Haberler
Giriş Tarihi : 08-10-2020 17:29   Güncelleme : 08-10-2020 17:52

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ali Babacan'a Ziyareti

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan'a 'hayırlı olsun' ziyaretinde bulundu. İki parti lideri ziyaret sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ali Babacan'a Ziyareti

DEVA Partisi lideri Ali Babacan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'Adalet Yürüyüşü'ndeki konuşmalar ve yazıları içeren, 'Özgür ve Adil Bir Türkiye için Yürüyüş' adlı kitabı hediye etti. İki muhalafet partisi lideri görüşme sonrası ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

Görüşmede Türkiye'nin genel sorunlarının ele alındığını belirten Ali Babacan şu şekilde konuştu:

"Ne açıdan baksak ülkemizin insan hakları konusundaki, özgürlükler konusundaki sıkıntıları büyüyor. İfade özgürlüğü bu sıkıntıların en başında geliyor. Demokrasi dediğimizde sadece seçimden seçime yürüyen bir süreç değil. STK'lar başta olmak üzere basın üzerindeki baskılar, ülkemizin ifade özgürlüğü üzerinde ciddi bir sıkıntılı ortamı oluşturuyor. Problemlerini konuşmayan ülkede o problemlere çözüm bulmak konusunda tabi ki güçlük çekiyor.

Yargı sisteminin üzerindeki baskı malum. Hukukun üstünlüğü ilkesi izlenmediği zaman ülkenin anayasası dahi bazen gözardı edildiği zaman, kurallı ve ilkeli bir yönetimden bahsedemiyoruz. Bir hukuk devletinden bahsedemiyoruz.

Ekonomimizle ilgili sorunlar büyük. Gittikçe de büyüyor. Sağlık, eğitim ve dış politika. Yani nereden baksak sorunlu bir sistem."

Gazetecilerden Gelen Mümin Sorusu

Kılıçdaroğlu ve Babacan'ın konuşmalarının ardından gazetecilerden iki lidere de sorular yöneltildi. Sorulardan biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, önceki gün yaptığı, "Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir. Gerçek mümin acıyı bal eyleyendir" sözlerini nasıl değerlendirdikleri şeklindeydi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu soruya, "Mümin alçakgönüllüdür. Mümin kul hakkı yemez. Mümin, bu ülkede yatağa aç giren çocuklar var ise Saray’da oturmaz. Bir insanın söylemiyle eyleminin örtüşmesi gerekiyor. Söylemi farklı yaşam tarzı farklıysa orada riya vardır, ikiyüzlülük vardır. Dolayısıyla Erdoğan’ın söylemlerinin ciddiye alınacağını düşünmüyorum." yanıtı verirken, Ali Babacan, "Hükümetlerin görevi, vatandaşlarımızdan yokluk karşısında sabretmesini istemek değil, mümkün olduğunca en yüksek refah sevisini sunmaktır. Bunu yapamayıp da yokluğa karşı sabredin diye nasihatte bulunmak bir hükümetin görevi değildir diye düşünüyorum" şeklinde cevap verdi.

Ekonomi Gündemi

Dolar ve eurodaki yükseliş sorusuna, vaktinden önce seçim olacağını belirten Babacan, "MB 1 Ocak'tan itibaren yaklaşık 120 milyar dolarlık döviz müdahalesi var. Ne için? Kuru belirli seviyelerde tutmak için. Kur odaklı bir uygulama. Politika bile diyemiyorum adına. Günlük rastgele adımlardan bahsediyoruz. Paramızın değer kaybetmesi kötü yönetimin sonunda işin doğal akışında var. Tamamen çelişkilerle dolu tutarsız bir finans uygulamasından bahsediyoruz. Kurumlar itibarını kaybetmiş durumda. İşsizlik şu anda ülkenin 1 numaralı sorunu. Orta direk yıkılıyor. Bir ülkenin resmi rakamlarına güven olmaması felaket bir tablo. Güven olmayınca yatırım olmaz. Er ya da geç vaktinden önce bir seçim söz konusu olacak. Ara seçimin kuralları var. Hızlı bir şekilde kendi teşkilatlandırmamızı oluşturmaya çalışıyoruz" diyerek cevap verdi.