Türk Dünyası
Giriş Tarihi : 12-02-2021 09:44   Güncelleme : 12-02-2021 10:51

Kamp Mağdurlarının Fiili Tutukluluğuna Son Vermek İçin İlk Adım Atıldı

Ankara'daki Çin Büyükelçiliği önünde Millet Nöbetine devam etmelerini engellemek amacıyla kaldıkları adresler polis ablukası altına alınan ve adeta fiili bir tutukluluk uygulamasına mahkum edilen kamp mağduru Uygur Türklerinin yaşadığı mağduriyete dur demek için ilk adım atıldı. İşte hukuki sürecin bütün detayları...

Kamp Mağdurlarının Fiili Tutukluluğuna Son Vermek İçin İlk Adım Atıldı

İşgalci ÇKP Rejimi'nin toplama kamplarında esir ettiği aile fertleri için Ankara'daki Çin Büyükelçiliği önünde bir eylem gerçekleştirmeye başlayan kamp mağduru Doğu Türkistan Türkleri, hükumetin talimatıyla hareket eden polis güçlerince engellenmeye devam ediyor.

Uygur Türklerinin aileleri için başlattıkları nöbeti, önce Büyükelçilik binası önünde çok sayıda polis ekibi görevlendirerek engellemeye çalışan siyasi irade, nöbetin ilerleyen günlerinden itibaren kamp mağdurlarının yaşadıkları evleri abluka altına alarak bu çabasını ileri ve aşırı bir boyuta taşıdı.

Hukuka ve insan haklarına aykırı şekilde evlerinden çıkması engellenen ve hatta Ankara'da ikamet etmeyip sadece nöbet için Ankara'da bulunuyorsa 'zorla' şehir dışına çıkarılan Uygurlar, mahsur kaldıkları evlerinde gergin bekleyişini sürdürüyor. Yaşanan hukuksuz 'fiili tutukluluk' durumuna karşı ilk adım, Prof. Dr. İlyas Doğan öncülüğünde atıldı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doğan, 11 Şubat günü beraberindeki akademisyenlerle Çin Büyükelçiliği önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasının ardından abluka altındaki adreslerden biri olan aparta hareket etti. Adres önünde bekleyen polislerle temas kuran Prof. Dr. Doğan, akabinde duruma ilişkin bir tutanak hazırladı. Hazırlanan evrakta şikayetçi olarak bazı kamp mağdurlarının adlarına yer verilirken Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk ve Prof. Dr. Tevfik Erdem de tanık olarak imzacı oldu.

Tutanak tutulmasının ardından TamgaTürk'e özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlyas Doğan, "Biz buraya polisin bu fiili uygulamasını tespit etmek amacıyla gelmiş bulunmaktayız. Biraz önce de sokakta kontrol ettiğimizde iki resmi polis aracı, 2 de sivil polis aracı bulunuyordu, gördük. Çok sayıda emniyet görevlisi şu anda sokakta dolaşmaktadır ve bu kişilerin apart otelin dışına çıkmasına müsaade etmemektedirler. Biz de bunu avukat sıfatıyla tespit ettik ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gereken yasal başvuruları yapacağız" diye konuştu.

Sonraki Durak Anayasa Mahkemesi

Yaşanan hukuksuzluğa son vermek amacıyla ilk adımın atıldığı 11 Şubat gününün akşamında Prof. Dr. İlyas Doğan ve Prof. Dr. Abdürreşit C. Karluk, TamgaTürk YouTube kanalının konuğu olarak son gelişmeleri birinci ağızdan paylaştı. Doğan, tutanak tutulmasına ve ilgili başvurularda bulunulmasına ilişkin süreci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarına atıfta bulunarak şöyle açıkladı:

"Bizim kanunlarımızda tutuklama ancak hakim kararıyla olabilir. Bu açıdan baktığımızda burada fiili bir hürriyeti tahdit durumu var, keyfi tutuklama benzeri bir durum var. Buna yargı makamlarının müdahale etmesi gerekiyor. Biz de bu açıdan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduk. Dedik ki, burada sizin kullanmanız gereken bir yetkiyi İçişleri Bakanlığı kullanıyor. Yani Adalet Bakanlığı nezdindeki hakimlerin, savcıların kullanması gereken bir yetki tutuklama. Üstelik tutuklamanın bilinen mekanlarda olması gerekiyor, yani önceden ilan edilen merkezde olması gerekiyor. Burada böyle bir şey yok. Tutuklama nedir? Ya cezaevinde olur ya tutukevinde olur, böyle bir şey yok."

Prof. Dr. Doğan, sürecin nasıl süreceğine devam edeceğine ilişkin takvime dair ise Savcılıktan gerekli adımları atılmasını beklediklerini kaydederken "Savcı hareketsiz kaldığı takdirde tabii ben, doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne gideceğim Pazartesi günü. Eğer normal adli mekanizmalar işlemiyorsa bu etkisiz başvuruları, onları beklemeyi bir yana bırakıp Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz" sözleriyle aksi bir durumda atılacak adımı da duyurmuş oldu.