Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 16-02-2021 15:03   Güncelleme : 16-02-2021 15:03

İYİ Partili Sezgin: İktidar Uygur Türklerini Türkiye'ye Karşı Bir Tehdit Olarak Görüyor

İYİ Parti Aydın Milletvekili Adnan Sezgin, iktidarın Uygur Türklerini Türkiye'nin güvenliği için bir tehdit olarak gördüğünü söyledi.

İYİ Partili Sezgin: İktidar Uygur Türklerini Türkiye'ye Karşı Bir Tehdit Olarak Görüyor

İYİ Parti Aydın Milletvekili Adnan Sezgin, Çin zulmü altında ezilen Doğu Türkistan Türklerinin mağduriyetlerini meclisin gündemine taşıdı. İktidarın, Uygur Türklerini Türkiye'nin güvenliğine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü belirten Sezgin, Çavuşoğlu'nun cevaplaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Verdiği önerge ile ilgili açıklama yapan Sezgin, "Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Doğu Türkistan’da (Sincan Özerk Bölgesi) yaşayan Uygur Türkleri, Çin yönetimi tarafından “terörizmle mücadele” gerekçesiyle gözaltı, işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmaktadır. “Yeniden Eğitim Kampları” olarak adlandırılan tecrit ve baskı ortamlarında zorla tutulmakta; insan hakları ve temel özgürlükleri ihlal edilerek sistematik bir baskı ve kontrole tabi tutulmaktadır. Uygur Türkleri, günlük hayatlarında da ayrımcılık, baskı ve şiddete maruz kalmaktadır. Çin yönetimi tarafından gerçekleştirilen ağır ve kitlesel insan hakları ihlalleri, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve örgütler tarafından yayınlanan raporlarla da defalarca teyit edilmiştir. Hatta bazı çevreler bunu soykırım olarak tanımlamışlardır. Türkiye’de ise iktidar, birkaç cılız açıklama dışında bu konuya değinmemektedir. Amerikan Foreign Policy dergisi, geçtiğimiz aylarda 'Erdoğan Türkiye'yi Çin'in müşterisi olan bir devlete dönüştürüyor' başlıklı bir makale yayımlamıştır. Makalede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eskiden Uygur Türklerine yönelik ağır insan hakları ihlâlleri nedeniyle Çin'i yüksek sesle eleştirdiği belirtilerek, 'Sonra birden bire, beklenmeyen bir sapma yaşandı' ifadeleri kullanılmıştır. Dergi, Türkiye'nin politikasındaki değişimi ekonomik krize bağlayarak, 'Türkiye Çin'den medet umduğu için Çin'in taleplerine uyum sağlamak durumunda kaldığını' belirtmektedir" ifadelerini kullandı.

Sezgin'in Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na verdiği önergede şu sorular yer alıyor:

1) Sayın Cumhurbaşkanı’nın 2012 yılındaki ziyaretinden bu yana Doğu Türkistan’daki durumun daha vahimleşmesine rağmen, o tarihlerde soykırım olarak tanımladığı durum hakkında bugün niye Cumhurbaşkanlığı ya da Bakanlığınızca hiçbir açıklama yapılmamakta ya da adım atılmamaktadır?

2) 3 Ağustos 2017 tarihinde Pekin’de yaptığınız bir konuşmada, “Çin’in güvenliğini kendi güvenliğimiz gibi görüyoruz” ifadelerini kullandığınız basına yansımıştır. Aynı konuşmanızda ayrıca Çin’in aleyhindeki yayınların da basında yer almasının önüne geçtiğiniz belirtilmiştir. Çin, Uygur Türklerini kendi güvenliği açısından tehdit olarak görmektedir. Şahsınız ve iktidarınız da Uygur Türklerini Çin’in, dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğine karşı tehdit olarak mı görmektedir?

3) Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi Anlaşması, 27 Aralık 2020 tarihinde Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi tarafından onaylanmıştır. 3 gün sonra, 30 Aralık 2020 tarihinde, Çin'den sipariş edilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının 3 milyon dozluk ilk partisinin sevkiyatı gerçekleştirilmiştir. İki gelişmenin aynı dönemde gerçekleşmesi, Çin’in aşı sevkiyatıyla Türkiye’nin “suçluların iadesi anlaşması” konusundaki tutumu arasında bir irtibat kurduğuna dair şüpheleri yaratmıştır. Çin’den alınan aşılarla söz konusu anlaşmanın kabul süreci arasında herhangi bir bağ bulunmakta mıdır?

4) Suçluların İadesi Anlaşması hangi ülke tarafından talep edilmiştir, böyle bir anlaşmaya neden ihtiyaç duyulmuştur?