Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 22-10-2020 23:14   Güncelleme : 22-10-2020 23:14

Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları İhlallerinin Bir Diğer Boyutu: Modern Kölelik - Zorunlu Çalışma

İşgal altında tuttuğu Doğu Türkistan'da sistematik bir soykırım gerçekleştiren Çin'in bölge Türklüğüne karşı gerçekleştirdiği insan hakları ihlalleri zincirinin bir halkası olan zorla çalıştırma sorununa ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Doğu Türkistan'daki İnsan Hakları İhlallerinin Bir Diğer Boyutu: Modern Kölelik - Zorunlu Çalışma

Çin Halk Cumhuriyeti, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan'da asimilasyon ve entegrasyon politikaları adı altında sistematik bir soykırım gerçekleştirmeye devam ediyor. Toplama kampları, zorunlu yatılı eğitim, zorunlu kısırlaştırma gibi uygulamaların yanı sıra işgalcilerin başvurduğu bir nevi 'modern kölelik' sistemi gibi çalışan zorunlu çalıştırma politikası da bu sistematik soykırımın başlıca ayaklarından biri olarak ön plana çıkıyor.

Daha önce Çin aleyhinde açıklama yaptıktan sonra kaybolan Miradil Hasan isimli bir Doğu Türkistan Türkü, Aksu'daki Huafu Tekstil Fabrikasının yerel yönetimle işbirliğine girerek toplama kamplarındaki tutukluları zorla çalıştırdığını söylemişti. Araştırmalar, fabrikanın toplama kamplarından getirilen 20.000'den fazla işçisi olduğunu ortaya çıkardı.

Uzun süredir haber alınamayan Miradil Hasan söz konusu açıklamasında, Çinliler tarafından işletilen Huafu Tekstil Fabrikasında Uygur gençlerinin çok düşük ücretle çalışmaya zorlandığını, fabrikanın belirli çıkarlar için yerel yönetimle ortaklık kurduğunu ve kamptaki tutukluları zorla çalıştırılmak üzere fabrikalara götürdüğünü dile getirmişti. Aksu'nun Uçturpan ilçesindeki ilgili yetkililer bu konu hakkında bilgi vermeyi reddediyor.

2011 yılında kurulan olaya konu Huafu Tekstil Şirketinin Doğu Türkistan’ın Aksu şehrinde 12 tane fabrikası bulunuyor. Şirketin Shenzen ofisinin iletişim numarası arandığında yanıt veren personel ise şirketin genel durumu hakkında bilgi istendiğinde Zhejiang ve Shenzhen ofislerinde esas olarak idari ve satış hizmetinden sorumlu 100'den fazla çalışanı olduğu, Aksu şubesinde ise ağırlıklı olarak tekstil hammaddeleri ve ekipmanları üreten 30 binden fazla çalışan bulunduğu bilgisini veriyor. Diaspora temsilcilerinin iletişime geçtiği personel, gelen soru üzerine Shenzhen ve Zheijang şubelerinde Uygur işçi bulunmadığını, Uygurların sadece Aksu'daki fabrikalarda işçi olarak çalıştığını kaydetti. Bu işçilerin büyük çoğunluğunun toplama kamplarından getirildiğini kabul eden şirket personeli, sayının da 20 bini aşkın olduğunu söyledi.

Toplama kamplarından getirilen Uygur işçilerin hangi koşullarda, ne kadar ücret karşılığında çalıştırıldığı gibi sorulara ise yanıt vermeyen personel, diaspora temsilcileri olduğunu bilmediği arayan kişileri detaylı bilgi için şirketin Zheijang'daki genel merkezine yönlendirdi. Bunun üzerine iletişime geçilen Genel Merkez'deki üst düzey yönetici ise bu konuda bilgi verilemeyeceğini belirtti.

Yine aynı şirketin bir fabrikasında Aksulu bir kızın zorla çalıştırıldığı yönünde iddialar da mevcuttu. Yerel polis memurları tarafından da teyit edilen bilgi, Hanzohra Saidahmet ve Arzugul Samet adlı iki kızın toplama kamplarından tahliye edilip bir gün sonra çalıştırılmak üzere fabrikaya zorla götürüldüğü yönünde.

Hem son aylarda gündemde giderek daha fazla yer işgal etmeye başlayan zorla çalıştırma sorununa hem de ÇKP'nin imza attığı diğer insan hakları ihlallerine dair BM başta olmak üzere uluslararası örgütlerin nasıl adımlar atacağı ise merak konusu.