Portreler
Giriş Tarihi : 11-08-2020 14:58   Güncelleme : 22-10-2020 16:47

Büyük Şairi Kazak'ın: Abay Kunanbay

Kazak Türklüğünün en önemli milli sembollerinden biri olan Abay Kunanbay, 1845 yılında Semey’de dünyaya gelmiştir

Büyük Şairi Kazak'ın: Abay Kunanbay

Kazak Türklüğünün en önemli milli sembollerinden biri olan Abay Kunanbay, 1845 yılında Semey’de dünyaya gelmiştir. Gerçek adı İbrahim olan büyük şair, eserlerinin çoğunu Kazak dilinde yaratmıştır.

10 yaşında başladığı medrese eğitimi vesilesiyle Doğu klasikleriyle tanışmış; Fuzuli, Ali Şir Nevai, Hafız-ı Şirazi, Sadi-yi Şirazi gibi büyük şairlerin şiirlerini okuma fırsatı bulmuştur. Aynı yıllarda aruzla kaleme alınmış aşk şiirleri de onun ilk eserlerini meydana getirmiştir. Daha sonra işgal altındaki topraklarda giderek yaygınlaşan Rus mahalle mekteplerinden birine giderek Rusça öğrenmeye başlamıştır. Fakat on üç yaşında babasının hacca gitmesi nedeniyle eğitim hayatı erken bitmiştir. Varlıklı ve nüfuzlu bir insan olan babası Kunanbay Öskenbayev’in yokluğunda boyunun idaresini üstlenmiştir. Yeni konumu sayesinde halkını daha yakından tanıma fırsatı bulduğu gibi yönetimdeki adaletsizliklere de ilk kez bu kadar yakından şahit olmuştur. Bu dönemde şiirleriyle adaletsizliği tenkit etmiş, bu yolla babasının dahi yanlışlarını eserlerine konu etmiştir. Fakat Kazak soylularının hakir gördüğü şairlik, onun savaştığı yönetim tarzını yenmesine imkan tanımamıştır. Bu nedenle şiirlerini uzun süre takma adlarla kaleme almıştır.

Önemli Rusça eserler de yaratan Abay, yabancı dilini Çarlık’ın Semey’e sürgüne gönderdiği Rus aydınlarından ve Saint Petersburg’daki askeri mektepte öğrenim gören kardeşi Halilolla Öskenbayev’in vesilesiyle geliştirmiştir. Rus edebiyatını tanıması ona yeni ufuklar kazandırmıştır. Puşkin’in Yevgeni Onegin’in büyük bir bölümünü Kazakçaya kazandırmıştır. Yine Rus şiirinin önemli simalarından Lermontov’un da hem kendi şiirlerini hem çevirilerini Kazakçaya çevirmiştir. Bu esnada artık kendi adıyla şiirler de kaleme almaya başlayan Abay, Kazak halkını uyandırmak adına büyük çaba sarf etmiştir.

Abay’ın çabaları genç yaşlarında adını saklamaya mecbur bırakan şartları tersine çevirmiştir. Halkın büyük güven duyduğu bir insan olarak ön plana çıkan Abay’ı görmek için çeşitli yerlerden Türkler Semey’e gelmeye başlamıştır. İşgal altındaki topraklarda toplumsal olarak geri kalan Kazak halkının gelişimi için dertlenen Abay, bu kaygısını şiirlerine konu etmesinin yanı sıra aynı kaygıyı paylaşan birçok Kazak şairinin de yetişmesine katkı sağlamıştır.

1904 yılında oğlu Magaviya’nın vefatından sadece 40 gün sonra hayata veda eden Abay, kardeşi Ospan’ın kabrinin yanına defnedilmiştir.

Kazak yazılı edebiyatının kurucularının başında kabul edilen Kazak’ın büyük şairi aynı zamanda şiire de biçim ve içerik yönünden büyük yenilikler getirmiştir. “Kara ölen” ve “jır” şeklinde iki biçimde eser verilen Kazak şiirine getirdiği çeşitlilikle on yedi değişik şekil daha kazandırmıştır. Sade bir dil kullanan Abay, daima Türkçenin zenginliklerinden istifade etmeyi tercih etmiş ve yabancı sözcükler kullanmaktan kaçınmıştır. Şiirler ve manzum hikayelerine ek olarak kendi şiirlerinin bir kısmını besteleyerek Kazak halk müziği için de önemli eserler vermiştir.

Doğumunun 150. yıldönümü olan 1995 yılı UNESCO tarafından Abay yılı ilan edilmiştir. 2020 ise TÜRKSOY tarafından Abay Kunanbayev yılı ilan edilmiştir. Bugün Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’da Abay’ın büyük bir heykeli mevcuttur. Yine Kazak para birimi Tengenin ikinci büyük parasında da Abay’ın fotoğrafı vardır. Eserleri neredeyse her Türk şive ve lehçesi ile birçok yabancı dile çevrilerek ölümsüzleştirilmiştir.