Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 02-10-2020 18:04   Güncelleme : 02-10-2020 18:04

Çin '1 Ekim Ulusal Bayramı'nda 103 Ülkede Protesto Edildi

Hong Kong, İç Moğolistan, Tibet ve işgal altındaki Doğu Türkistan'da sayısız insan hakları ihlallerine imza atan Çin Halk Cumhuriyeti, 1 Ekim Ulusal Bayramı'nda diaspora mensupları ve insan hakları aktivistleri tarafından 103 ülkede protesto edildi.

Çin '1 Ekim Ulusal Bayramı'nda 103 Ülkede Protesto Edildi

Çin Halk Cumhuriyeti'nde 'Ulusal Bayram' olarak kutlanan 1 Ekim gününde işgalci devlet, 103 ülkede protesto edildi. Sistematik bir soykırıma maruz kalan Doğu Türkistan Türklerinin yanı sıra yine sayısız insan hakları ihlalleriyle boğuşan Tibet, İç Moğolistan ve Hong Kong diasporalarının mensupları da çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen bu protestolara katılım sağladı. Onlarca ülkede gerçekleştirilen eylemlerde Doğu Türkistan'daki soykırımın durdurulması ve işgale son verilmesi talep edildi. 

ABD'deki protestolara katılan Senatörler ve toprakları Çin işgalinde olan milletlerin temsilcileri birer konuşma yaptı. Doğu Türkistan'daki toplama kamplarında tutulan insanların hayatlarını yansıtan eylemlere sahne olan protesto gösterilerinde esir edilen Türklere giydirilen tek tip kıyafetleri giyinen insanlar bulundu.

ABD'deki protesto gösterisinin katılımcılarından Uygur Hareketi Başkanı Rushan Abbas'ın konuşması şöyle oldu: 

"Uygurlar! İsmimiz sadece kulaklarınıza değil, aynı zamanda kalbinize de işlesin. Halkımız yok edilmektedir. Bu barbar ve diktatör rejimin işlediği suçların çok sayıda tanıkları vardır. Bu suçlar: Zorla evlilik, toplu tecavüz, anne karnındaki bebeklerin zorla aldırılması, zorla kısırlaştırma, tutuklama, işkence, çocuk kaçırma, kölelik, beyin yıkama, doktrinlerin zorla dikte ettirilmesi, organ kaçakçılığı, yakma, yok etme. Kısaca soykırım. Dünya artık bizim çığlıklarımızı daha uzun süre göz ardı edemez ve ötelemeyi göze alamaz. Yine de uluslararası toplum, BM İnsan Hakları Konseyi’nde katilin kendisini yargılamasına izin vermiş görünüyor. Çin, kanlı parasını kullanarak BM’yi sessiz kalması için kullanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Amerikan Basketbol Ligi (NBA) ve Hollywood’un sesini kesmiştir. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ni susturmuştur. Akademik enstitüleri konuşamaz hale getirmiştir. Fakat biz artık daha fazla sessiz kalamayız. Sessizlik sizi kurtaramayacaktır. İş birliği de asla yardım etmeyecektir.
 
Milyonlarca Uygur artık özgür olmalıdır. Benim kız kardeşim Dr. Gulshan Abbas artık özgür olmalı. Çin Komünist Partisi bizim acılarımız karşısında sessiz kalmamızı mı istiyor? Çin rejimi, aptalca kendi şeytani yollarına sarılıyor. Kendi kendilerini nasıl savunabiliyorlar? Savunamazlar. Adalet bir gün gelecek ve gerçek, her zaman galip olacaktır. Çin ismi harap olmuştur ve bu utanç binlerce nesil boyunca silinmeyecektir. Bizim talebimiz bütün dünyanın zalim Çin rejimi ile aynı safta yer alıp tarihin utanç sayfasında yer almamasıdır. Dünyanın vicdanı bugün bir sınavdan geçmektedir.
 
Zalimleri mahkûm edecek olan sözlerimiz bizim silahlarımızdır. Çin rejimi ve Xi Jinping’in en çok korktukları şey, bizi harekete geçiren düşünceler ve kelimelerdir: “Çin’e diren”! Burada dünyaya seslenmek istiyorum, harekete geçmezsek bugünkü Uygurların kaderi tüm dünyanın kaderi olacaktır. İnsanlığın ruhunu korumak için bu zalim canavara karış bir araya gelmemiz lazım.
"