Haberler
Giriş Tarihi : 14-09-2020 09:45   Güncelleme : 14-09-2020 09:45

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a Covid-19 Eleştirisi: Sorumsuzluk, Aymazlık

Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, İstanbul'daki bazı tedbirlerin AKP'nin lansmanı için cumartesiden pazartesiye ertelendiğini söyleyerek iktidara "Cumhurbaşkanı her konuşmasında halkı tedbirlere uymaya çağıracak ama kendisi ve partisi bu çağrılardan ve tedbirlerden azade olacak. İşte bunların devlet yönetim anlayışı budur" ifadeleriyle tepki gösterdi.

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a Covid-19 Eleştirisi: Sorumsuzluk, Aymazlık

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Manisa İl Kongresi'nde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle yeni normal adı verilen düzenin iflas ettiği Türkiye'nin Çin Virüsü ile mücadelesi üzerinden iktidara sert eleştiriler getirdi.

Parti olarak aldıkları bir tedbir kapsamında telekonferans yöntemiyle Kongre'ye katılım sağlamayı tercih eden Davutoğlu, AKP lideri Tayyip Erdoğan'ın Giresun'da sebep olduğu görüntülere göndermede bulunarak "Biz sağlık bakanının birinci dalganın ikinci pikini yaşıyoruz dediği günlerde Giresun'da çevre illerden gelen vatandaşlarımızla birlikte miting yapan iktidar yetkilileri gibi sorumsuz davranamazdık" diye konuştu.

AK Parti'ye 100 Bin Üye Programı Tepkisi: Sorumsuzluk, Aymazlık

AK Parti'nin İstanbul'da gerçekleştirdiği "100 bin yeni üye" programına işaret eden Davutoğlu, "İstanbul'da salgın ile ilgili alınan bazı kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanması AK Parti'nin bir lansman programı dolayısıyla cumartesiden pazartesiye ertelendi. Bu nasıl bir sorumsuzluk, bu nasıl bir aymazlıktır. Cumhurbaşkanı her konuşmasında halkı tedbirlere uymaya çağıracak ama kendisi ve partisi bu çağrılardan ve tedbirlerden azade olacak. İşte bunların devlet yönetim anlayışı budur. Kurallar herkesi bağlar ama onları bağlamaz" ifadelerini kullandı.

''Her akşam düzmece rakamlar açıklanıyor''

Çin Virüsü ile mücadelede ciddi bir yönetim zaafı olduğunu savunan Gelecek Partisi lideri, "İktidarın Koronavirüsle mücadelede konusundaki lakaytlığını, ciddiyetsizliğini görüyorsunuz. Uzunca bir süredir, her akşam düzmece bazı rakamlar açıklamaktan başka koronavirüsle ilgili hiçbir gündemleri yok. İllere yönelik, sektörlere yönelik hiçbir ayrıt edici politikaları yok.Hiçbir önlem almadıkları gibi milletimizin kendi önlemini almasını sağlayacak gerçek rakamların verilmemesi dolayısıyla ülkemizin durumunun ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz" şeklinde konuştu.

''Sağlık Çalışanları Tükenme Noktasında''

Hastanelerde yer kalmadığı için hastaların evlerine gönderildiğini, izolasyon diye bir uygulamanın kalmadığını belirten Davutoğlu, "Pandemi hastanesi diye açılan hastaneler verimli çalışmıyor. Birçok özel hastane Covid hastası kabul etmiyor. Çünkü ekonomik olarak kurumlarını olumsuz etkiliyor. Hastalar oradan oraya savruluyorlar. Büyük özveri ile çalışan sağlık çalışanları pskolojik olarak tükenme noktasına geldi. Bu, sağlık sisteminin çöküşünün ilanıdır. Sayın Bakan tüm bunlara karşın sessiz kalmayı tercih ediyor. Aslında konunun uzmanı olarak ne söyleyeceğini muhtemelen biliyor ama söyleyemiyor. Çünkü biliyor ki, üst makamların tek derdi hangi rakamı açıklarsak zaten çamura saplanmış ekonomi daha da batağa sürüklenmez" dedi.

''Onlar Doğu Türkistanlı Kardeşlerimiz İçin Ağızlarını Bile Açmayacaklar, Biz Çin Zulmünü Lanetleyeceğiz''

Davutoğlu'nun hedefinde ekonomi yönetimi de vardı. Türkiye'nin cari açık, bütçe açığı ve tasarruf açığının dışında demokrasi ve liyakat açığı verdiğini de söyleyen Davutoğlu şöyle konuştu:

"Hemen her pozisyona, milletin cebinden maaşları ödenen akrabalar, yandaşlar, seçilmiş şanslı kişiler, liyakatsizler doldurulmuş durumda. Ülkenin kredi notunu 25 yıl önceki seviyenin altına düşürenler hala ‘Biz yerli ve milli bir politika uyguluyoruz' diyebilecekler mi hiç utanmadan? TÜİK'in dün yayınladığı rapora göre ülkemizde işsizlik oranı yüzde 13,4'e yükselmiş.  Biz Mayıs 2016'da bu ekonomiyi tek haneli işsizlik, tek haneli enflasyon ve tek haneli faizle devrettik. Dört yıl gibi kısa bir sürede ekonomimiz küçüldükçe küçüldü, faizler arttıkça arttı, enflasyon kontrolden çıktıkça çıktı; hepsinden önemlisi işsizlik tam anlamıyla bir felakete dönüştü.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı son 15 yılda ortalama yüzde 10,3 iken aynı oran Haziran 2020 döneminde yüzde 14,3 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkmış,

İş aramaktan vazgeçen ve istihdamda görünüp işbaşında olmayan vatandaşlarımızı da dahil ederek oluşturulan geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30'un üzerine yerleşmiş, gençlerimizin umudu tükendi. Gençlerimizin neredeyse 3'te 1'i ne eğitimde ne istihdamda yer almış, İşte Cumhurbaşkanının deyimiyle 'şahlanan', damadı ekonomi bakanının deyimiyle 'güçlenen' ekonomimiz! Yüzde 30 geniş işsizlik, bir o kadar da genç işsizliği!

Onlar iftira kampanyaları yapacak, biz ahlak kampanyaları yapacağız. Onlar kara propaganda yapacaklar, biz dürüstlüğü yücelteceğiz. Onlar Trump'ın hakaretlerine susacaklar biz Trump'ın ağzının payını vereceğiz. Onlar milletimizi ÖTV zamlarıyla Fransız arabalarına mahkum edecekler, biz Macron'un ağzının payını vereceğiz. Onlar Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için ağızlarını bile açmayacaklar, biz Çin zulmünü lanetleyeceğiz."