Haberler
Giriş Tarihi : 29-09-2021 17:49   Güncelleme : 29-09-2021 18:09

CHP'li Kaya: HDP'yi Yok Saymak 6 Milyon İnsanı Yok Saymak Demektir

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya gündeme dair açıklamalarda bulundu.

CHP'li Kaya: HDP'yi Yok Saymak 6 Milyon İnsanı Yok Saymak Demektir

Yıldırım Kaya, gündemdeki Kürt sorununda muhattaplık tartışmasıyla ilgiligili, "Muhatap 6 milyon oy verenlerdir, onlar muhatabı belirlediyse bize meşru, gayri meşru olduğunu tartışma düşmez. 6 milyon kişi muhatabım HDP demiş, biz bunu kabul etmek zorundayız" şeklinde konuştu.

Mezopotamya Ajansı'na açıklamalarda bulunan Yıldırım Kaya, CHP'nin Kürt sorununa dair söylediklerinin yeni olmadığını, politikanın sıcaklığını ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söyledikleriyle daha canlı tartışmaya başlandığını belirtti.

"Ülkenin Temel Sorunu Demokrasiden Uzaklaşmış Olmasıdır"

Kaya, Kılıçdaroğlu'nun, 2013 yılında Kürt sorununa dair çok somut çözüm önerileri ve bakışlar dile getirdiğini vurguluyarak, "Bugün söylediklerini aslında o dönem de söylemişti. Geldiğimiz noktada AKP’nin 20 yıllık iktidarında Türkiye’de bir demokrasi sorunu yaşanıyor. Bunun yaşanmasının temel nedeni hak, hukuk ve adaletin herkes için eşit uygulanmamasıdır. Kürtler için daha fazla ayrımcılık, eşitsizlik var. Bir ülkede demokrasi yoksa o ülkede yaşayan halkların kendi temel sorunlarını çözüm olanağı da yok demektir. Ülkenin temel sorunu aslında demokrasinden uzaklaşmış olması. Demokrasiden uzaklaşınca ülkede yaşayan 84 milyon kişiye has meslek sorunları ve etnik sorunlar ortaya çıkmasına neden olur. Çok geniş bir nüfusa sahip olan Kürtler ciddi sorunlar yaşıyor" dedi.

"Kürt Sorununn İlacı Demokrasi, İnsan Hakları, Evrensel ve Bağımsız Yargıdır"

Kaya ifadelerine şu şekilde devam etti:

"Kürt sorununun ilacı demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk ve bağımsız yargıdır. Adaletin Diyarbakır ve Ankara’da ayrı uygulandığı bir süreçte Kürt sorununu çözmek mümkün değildir. AK Parti 2002 yılında iktidara geldiğinde ‘Kürt sorunu var, biz çözeriz’ dedi. Ancak bu sorunu çözmekten uzak kaldığını çok net gördük. Şunu da görmek lazım; insanların seçilme ve seçme hakkı özgürlüğü var. Seçimden bahsediyoruz. Halk Diyarbakır, Hakkari, Van, Şırnak, Mardin’de muhtarını, belediye başkanını, milletvekilini seçiyor fakat devlet beğenmiyor. 

Neden seçilmesine izin verdin ya da neden görevden aldın. Bunu niye yaptın? Seçilen milletvekilini alıp cezaevine atıyorsun, seçilen belediye başkanının yerine kayyım atıyorsun. Yıllar geçiyor yapılan yargılamalarda ceza alan bir milletvekili, bir belediye başkanı yok ama onun yerine kayyım atıyorsunuz. Bu temel sorunlardan biri. Bunun çözülmesi gerekiyor. Bunun çözülmesi için parlamentonun bu konuyu 84 milyon kişinin gözleri önünde tüm açıklığıyla tartışması gerekiyor. Bizim olmazsa olmaz dediğimiz ilke budur. 84 milyon insan, neyi tartıştığımızı, neden tartıştığımızı ve çözüm önerilerini bilmezse bu sorunlara yabancılaşır ve kutuplaşma olur. Toplumun kutuplaşmasının önüne geçmek için parlamento da konuşulan sorunların tüm çıplaklığıyla konuşulması gerekiyor. Her partinin bu konuda görüşü neyse açık açık söylemesi gerekiyor. Mesela kayyım siyasetine nasıl bakıyor siyasi partiler? CHP kayyım siyasetini reddettiğini açık açık söyledi. Diyarbakır’da ayrı, Ankara’da ayrı bir uygulama olamaz."

"Demokratik Bir Ortam Sağlanmalı"

Kaya, AKP'nin 81 ilde OHAL inşa ettiğinin altını çizerek, "Tankların, panzerlerin sokak ortasında dolaştığı ve altında çocukların ezildiği şehirler varsa ve bu bir gerçekse o zaman sizin kulaklarınız sağır, gözleriniz kördür. Burada bir Kürt sorunu vardır, bu sorun Şırnak'ta Hakkari’de yaşanıyor, Ankara, Nevşehir’de yaşanmıyorsa iller arasında ciddi bir ayrım var demektir. İller arasındaki ayrımı açığa çıkarmak gerekir. Neden bu sorun tartışılıyor, diyebilmek lazım. Bu sorun tartışılırken öyle bir zemin olmalı ki demokratik kitle örgütleri, STK, Kürt vatandaşlarımız ve kanaat önderleri düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli. Düşüncelerini söylediklerinde ise bir gün sonrasında cezaevine atılmayacaklarının garantisi verilmesi gerekir. Bunun içinde demokratik bir ortam sağlanmalı, demokratik bir ortam sağlandıktan sonra Kürtlerin ne istediğini onlara sormalıyız. Hangi sorun çözülecek diye soruyoruz. Bunu Kürtler kendileri anlatacak ve bunu özgürce konuşacak. Onların temsilcileri olan partiler, demokratik kitle örgütleri, dernek temsilcileri ve kanaat önderleri hiçbir kaygı ve korkuya kapılmadan düşüncelerini özgürce söyleyebilmeli. Bunlar söylendikten sonra biz parlamentoda daha gerçekçi bir tartışma yürütebiliriz." açıklamasında bulundu.

"Dokulmazlıklar Konusunda İlkesel Olarak Bakmak Lazım"

Kaya, CHP'nin HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yol açan maddeyi Meclis'te onaylaması hakkındaki soruya, "Daha bu konular gündemde yokken CHP Genel Merkezi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tüm milletvekili adaylarımızdan kürsü dokunulmazlığı hariç, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda noterden belge aldı. Hala siyaseten şunu savunuyoruz; kürsü dokunulmazlığı hariç tüm dokunulmazlıkların kaldırılması gerek. Parça parça, kişiye özel dokunulmazlıkların kaldırılması değil. O dönem CHP’den 21-22 milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullandı. Referanduma gidilmesinin önüne geçildi. Eğer CHP oy kullanmasaydı referanduma gidilecekti, referanduma gidildiğinde ise seçmenin duruşuna bakmak lazım. Bir tarafta AKP, MHP diğer tarafta CHP ve HDP. O dönemde seçmen dağılımına bakıldığı zaman yüzde 60 oranında dokunulmazlıkların kalkacağı aşikardı. Bu yaşandığında sahada özgür propaganda yapamayan HDP’nin büyük sorunlar yaşayacağını görmemiz lazım. Dokunulmazlıklar konusuna ilkesel bakmak lazım. Yanlış anlaşılmasın sonuçları daha beter olurdu, noktasında söylemiyorum. Biz siyasi bir söylemin dokunulmazlık zırhına ihtiyaç duymadan özgürce söylenmesi gerektiğini savunuyoruz" şeklinde cevap verdi.

"HDP’yi Yok Saymak 6 Milyon İnsanı Yok Saymak Demektir"

AKP'nin sorunu çözmek yerine kambur haline getirdiğine değinen Yıldırım Kaya, muhataplık tartışmasıyla ilgili olarak, "HDP’yi muhatap almıyor, yok sayıyor. HDP’yi yok saymak 6 milyon insanı yok saymak demektir. HDP meşru bir partidir. Eğer siz HDP’yi parlamentoda ve sokakta yok sayarsanız, bu sorunu çözemezsiniz. İktidar olduğumuzda Kürtlere ne istediklerini soracağız. Nasıl yaparsak sizin yaşamış olduğunuz sorunları çözeriz, diye soracağız. Sorunun çözümüne ilişkin muhatap HDP’dir. HDP’yi muhatap görmeden, ne konuşsak sorun çözülmez. Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk kurulduğunda Mustafa Kemal Atatürk döneminde Kürt milletvekilleri var mıydı, vardı. Kimlikleriyle Kürtleri temsilen gelmişlerdi. Kürtler, Cumhuriyetin kurucu unsurudur. 1921 Anayasası bugün uygulanırsa zaten sorun çözülür. Osmanlı’da da bir birliktelik söz konusuydu. Şimdi AKP Genel Başkanı Erdoğan çıkıyor ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor, MHP’de bir zamanlar ‘Kürt yoktur’ diyordu" şeklide konuştu.

"6 Milyon Kişi İşin Muhatabı HDP Demiş"

İşin muhatabının Kürtlerin kendileri olduğunu vurgulayan Kaya, "Kitle örgütleri, dernekleri, kanaat önderleri var. Bu insanlar bu sorunu bizzat yaşayanlar. Bu sorunu yaşayanları dinlemek, çözüm yolunu bulmak gerekir. Onlar bize iki kez HDP’nin Diyarbakır adayını seçiyorum dediler, reddedildi. Milletvekili seçmiş o da reddedilmiş. Sandık konulmuş, o da iradesini ortaya koymuş, onun iradesini tanımak zorundasın. Onun iradesi meşru bir iradedir. Biz ne kadar meşru isek, Diyarbakır, Van, Mardin belediye başkanları da meşrudur. Onu da halk seçti, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı da halk seçti. Nevşehir’de belediye başkanı görevden alınıyor, yerine belediye meclisinden biri seçiliyor ama Van’da bu uygulanmıyor. Bu nasıl çifte standart? Bu çifte standart sorunun çözümünü kronik hale getiriyor. Bu sefer muhatap tartışması başlıyor. Muhatap bunları seçenlerdir, muhatap 6 milyon oy verenlerdir, onlar muhatabı belirlediyse bize meşru, gayri meşru olduğunu tartışma düşmez. 6 milyon kişi muhatabım HDP demiş, biz bunu kabul etmek zorundayız" dedi.

"Demokrasi Ağırlıklı Bir Metindi"

Kaya, HDP'nin açıkladığı 11 maddelik deklarasyonla ilgili olarak, "Demokrasi ağırlıklı bir metindi. Türkiye'de 3’üncü cephe olarak demokrasi cephesini kuracaklarını ilan ettiler. Seçimlere bir demokrasi cephesi oluşturarak gidecekleri, millet ve cumhuriyet ittifakı dışında bir demokrasi ittifakını kuracakları ekseninde bir metindi. Kadınlarla birlikte yürüyeceklerini ilan ettiler. Cumhurbaşkanı seçimleri içinde isim değil ilkeleri işaret ettiler. Tek adam diktasına karşı demokrasiyi savunacaklarını dile getirdiler. En önemli yanı demokratik bir parlamenter sistem vurgusuydu. Kendi çizdikleri hatta yolları açık olsun. Bizim bu kararlara saygı duymaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok. Demokrasiyi önceleyen her partiye saygımız sonsuz. Çünkü biz de demokrasi istiyoruz. Demokrasi isteyen herkes elbet bir gün aynı yolda buluşur"  değerlendirmesinde bulundu.