Haberler
Giriş Tarihi : 02-02-2021 10:50   Güncelleme : 02-02-2021 10:59

Kayyum Rektör Melih Bulu'nun Danışmanı Olarak Atanan Oğuzhan Aygören Görevi Kabul Etmedi

Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlisi Oğuzhan Aygören, rektör danışmanlığı görevini kabul etmediğini açıkladı.

Kayyum Rektör Melih Bulu'nun Danışmanı Olarak Atanan Oğuzhan Aygören Görevi Kabul Etmedi

Boğaziçi protestoları devam ederken rektör danışmanı olarak atanan Oğuzhan Aygören görevi kabul etmeyeceğini açıkladı. Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atamasını kabul etmeyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemleri sürerken, rektör danışmanlığı görevine atandığı belirtilen Boğaziçi Üniversitesi öğretim görevlisi Oğuzhan Aygören yeni bir açıklama yaptı. Aygören, öğrencilere güvenlik görevlilerinin müdahalesinin kabul edilebilir olmadığını ve atama haberini ise bugün sürpriz bir şekilde öğrendiğini dile getirdi.

DEVA Partisi Kurucu Üyesi olan Oğuzhan Aygören'in danışman olarak atanmasına ilişkin parti yönetiminden yapılan açıklamada, "Parti yönetiminin bilgisi dahilinde değildi. Tasvip ettiğimiz bir durum değil" denilmişti. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, Clubhouse'daki bir canlı yayında yaptığı açıklamada, "Eğer Oğuzhan Hoca bu görevi kabul ederse, partimiz ile yolları ayrılacaktır" ifadesini kullanmıştı.

Aygören açıklamasında şunları kaydetti:

"Bana girişimcilikten sorumlu rektör danışmanlığı önerisi geldiğinde birçok kişi ile görüştüm, istişare ettim ve nihayetinde rektöre önce Senato ve ÜYK üyeleri ile iletişim kurmasını ve sonrasında rektör yardımcılarını belirlemesini önerdim. Benim bir ünvana ihtiyacım olmadığını, zaten Girişimcilik Merkezi Müdürü olarak okulda bu alanda çalışmalar yaptığımı ve Boğaziçi’nin girişimcilik alanında öncü rol üstlenmesi için her zaman olduğu gibi elimden geleni yapmaya devam edeceğimi ilettim.

Bu kadar şeffaf ve samimi bir iletişimle diyalog kurmaya devam ederken bugün sürpriz bir şekilde rektör danışmanlığı görevine atandığımı öğrendim. Kendisinin de aynı şeffaflıkta hareket etmesini beklerdim. Boğaziçi, bu ülkenin en değerli beyinlerini yetiştirme sorumluluğu ile sıradanlaşmayı hak etmeyen çok özel bir yerdir. Gülse Birsel’in 2017 mezuniyet konuşmasında söylediği gibi bizim Türkiye’yi koskoca bir Boğaziçi yapmaya ihtiyacımız var. Ancak Boğaziçi’ni küçük Türkiye yaptığımızda hepimiz kaybederiz. Ayrıştırıcı ve hedef gösterici mesajlar, bugün üniversite ve çevresinde polis baskısıyla gerçekleşen olaylar, öğrencilerimize güvenlik görevlilerinin müdahalesi kabul edilebilir değildir. Tüm bu sebeplerle, bu atamayı kabul etmemin mümkün olmadığını tüm kamuoyu ile paylaşmak isterim."