Haberler
Giriş Tarihi : 11-02-2021 16:12   Güncelleme : 11-02-2021 16:37

Erdoğan'ın 'Ananı da Al Git' Dediği Çiftçi 15 Yıl Sonra Konuştu: Başıma Gelmeyen Kalmadı

Erdoğan'ın 15 yıl önce "ananı da al git" dediği çiftçi 15 yıl sonra ilk kez konuştu.

Erdoğan'ın 'Ananı da Al Git' Dediği Çiftçi 15 Yıl Sonra Konuştu: Başıma Gelmeyen Kalmadı

Partili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 15 yıl önce Başbakan iken "Çiftçinin hali ne olacak? Anamız ağladı" diyen bir çiftçiye verdiği "Ananı da al git" yanıtı o dönem gündemi fazlasıyla meşgul etmişti. 15 yıl sonra konuyla ilgili konuşan çiftçi Mustafa Kemal Öncel "Başıma gelmeyen kalmadı, ekmeğimle oynadılar" dedi. 

Öncel, geçtiğimiz 15 yıl boyunca  10'u aşkın dava açıldığını bu konudaki hukuksal mücadelesinin ise halen daha devam ettiğini söyledi. Söz konusu olaydan sonra kendisiyle kasıtlı olarak uğraşıldığını belirten Öncel, "Benim hayatımı mahvettiler. O tartışmanın ardından ve Tayyip Erdoğan'ın bana hakaretlerinden sonra özür dilettirildim. Özür dilettirildiğim halde başıma gelmeyen kalmadı. Bir televizyon kanalında canlı yayına bağlandığında ‘Onun anasının ellerinden öpüyorum' dediği halde başıma gelmeyen kalmadı, ekmeğimle oynadılar. İşçiyi ve tüccarı bahçeme göndermediler. AKP'nin yapmış olduğu şeyler bunlar. Sonra devlet bünyesinde vücut bulmuş AKP'liler yüzünden hayatım mahvoldu. Başkasının işlediği bir suçtan mütevellit adli tıplara gönderildim. Akıllı mı deli mi diye. Düzmece raporlarla siyasi bir karar bağlamında deli raporları verildi, tımarhanelere atıldım. Tımarhane sonrasında şizofren teşhisi konularak zorla taburcu ettiler. Her mahkeme ayrı ayrı gönderince, hakkımda birkaç defa dava açtılar başkalarının işlediği suçlardan açılan davalar bunlar" şeklinde konuştu. 

Bana Savunma Hakkı Bile Vermediler

Gittiği mahkemelerde hakimin kendisine savunma hakkı dahi vermediğini öne süren Öncel  "Hakkımda 10'u geçen dava var. Bir davaya girdim mesela Cumhurbaşkanına hakaret suçundan. Davaya bakan hakim bana savunma hakkı vermedi. ‘Sus çık dışarı' dedi. Kendi uydurmaca savunma yazdı. Bunu hiç unutamam. Hakaret etmediğim halde ‘Hakaret etti' denilerek dava açıldı, ceza verilecekti. O anda da adli tıp olayları devreye girdi. ‘Bu adam akıllı mı deli mi?' düşüncesiyle rapora gönderildim. Birinde 32 gün, ikincisinde 3 gün yatırdılar. Üçüncü defa gittiğimde doktorun biri ‘Biz bu günaha imza atmayacağız' dedi. Ve ben ilaç kullandırılmadım, tedavi edilip akıllı raporu verildi. Mahkeme inanmadı, bu kez İstanbul'daki hastanelere de gönderdiler. Oradan da sağlam raporu alınca, davalar ard arda açıldı. Halen hakaret davalarıyla ilgili davalar temyizde, kesinleşmedi" ifadelerini kullandı. 

Erdoğan Her Mersin'e Geldiğinde Beni Gözaltına Alıyolar

15 yıl önce çiftçinin durumunun bir hayli zor olduğunu, bu duruma dikkat çekmek için Erdoğan'a anlatmak istediğini vurgulayan çiftçi Öncel, o anı ise şöyle anlattı:

"Ben çiftçiydim. 3 yıl malımızı satamadık. Yerlere döküldü. O kadar emek verdik masraflar ettik. Bunu gören yoktu ama ben o eylemden iki ay önce Tarım Bakanına Silifke’de bu durumları anlatmıştım. Ancak, Tarım Bakanı bunları devletteki hiyerarşik düzende liyakatin olmadığı bir yerde ulaştırmamış. Buraya geldiğinde artık sıkıntılar boğazıma kadar gelmişti. Zarar, zarar, zarar. ‘Bu çiftçinin hali ne olacak' diye sordurduğumda hem kendimi hem bütün çiftçileri kapsayan bir söylemdi bu. Ama yalnızlık beni bu noktalara getirdi. Ben bir ok gönderdim, ‘hedef bulsun' dedim. Ama ok döndü beni buldu… Basamak yaptılar.

Emniyet müdürü, vekil, savcı başsavcı oldu, bürokratlar böyle yaptı. Hala ben polisin gözünde hala potansiyel suçluyum. Erdoğan her Mersin'e geldiğine beni gözaltına alıyorlar. Artık bu kadar olamaz. Benim Erdoğan ile tartıştığım günden önce bir tek sabıkam yoktu. Ben müracaat da ettim, ‘Benim sicilimi temizleyin' dedim. Ancak, yetkililer hala uyuyor"

Geçmiş dönemle şu anki çiftçinin durumunu da kıyaslayan Öncel "Şu anda çiftçinin durumu tam bitti. Geçmişte biz gayet iyiydik, o benim döneme varan 3 yıl içerisindeki kötülüğü konu etmezsek daha önceleri çiftçiler iyiydi. Yani emek veriyorduk, kazanıyorduk. Ama şimdi çiftçi bitirildi. Sanki çiftçiye düşmanlarmış gibi. Ama lütfen kimse beni ayıplamasın" şeklinde konuştu.