Haberler
Giriş Tarihi : 24-09-2021 10:35   Güncelleme : 24-09-2021 10:35

Baraj Altı Kalma Tehlikesi Yaşayan MHP Araştırma Şirketlerini Hedefe Koydu

Anketlerde baraj altı kalmaya başlayan MHP araştırma şirketlerine karşı harekete geçti.

Baraj Altı Kalma Tehlikesi Yaşayan MHP Araştırma Şirketlerini Hedefe Koydu

Kontrol altına alamadığı tüm unsurları yasa yaparak baskı altına almaya çalışan Cumhur İttifakı, olabilecek en kısa sürede Meclis'e getireceklerini belirttikleri sosyal medyaya sansür düzenlemesinin yanında araştırma şirketlerini de hedefe koydu.

Kamuoyu araştırması yapan şirketlerin oylar konusunda manipülasyon yaptığını kabul eden MHP, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi sonrasında tali komisyona gönderilmiş olan yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu'na getirilmesi konusundaki çalışmalarına hız verdi.

Söz konusu taslağın yasalaşması halinde araştırma şirketleri yaptıkları anketleri kimin için yaptıklarını, finansmanını nereden karşıladıklarını ve araştırma maliyetinin belgeleriyle birlikte açıklamak zorunda kalacak. Hazırlanan teklifte "Araştırmacı; veri toplama, analiz etme ve yayınlama dahil her aşamada doğru ve tarafsız olmakla yükümlüdür" ifadeleri yer alıyor.

Araştırma Şirketi Kurmak TÜİK İznine Bağlanacak

Bunun yanında araştırma şirketi kurmak için gerekli yeterliliği belirleyen kriterler TÜİK tarafından çıkarılacak olan yönetmelikle tayin edilecek. Ayrıca yapılan kamuoyu araştırmaları TÜİK tarafından denetlecek.

Bilimsel ve teknik özerklik ilkesine uymadığı TÜİK tarafından belirlenen şirketler "manipülasyon yaptığı" gerekçesiyle 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası ile karşı karşıya kalacak.

Düzenlemeyle ilgili DW Türkçe'ye açıklama yapan Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki "Bahsedilen her şey aslında ticari sır. Yani benim müşterim, kaç liraya yaptığım, nasıl yaptığım, bunların tamamı ticari sır. Dolayısıyla nasıl bir hukuki gerekçeyle bu belgeleri bir araştırma şirketinden açıklaması istenecek onu görmek lazım. Böyle çekincelerim ve bu işin nasıl işleyeceğine dair emin olamadığım alanlar var" dedi.

Manipülasyon ve doğru bilgiye kimin karar vereceğinin muğlak olduğunu belirten Selçuki, "Doğru bilgi nedir? Yani eğer ben bir siyasi partiyi yüzde 10 buluyorsam ve o siyasi parti asla kabul etmiyorsa yüzde 10 olduğunu. O siyasi partinin değerlendirmesi mi doğru bilgidir yoksa benim bulduğum mu doğru bilgidir? Diyelim ki ben yanlış ölçtüm. Yanlış ölçmek suç mudur yoksa ölçtüğünüzü farklı açıklamak mı suçtur? Manipülasyon dediğiniz; sizin manipülasyon iyi, karşısının manipülasyonu kötü şeklinde olacaksa o zaman hep gri alan geliyor akla. Bu tip konularda da gri alanlar ister istemez ifade özgürlüğünün ve medya özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açabilecek gibi endişeler doğuruyor" diye konuştu.