Haberler
Giriş Tarihi : 22-09-2020 16:18   Güncelleme : 22-09-2020 16:18

Gül'ün Konuşmasından Sonra Müge Anlı Aleyna Çakır ve Gülay Uygun Davasına Ara Verdi

Araştırmacı gazeteci Müge Anlı, evinde şüpheli şekilde ölü bulunan Aleyna Çakır ve Gülay Uygun konusunu işlemeyi bir süreliğine bıraktığını açıkladı.

Gül'ün Konuşmasından Sonra Müge Anlı Aleyna Çakır ve Gülay Uygun Davasına Ara Verdi

Hafta içi her gün canlı yayın yapan Müge Anlı, bir süre önce haziran ayında evinde ölü olarak bulunan Aleyna Çakır'ın konusunu işlemeye başladı. Olayın genişlemesi ve farklı konuların eklenmesiyle Çakır olayında baş şüpheli Ümitcan Uygun'un annesinin intihar etmesinin ardından Anlı'nın "İnsanların acısını yaşamasına müsaade edelim" diyerek konuları bir süre işlememeye karar verdiği duyuruldu.

Müge Anlı, pazartesi günü yaptığı canlı yayında "Bu yayına başladığımdan beri de hep aynı şeyi söylüyorum. Ne söylerseniz söyleyin, ne yaparsanız yapın ben bu yolumdan dönmeyeceğim. Kim ne kadar tehdit ederse etsin benim için önemli olan Aleyna'nın o gece intihar etmesi ya da öldürülmüş olması Adli Tıptan gelecek rapora bağlıdır. O ayrı bir konudur. Ama onlarca genç kızın şantaj ve tehditle, dayakla kötü yollara sürüklenmesi ve onların üzerinden para kazanılması doğru bir şey değildir ve bunların cezalandırılması gerekiyor. Ne söylerseniz söyleyin. Ben bunu söylemeye devam edeceğim. Başka Aleyna'lar ölsün istemiyorum. Bu bir yıldırma politikası, biliyorum. Keşke hanımefendi hayatta olsaydı. O kadar üzüldüm ki... Keşke hanımefendi bizi arayıp 'Yüzleşebilirim o kızlarla' deseydi. Ben hanımefendiyi bilmem. Konuyu devlete bıraktım, gerekli soruşturma açıldı" şeklinde konuşmuştu.

CNN Türk canlı yayınında Hakan Çelik'in konuğu olan Abdülhamit Gül, Aleyna Çakır'ın ölümü ve sonrasında Ümitcan Uygun'un annesi Gülay Uygun'un annesinin intihar etmesiyle ilgili "Çok trajik üzücü bir hadise. Soruşturma devam ediyor. Biliyorsunuz gizli bir şekilde devam eder. Yapacağım yorum, soruşturmanın titizlikle yapıldığına inanıyoruz. Soruşturma neticesinde aldığı kararlar ile adalet duygusunu tatmin edeceğine inanıyoruz. Hakim savcının sosyal medyası televizyonu yok. Onlar kararlarıyla konuşuyor. Adliye bir beyaz süttür orada bir leke varsa bunu kimse affetmez.Haksız yorumlar yapılabilir ama hakim savcı fiile bakar. Böyle önemli bir konuda saygıyla süreci beklemek lazım. Savcı hangi delile ulaştı bilmiyoruz. Bir TV programcısı değildir savcı. Savcı adaleti yerine getirmeye çalışan bir yargı mensubudur. Hakim öyledir. Varsa bir delilin arkadaş yeri adliyedir karakoldur. Gidip adliye ve karakola konuşacaksın. Adaletin tecelli etmesini istiyorsan savcıya kolluğa elindeki delili vereceksin" dedi.

Müge Anlı ise Bakan'a "Ne savcı, ne hakim, ne de polisim. Sadece gazetecilik yapıyorum. Bunu yaparken de vicdanımın sesini dinliyorum. Programıma katılan mağdurların ne dostu ne de düşmanıyım. 30 yıldır gazetecilik yapıyorum. Gazetecinin görevi haberi ortaya çıkarmak için araştırma yapmak, bilgileri toplamak, doğrulatmak ve bu bilgiler ışığında yorumlamaktır. Biz kimsenin ne yanında ne de karşısındayız. Bizim görevimiz iddiaları ortaya koymaktır" şeklinde cevap verdi.

Anlı'nın bugünkü programında Aleyna Çakır ve Gülay Uygun'un şüpheli ölümlerindeki detaylar bir kez daha işlenerek konuya bir süreliğine ara verildi.