Haberler
Giriş Tarihi : 18-01-2021 15:34   Güncelleme : 18-01-2021 15:34

Dışişleri Anayasa'daki Laiklik İlkesini Unuttu! İslam'ı Devlet Dini İlan Etti

Yunanistan Başpiskoposu'nun İslam karşıtı açıklamalarına dair Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen kınama açıklamasında İslam dini 'yüce dinimiz', 'kutsal dinimiz' gibi ifadelerle anıldı.

Dışişleri Anayasa'daki Laiklik İlkesini Unuttu! İslam'ı Devlet Dini İlan Etti

Yunanistan Başpiskoposu Ieronimos'un katıldığı bir televizyon programında İslam dini ile alakalı yaptığı yorumlar Türkiye'de büyük tepki toplarken söz konusu açıklamalara hükumetin de sessiz kalmaması dikkat çekti.

'İslam'ın bir din olmadığı' ve 'Müslümanların savaş yanlısı olduğu' yönündeki görüşlerini savunan Ieronimos, "İslam'ın özelliği bu, Muhammed'in öğretileri de bunu söylüyor" diye konuşmuştu.

Yunanistan'ın aksine laik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün dinlere eşit mesafede yaklaşması beklenirken Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen açıklamada tam tersi bir tavır sergilendi. Bakanlık açıklamasında İslam dininden 'yüce dinimiz' diye bahsedilirken Ieronimos'un sözleri için de 'kutsal dinimize dil uzatılması esef vericidir' dendi.

Dışişleri'nden gelen açıklamanın tam metni şöyle:

"Atina ve tüm Yunanistan Başpiskoposu Ieronimos'un bir televizyon kanalına verdiği mülakatta sarf ettiği, İslam dinine ilişkin haddini bilmez ifadelerini şiddetle kınıyoruz.

Yüce dinimiz İslam, farklı din ve medeniyetlerin birarada yaşamasını temin eden bir hoşgörü anlayışını ve merhameti temel alan bir barış dinidir.

Tüm dünyanın içinden geçmekte olduğu küresel salgın koşullarında, herkesin karşılıklı saygı ve hoşgörü ortamının geliştirilmesi yönünde çaba harcaması gerekirken kutsal dinimize dil uzatılması esef vericidir.

Barışa hizmet etmesi gereken din adamlarının bu tür mesnetsiz ifadelerle toplumlara nifak tohumları ekmeleri ibret vericidir.

Başpiskopos’un toplumu İslam’a karşı düşmanlık ve şiddete sevk etmekte olan bu kışkırtıcı ifadeleri, aynı zamanda İslamofobi’nin ulaştığı korkutucu seviyeyi de göstermektedir.

Avrupa’da artan ırkçılık, İslam ve yabancı düşmanlığının müsebbibi de esasen bu tür habis fikirlerdir.

İstikşafi görüşmelerin ön hazırlıklarının yapıldığı bir dönemde böyle bir açıklamanın yapılmış olması da ayrıca manidardır ve süreci baltalamaya yönelik talihsiz bir adım mahiyetindedir."