Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 07-04-2021 10:16   Güncelleme : 07-04-2021 12:04

Çin, Doğu Türkistan'da Eski Yönetici 2 Uygur Türkünü İdam Cezasına Çarptırdı

Çin'in sözde "Şincan Hükümeti", resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada Uygur Türkü 2 eski yöneticinin idama mahkum edildiği açıklandı.

Çin, Doğu Türkistan'da Eski Yönetici 2 Uygur Türkünü İdam Cezasına Çarptırdı

Çin'in haksız işgali altındaki Doğu Türkistan'da kurduğu sözde "Şincan Hükümeti", resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamayla, Sincan Eğitim Departmanı eski yöneticisi Sattar Savut ve Sincan Adalet Departmanı eski Başkanı Şirzat Bavudun hakkında "ülkeyi bölme" suçu işledikleri gerekçesiyle 2 yıl ertelemeli olarak idam cezası verildiğini açıkladı.

Sincan Yüksek Halk Mahkemesi Başkan Yardımcısı Wang Langtao düzenlediği basın toplantısında Şirzat Bavudun'un Pekin yönetimine karşı "bir terör örgütüyle beraber komplo kurduğu, rüşvet aldığı ve ayrılıkçı faaliyetler yürüttüğüne" yönelik iddialar öne sürerken -ülkedeki tüm yayın organları gibi- Çin Komünist Partisi'ne bağlı yayın "Xinhua" haber ajansı, Bavudun'un BM'nin de terör örgütü olarak tanıdığı Doğu Türkistan İslami Hareketi'nin bir mensubuyla 2003 yılında görüştüğü ve birlikte hareket ettiğini, ayrıca Bavudun'un kızının düğününde "yasadığı dini etkinlikler gerçekleştirildiğini" yazdı.

Doğu Türkistan İslami Hareketi, ABD'nin Afganistan'ı işgali öncesinde Çin'in işgali onaylamasının ön şartı olarak öne sürülmüş, ABD Birleşmiş Milletler'in DTİH'yi terör örgütü olarak tanımasını sağlamış ve buna karşılık da Çin Afganistan'a ABD müdahalesine sessiz kalmıştı. Sonrasındaki süreçte DTİH, Çin tarafından Batı'da yükselen İslamofobi'nin Uygur meselesine karşı kullanışlı bir manivelaya dönüştü.

Sincan Eğitim Departmanı yöneticisi Sattar Savut'un ise "etnik ayrılıkçı tavır takınmak, şiddet ve terör eylemlerinde bulunmak, Uygur Türkçesiyle ve dini yayınlar bulundurmak ve rüşvet almak" gibi suçlamalarla idama mahkum edildiği bildirildi. Mahkeme, bahsi geçen "aşırı dini yayınların" Urumçi'de 2009 yılında çıkan isyanın ana sebeplerinden olduğunu açıkladı. Halbuki işgalci Çin idaresinin en sıradan ilmihal kitaplarını dahi "aşırı" olarak değerlendirdiği ve bu kitapları bulunduran Uygur Türklerini toplama kamplarına kapatarak buralarda zorla ve ücretsiz olarak çalıştırdığı biliniyor.

Önceki yıllarda işgal idaresini meşrulaştırmak için Uygur Türklerini hükümet bünyesinde vazifelendirmek gibi bir strateji izleyen Çin Komünist Partisi, Çın Çuenguo'nun (Chen Quanguo) Doğu Türkistan'daki sözde Şincan Komünist Partisi Sekreterliği'ne tayiniyle birlikte soykırım politikası izlemeye başladı. Birleşmiş Milletler'in terör örgütü olarak tanıdığı Doğu Türkistan İslami Hareketi'ni bir manivela olarak kullanan Pekin yönetimi, Uygur Türk kültürüne ve İslam inancına dair her şeyi "aşırı dincilik" olarak değerlendiriyor. Doğu Türkistan'da Türk kadınlarına zorla yaptırılan "sabah egzersizlerinde" söyletilen marşlarda "birden fazla çocuğumuz varsa aşırı dindarızdır" gibi ifadeler dahi, Çin yönetiminin Uygur Türklerine dair işine gelmeyen ilgili ilgisiz her şeyi "dini aşırılık" olarak gösterdiğinin kanıtlarından.