bir zihniyetin ötekileştirmesi anlaşılır; milliyetçilerin toplumu bölmesi izah edilemez.

Eğer Türkçü iseniz, 'Türk Tipi Başkan' adayınız; Tonyukuk gibi devlet aklının timsali bir bilge, Bilge Kağan gibi 'Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye' ömrünü Türklüğe adayan bir lider, Tuğrul Bey gibi kılıcını din alanı ile siyaset alanının arasına koymuş bir Bey midir?

Siyasetinin temeli Türk milliyetçiliği olan ve bunu adında da taşıyan bir parti; siyasi ümmetçiliğin otoriter yönetimini savunan iktidarı desteklemeyi ve buna itiraz ettiğim için beni ihraç etmeyi ne tür bir milliyetçilik yorumuyla tevil edebileceğini düşünmektedir?!

İnanacak yaştadırlar diye, gencecik çocuklara 'hain' olduğumu mu söyleyecekler, söyletecekler? Makamla söyletilen veya parayla yazdırılan biri -sanki 'günaydın' dermiş rahatlığında- ömrünü ülkücülüğe adamış birine 'hain' derken ülkücü vicdanlar rahatsız olmayacak mı?

Ülkücülük de -milliyetçilik gibi- bir tercihtir ve her tercih gibi akıl, vicdan ve kişilik ile yapılır; bir tercih yapmakla da bunlar vestiyere asılmaz. Akıl, vicdan ve kişiliğinden vazgeçen ülkücü olamaz; ideallerin çıkarlara feda edildiği yerde de Ülkücülük olmaz!

Ülkücülük, Türk milliyetçiliğinin olduğu kadar idealizmin de temsilidir. Bugün hem Türk milliyetçiliği hem de idealizm tehdit altındadır. Bugünkü ülkücülük pratiği ve teşkilatları bir arada tutan yegane motivasyon -ne yazık ki- idealizmi söyleyip materyalizmi yaşamaktır.

Ülkücünün görevi; birilerinin koltuğunun değil, milletin hak ve özgürlüklerinin bekçiliğini yapmaktır. Her ülkücünün üzerinde olan ve hiç kimsenin iki dudağının arasında olmayan, ülkücülerin kaderi siyasi islamcıların ellerine teslim edilemez!

Ülkücülere biçilen rol; 'liderin bir bildiği vardır' sınırlarında koşulsuz itaat midir? 'Ben bilmem lider bilir' demek, davayı bilmemenin ikrarıdır. İnsan ne olduğunu bilmediği şeye inanıyor da değildir; sadece ona bağlı ortak bir maddî yaşam sürüyordur.

Belli değerleri yaşatmak için oluşturulan teşkilat, o değerleri savunanları ezen ve o değerleri ortadan kaldırmayı varlığını devam ettirmenin gereği gören bir güce dönüştürülmüştür. Bu, 'lidere sadakat' anlayışının, 'doktrine ters düşse bile' şartıyla uygulanmasının sonucudur.

Ülkücü Hareket'in kurucusu Başbuğ Türkeş, 'Bu Mücadelede ben düşersem bayrağı kapın, daha ileriye gidin; dönersem vurun!' demiştir; 'dönersem siz de benimle birlikte dönün' dememiştir! 9 Işık'la aydınlanamayanların bir ampülün ışığından aydınlık ummaları ne hazin!

'Bozkurtların Ölümü' Atsız'ın ölümsüz eserinin ilk cildiydi; neyse ki, okuru teskin için cildin sonuna not düşülmüştü: 'okuyucular üzülmesin çünkü Bozkurtlar dirilecektir!' diye..."

Manifesto Niteliğinde Bir Açıklama Yayımladı

 Kaya'nın paylaşımları ile birlikte yayımladığı 16 sayfalık manifesto niteliği taşıyan açıklaması ise şu şekilde:

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim