Portreler
Giriş Tarihi : 12-11-2020 22:50   Güncelleme : 13-11-2020 11:30

Güney Azerbaycan'ın Azatlık Bayrağı: Bulud Karaçorlu Sehend

Güney Azerbaycan'ın Azatlık Bayrağı: Bulud Karaçorlu Sehend

"Qorxma, doyüşlərdə axsa da qanın,
Yaxud dodağından çıxsa da canın.
Dayan qoy düşmənlər tarumar olsun,
Sənin də vətənin bəxtiyar olsun!

Bütün köhnə dünya od tutsun yansın,
Azadlıq bayrağı şən dalqalansın!
"

Bulud Karaçorlu, Güney Azerbaycan'da bulunan Meraga kentinde dünyaya geldi. Doğum tarihi kaynaklara göre değişiklik gösterse de yakın arkadaşı Mehmed Ali Ferzane, Karaçorlu'nun doğum tarihinin 1927 olduğu bilgisini verir. Şoför bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Bulud Karaçorlu'nun ailesi Karadağ'dan Meraga'ya göçen Akkoyunlu Türkmenlerindendir. Babası, yağmurlu bir günde doğduğu için oğluna Bulud adını koymak istediyse de Türkçe isimler İran tarafından yasaklandığı için resmiyete Behlud olarak kaydedilir. O ise eserlerinde 'Sehend' ve 'Razi' mahlaslarını kullandı, bu mahlaslardan 'Sehend' Tebriz'in güneyinde bulunan Güney Azerbaycan'ın en yüksek dağlarından birinin ismidir. Türkçe eğitim yasak olduğundan ilkokul tahsilini Meraga'da Farsça olarak aldı ancak daha sonra geçim sıkıntısından dolayı tahsiline devam edemedi. 

1941 yılında şiir ve edebiyata ilgi duymaya başlayan Bulud Karaçorlu, Rıza Pehlevi'nin tahtını oğluna bırakmasıyla biraz daha azalan baskı ortamında ortaya çıkan demokratik hareketlere katıldı. İlk şiirleri de bu dönemde bazı gazetelerde yer almaya başlayan Karaçorlu'nun ilerleyen süreçte ara ara bazı dergilerde de şiirlerini yayınladı.

1945'te Güney Azerbaycan'da etkili olmaya başlayan Pişevari önderliğindeki milli-demokratik harekete ilgi duyan Bulud Karaçorlu, bu harekette yer aldı. 1 yıl civarı süren hareketler sonrası milli bir hükumet kurulunca Türkçe ders okutulan mektepler açıldı. Yanı sıra Türkçe gazete ve dergiler basılmaya başlandı. Bu hareketi benimseyen birtakım aydınlar Tebriz'de Şairler Meclisi adlı bir topluluk oluşturdu. Karaçorlu'nun da mensubu olduğu söz konusu cemiyette bulunan şairlerin şiirleri 1945 yılında "Şairler Meclisi" adlı bir antolojide toplandı, bu antolojide Sehend'in, "Alkış", "Fedailer Marşı" ve "Geçmiş Feadilerimizin Yadı" adlı şiirleri Karaçorlu Razi imzasıyla yer aldı. 

1946 yılında İran, Azerbaycan Milli Hareketi'ni kanlı bir şekilde bastırınca o dönem Azerbaycan Demokratik Fırkası'nın teşkilatında çalışan Bulud Karaçorlu, beraberindeki aydınlarla beraber hapse atıldı. Milli hareketin hayal kırıklığı ile sonlanmasıyla ruhunda derin yaralar açılan Karaçorlu'nun, 1949-50 yılında esaret altındayken yazdığı "Araz" ve "Hatire" adlı manzumeleri, onun o yıllardaki acı hatıralarını anlatırken aynı zamanda Milli Hareket'in de bir nevi tasviri oldu.

1951'de ayaklanma çıkmadan önce hapisten çıkarılarak Tahran'a sürüldü. Yaşadığı olaylar kendisini derinden etkilediği için siyasetten uzak bir hayat sürme kararı alarak yakın dostu Ali Ferzane ile birlikte iş aramaya başladılar. Bir dokuma fabrikasında iş bulan Bulud Karaçorlu, kendini tamamen edebiyata yönlendirdi. 1953 yılında eline geçen Dede Korkut kitabı ona yeni bir ufuk kazandırdı. Dede Korkut eserini nazma çekmeye başlayarak milli benliği unutturulmaya çalışılan Azerbaycan halkına hamasi bir dil ile haykırmaya çalıştı.

Bölgede yaşanmaya başlanan kısmi serbestlik politikasında Güney Azerbaycan Türkleri küçük edebi cemiyetler kurmaya başladı. Bulud Karaçorlu ve Ali Ferzane, Tahran'da bu cemiyetlerin kurulmasında büyük rol oynadı. Bu cemiyetlerde Dede Korkut hikayelerinden nazma çektiği yazılarını okuyarak beğeni topladı. 1964 yılında Dede Korkut'tan tamamladığı altı hikayeyi "Sazımın Sözü" adıyla gizli bir şekilde bastırdı. Basılan manzumeler İran'da büyük ilgi gördü. Aynı manzumeler 1980 yılında Türkiye'de, 1983 yılında Bakü'de yayınlandı.

Bulud Karaçorlu, Dede Korkut kitabının kalan kısımlarını da nazma çekti. Tamamlanan eser, 2002 yılında "Dedem Qorkud'un Dilinden: Qardaş Andı" ismiyle Türkiye'de yayınlandı. Aynı eser 2003 yılında İran'da "Sehend'in Eserleri" adıyla yayınlandı.

İran'a Azerbaycan halk edebiyatı ürünlerini derlemeye gelen İlhan Başgöz'e büyük yakınlık gösteren Bulud Karaçorlu, aynı zamanda bazı şairlerin masraflarını bizzat karşılayarak Tahran'a davet etti. 1977'de Bakü'ye giderek Azerbaycanlı edebiyat insanlarıyla görüştü. Şehriyar'a yazdığı "Birinci Armağan: Hörmetli Üstad Böyük Şehriyar’a" adlı mektubu ve Şehriyar'ın cevaben yazdığı "Sehendim" adlı manzumesi büyük ilgi görmüş, Güney Azerbaycan şiirinin şaheserleri arasında yer almıştır. Bu iki eserin özelliği; Sehend'in mektubunda Güney Azerbaycan Türklerinin içinde bulunduğu durumu canlı halk diliyle, zengin edebî sanatlarla, oldukça renkli ve gerçekçi bir şekilde tasvir etmesi, Şehriyâr'ın da cevabında sosyal ve siyasal görüşlerini ilk defa açık bir şekilde dile getirmesidir.

Bulud Karaçorlu Sehend'in iki evliliğinden dört oğlu ve iki kızı dünyaya gelmiştir. İran'daki halk ayaklanmasının şiddetlendiği ve Türklerin az da olsa  rahatça nefes aldığı bir dönemde, 11 Nisan 1979 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur.