Haberler
Giriş Tarihi : 10-09-2020 21:08   Güncelleme : 10-09-2020 21:34

Çin'den Gelen Taleple Türkiye'deki Doğu Türkistan Haberlerine Erişim Engeli!

Dünyanın birçok yerinde Çin'in Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalleri ve sistematik işkenceleri konuşulurken Türkiye'de ise Doğu Türkistan haberlerine erişim engeli getiriliyor.

Çin'den Gelen Taleple Türkiye'deki Doğu Türkistan Haberlerine Erişim Engeli!

Çin'in, Doğu Türkistan ve Hong Kong gibi birçok bölgede insan haklarını ihlal etmesi dünyada sıkça tartışılıyor. Pek çok ülke, Çin'in bu tavrından dolayı Çin şirketleriyle olan anlaşmalarını bozuyor ve yaptırımlar uyguluyor. Türkiye'de ise hükümet ve medyanın büyük bir kısmı bu insanlık ihlalleri karşısında sessiz kalıyor. 

Aykırı'nın haberine göre, Türkiye Çin'den gelen taleple Doğu Türkistan haberlerine erişim engeli getirmeye başladı.

Çin Büyükelçiliği, Türk mahkemelerine başvurarak istediği kararları çıkartmaya başladı.

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde yüksek lisans yapan ve Türkiye'de yaşayan Meryem Sultan isimli Uygur Türk'ü, Çin Büyükelçiliği tarafından susturulmak isteniyor.

Annesi Doğu Türkistan'daki kamplara alındı ve yıllardır haber  alınamıyor. Meryem Sultan, Independent Türkçe'ye röportaj verdi. 21 Nisan 2020 tarihinde tarihinde "Türkiye’de yaşayan Meryem Sultan anlatıyor: Doğu Türkistan’daki ailem ile görüşmem engelleniyor, 4 yılda iki kez konuşabildik" başlığıyla yayınlanan röportaja erişim yasağı getirildi. 

Çin Büyükelçiliği, Meryem Sultan'ın annesine ulaşamadığını ve Doğu Türkistan'a gidemediğini anlattığı röportaja erişim yasağı talep etti. Ankara 1.Sulh Ceza Hakimliği, Büyükelçiliğin talebini yerinde bularak haber erişim yasağı getirdi.

Habere tıklandığında erişim engeli görülüyor.

Bu utanç verici kararla ilgili tweet atan Meryem Sultan, "Çinliler annemin toplama kampına alındığıyla ilgili Independent Türkçe'ye verdiğim röportaja erişim yasağı koydurmuş" ifadeleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

Erişim engeli gelen röporatajdan bir bölüm:

Birkaç ay sonra ilk defa toplama kamplarının haberi çıktı. Bu kampların varlığından Doğu Türkistan'da olup bu kamplara alınan ancak sonra Kazakistan hükümetinin girişimleriyle serbest kalan ve Çin dışına çıkan Kazakistan vatandaşlarının anlatımları sayesinde haberdar olduk. Bu tarihten itibaren yurt dışında akrabası olan, yurt dışı ile para alışverişi olan, Uygur tarihini kültürünü araştıran herkesi ‘İkiyüzlü’ ilan edip toplama kamplarına almaya başlamışlar.


Doğu Türkistan’da olup kendisini tanıyan herkesin bir anda telefonda kendisini engellediğini öne süren Sultan, şu iddialarda bulundu: Ailem, akrabalarım dışında arkadaşlarım bile engelledi. Sadece bir arkadaşım vardı. O bana bir şey yazacağı zaman beni ekliyor, yazdıktan sonra yine engelliyordu.  Ancak 2018’den itibaren o da beni tamamen engelledi bir daha ulaşamadım. Meryem, annesiyle yaptığı görüntülü telefon konuşmasının bir kısmını kaydetmeyi başarmış. Konuşmada zaman zaman ağlayan annesi kızına iyi olduğunu ve dönmesini söylüyor.

Meryem Sultan, bu arada sosyal medyada konuyla ilgili paylaşımlar yapmaya, tepkisini dile getirmeye başladı.
Ailesiyle iki yılı aşkın bir süre görüşemeyen Sultan’ın telefonu 2019 yazında tanımadığı bir numara tarafından arandı. Sultan, ondan sonrasıyla ilgili iddialarını şöyle sürdürdü:
Tanımadığım muhtemelen polis olduğunu düşündüğüm biri beni aradı ve İngilizce olarak annemle görüştüreceğini söyledi.
Derken birkaç gün sonra aynı numaradan bu sefer görüntülü olarak arandığımda karşımda annem ve kardeşim vardı. Bir evdeydiler ama bizim ev değildi. Annem taşındıklarını söyledi. Saçlarını kesmiş, yaşlanmış, gergin bir haldeydi. Muhtemelen beni arayan polis olduğunu düşündüğüm kişi de oradaydı ve onları gözlemliyordu. Annem bir anne gibi, iki yıldır görmediği kızıyla konuşur gibi konuşmuyordu. Telefonda beni ilk arayan kişi görüntülerde yoktu ama muhtemelen aynı ortamdaydı ve konuşmayı izliyordu. Annem gözetlenir gibi kontrollü konuşuyordu. Bana iyi olduklarını, orayla alakalı paylaşımlar yapmamamı söylüyor, devleti övüyor, bir an önce dönmemi tavsiye ediyordu. Ben de dönmeyeceğimi dönenlerin tutuklandığını söyleyince’bu sefer “Sakın öyle şeyler söyleme’ dedi. Konuşurken ara ara ağlıyordu. Ona toplama kampına girip girmediklerini sorduğumda hiç öyle bir yere girmedik’ dedi.

O arada kısa ses kayıtları ve görüntüler almayı başardım. Zaten görüşmede çok uzun sürmedi. Sonra o numara da engelledi.


Bu konuşmadan bir ay sonra anneannesinin bir toplama kampında öldüğünü Doğu Türkistan’daki güvenilir bir kaynaktan duyduğunu öne süren Sultan, “Bilgi eşi yabancı olduğu için kamptan bırakılan bir Uygur’dan aldım” dedi.

2019’un Ağustos ayında bu sefer de küçük kardeşinin kendisini aradığını söyleyen Sultan, bundan sonrasını şöyle anlattı:

Görüşmek istediklerini söyledi. Aradığında yine görüntüde annemle kardeşim vardı. Aynı evdeydiler. Yine gergindiler. Aynı şeyleri söylediler. Kendilerine toplama kampına girip girmediklerini sorduğumda asla öyle bir yere girmediklerini söylediler. Sonra kardeşim yine engelledi. O günden beri hiç konuşamadım yani neredeyse 4 yıl içinde ailem ile iki kere görüşebildim.
 

Konuyla ilgili Türkiye’deki Çin elçiliğine başvurduğunu ancak konu hakkında haberdar olmadıkları cevabını aldığını söyleyen Sultan, Türk makamları nezdinde yaptığı girişimlerden de sonuç çıkmadığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
Bizim amacımız Türkiye ile Çin’in ilişkilerini bozmak veya iki ülke arasında sorun olmak değil. Türkiye’yi zor durumda bırakmak asla istemeyiz. Ancak gerçeklerin de duyulmasını ve gizlenmemesini istiyoruz. Diplomatik olarak yapılacak bir şey olmadığını anlayınca kendimi orada olanların aydınlatılmasını adadım. Sadece benim ailem değil oradaki milyonlarca insanın çektiği eziyeti duyurayım dedim. İnsanların yakınlarını kaçırıp onlarla korkutmaya çalışıyorlar.