Haberler
Giriş Tarihi : 06-02-2021 11:35   Güncelleme : 06-02-2021 12:08

Boğaziçi Öğrencilerinden Erdoğan'a Açık Mektup: Siz Padişah Değilsiniz Biz de Tebaanız Değiliz

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi'nde yaşananlarla ilgili hedef göstermeye devam ederken Boğaziçili bir grup öğrenci Erdoğan'a açık mektup yayınladı.

Boğaziçi Öğrencilerinden Erdoğan'a Açık Mektup: Siz Padişah Değilsiniz Biz de Tebaanız Değiliz

Atanmış rektör Melih Bulu'ya karşı başlatılan protestolar neticesinde AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın birçok kez hedef gösterdiği Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tepkilerine devam ediyor. Bugün, Boğaziçili bir grup öğrenci Erdoğan'a açık mektup yayınladı. "Günlerdir bizleri aracı kanallarla hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına Açık Mektubumuzdur" başlığıyla yayınlanan mektupta "Siz padişah değilsiniz biz de tebaanız değiliz" ifadesi dikkat çekti. 

Sosyal medya hesaplarından yayınlanan metinde "Konunun asıl sorumlusunun siz olduğunuzu anlayıp yanıt vermeniz sevindirici. Bugüne kadar bizimle TÜRGEV aracılığıyla el altından görüşmeler talep ettiniz. Şimdi de bizimle basın aracılığıyla tartışmaya çalışıyorsunuz. Biz aracıları sevmiyoruz, doğrudan ve herkese açık bir şekilde konuşmayı tercih ediyoruz. Umarız siz de böyle devam edersiniz" diyerek konu doğrudan Erdoğan'a taşınıyor. Protestoların nedenlerine de değinilen mektupta "Üniversitemize öğrencileri ve öğretim üyelerini hiçe sayarak bir kayyum atadınız. Yaptığınız yasal mı? Evet her fırsatta tekrar ettiğiniz gibi yasal ama meşru değil. Üstüne üstlük, bir Cuma günü bir gece yarısı kararıyla daha; hocası, öğrencisi ve tüm kurumu sindirmek adına fakülteler açıyor, dekanlar atıyorsunuz. Üniversitemizi kendi siyasi militanlarınızla doldurma çabanız, içine düştüğünüz siyasi krizin göstergesidir. Krizinizin mağdur ettikleri günden güne büyüyor" ifadeleri kullanıldı. 

Erdoğan'ın "Yürekleri yetse beni de istifaya çağıracaklar" demesi üzerine başlayan polemiğe de yer verilen mektupta konuyla ilgili  "Yürekleri yetiyorsa diye başlayan bir cümle kurmuşsunuz. Cumhurbaşkanını istifaya çağırmak bir anayasal hak mıdır? EVET! O halde bir anayasal hakkı kullanmak ne zamandan bir cesaret sorunu oldu? Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz. Ama madem yürek demişsiniz kısaca ona da cevap verelim. Bizim hiçbir dokunulmazlığımız yok! Sizse 19 senedir bir dokunulmazlık zırhının altında esip gürlüyorsunuz. İçişleri Bakanı dini hassasiyetleri kaşıyan yalanlar söylüyor. Biz kendimize otosansür uygulamayacağımızı söylüyoruz. LGBTİ+ arkadaşlarımıza sapkın diyorsunuz, biz LGBTİ+ haklan insan haklarıdır diyoruz. Parti üyeleriniz Soma'da madencileri tekmeliyor. Biz işçilerin yanında eylemli bir şekilde saf tuttuk, tutacağız. Kendi atadığınız rektörü okulda tutacak gücünüz olmadığı için, yeni kurulacak fakültelerle, şişirme kadrolarla ayakta tutmaya çalışmak da pek yüreklice bir tutum olmasa gerek. Bu nedenle yürek konusunda söylediklerinizi ciddiye almıyoruz" açıklaması yapıldı. 

Mektup, "Biz farkındayız ki ne Boğaziçi üniversitesi Türkiye'nin en önemli kurumu ne de Melih Bulu'nun kayyum olarak başımıza gelmesi Türkiye'nin en önemli sorunudur. İstifanız talebine gelince, biz sizi bu mesele nedeniyle istifaya çağırmayız. NİYE Mİ? Siz istifa edecek olsanız, Hrant Dink katledildiğinde istifa ederdiniz! Soma'da 301 madenci katledildiğinde istifa ederdiniz! Roboski'de 34 Kürt öldürüldüğünde istifa ederdiniz! Çorlu'daki tren kazasından sonra istifa ederdiniz! Başta KHK'lar olmak üzere, işsiz bıraktığınız ya da iş bulamayan binlerce vatandaşın geçim derdini görüp istifa ederdiniz! O zaman halkı yoksulluğa mahkum eden ekonomi politikalarınız içinden çıkılmaz hale gelince damadınızı kurban etmek yerine sorumluluğu üstlenirdiniz. Örnekler çoğaltılabilir fakat siz hiç istifa etmediniz. Sizin tabirinizle yürekli olmak yerine safça kandırılan olarak görünmeyi tercih ettiniz. Şimdi sizi niye istifaya çağıralım? Biz Melih Bulu o koltukta oturduğu sürece protestomuzu boyutlandırarak sürdüreceğiz. Bu konuda gerekeni yapıp yapmamak ise sizin bileceğiniz iştir. Biz demokratik hak ve özgürlükleri gasp edilenlerin yanındayız! Bu topraklarda ezilenleri meydanlardan, kürsülerden bağırıp tehdit ederek hedef göstererek susturamayacağınızı anlamanız dileğiyle" ifadeleriyle son buluyor.