Haberler
Giriş Tarihi : 30-03-2021 14:16   Güncelleme : 30-03-2021 14:16

Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti Bir Avuç İnsan Tarafından Soyuluyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında bir dizi açıklamalarda bulunarak iktidara yüklendi.

Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti Bir Avuç İnsan Tarafından Soyuluyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İktidarı eleştiren Kılıçdaroğlu, ekonomiden dış ilişkilere kadar iktidarın bu ülkeyi yönetemediğini dile getirdi.

"Devleti Yönetenler Harcadıkları Her Kuruşun Hesabını Vermek Zorundadır"

İktidarın yönetim politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, devletin harcamalarında şeffaf olması gerektiğini belirterek "Devletin organları vardır ve devlet organları eliyle yönetilir. Başında ise seçimle gelen iktidar vardır. İktidar devleti yönetir ama istediği gibi değil. Devletin dini adalettir. Devleti yönetenler eleştirelere açık olmalıdır. İktidar hatasını eleştirilerden öğrenmiş olacaktır. Devleti yönetenler harcadıkları her kuruşun hesabını millete vermek zorundadır. Her kuruşun hesabını vermek demek millete saygı duymak demektir. Devleti yöneten siyasil yönetim israftan kaçınmak zorundadır. Devleti yönetenler israf batağında yüzerlerse bütün dünyada alay konusu olurlar. Saygın devletlerde, devleti yöneten iktidarın en tepesindeki kişinin; dünyada hiçbir örneği yoktur ki 13 uçağı olsun. 13 uçak demek, milyonlarca kişinin hakkını gasbetmek demektir" dedi.

"İşsiz İnsandan Bir Şey Bekleyemezsiniz"

İşsizlik sorununa da değinen Kılıçdaroğlu, iktidara "Devleti yönetenler işsizliğin bir felaket olduğunu bilmek zorundadırlar. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsiz insandan bir şey bekleyemezsiniz. Aylardır iş arayan birinin derdini kim bilir? Devleti yönetenler, işsizlik bütün kötülüklerin anası ise işsizlere iş bulmak zorundadır. Bunu yapmadığı zaman toplumsal sorunlar ortaya çıkar. Çaykur'daki 210 kişilik kadroya 23 bin kişi başvurmuş. Peki, AK Partili kardeşlerime seslenmek isterim; bu tablodan memnun musunuz? Memnun olmadığınızı biliyorum. Sizin içinizden bazılarının çocuklarının çok iyi yerlerde olduğunu da biliyorum. Bir değil, birden fazla yerden maaş aldıklarını da biliyorum. Ama bu ülkenin evlatları hepimizin evlatlarıdır. 10 milyon işsiz 10 milyon hanede huzursuzluk var demektir. Saray'da oturanlar farkında mı? Benim içim yanıyor ama onların yanmıyor.  Sözüm sözdür; iktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden biri Borçlar Genel Müdürlüğü'nü kapatmaktır. Yeter artık ya, yeter artık" tepkisinde bulundu.

"Karaktersiz İnsanlar Devleti Yönetemezler"

AKP iktidarının dış politikadı başarısızlığını eleştiren Kılıçdaroğlu, "AK Partili kardeşlerime özellikle sesleniyorum; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanısın, 33 şehidimiz var vuran Rusya ve sen gidiyorsun Rusya'ya Putin'in kapısında bekliyorsun. Sonra ben 'Türkiye'ye itibar kazandırdım' diyorsun. Ağrıma gidiyor. Sizde hiç karakter yok mu ya. Karaktersiz insanlar devleti yönetemezler. Hele dış politikada. Ne işin var senin Mısır ile kavga ettin kardeşim. Senin Mısır ile birlik olman gerek.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti açıkça söylüyorum, soyuluyor. Bir avuç insan tarafından soyuluyor" ifadelerini kullandı.

Montrö Tartışmaları

TBMM Başkanı Şentop'un açıklamasıyla tartışmalara neden olan Montrö ile ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, "Eğer, TBMM Başkanı Montrö sözleşmesinin ne anlama geldiğini, Türkiye Cumhuriyeti için ne anlama geldiğini bilmiyorsa o koltukta oturamaz. Şimdi efendim ben öyle söylemedim. Bırakın onları. Bir gece yarısı, bir kararla TBMM iradesine ipotek kondu mu, konmadı mı? Kondu. İstanbul Sözleşmesi ne oldu? Ben fesh ettim diyor. Meclis Başkanı'ndan haber var mı? TBMM'nin iradesini ipotek altına alamazsın deniyor mu? Diyemiyor. Çünkü koltuğunu o kişiye borçlu. Bir kişiye hizmet ediyor. Bir kişiye hizmet edenler 83 milyona hizmet edemezler. Bir kişiden talimat alıyorlar. Saray'ın vekilleri ile milletin vekilleri ayrıdır, biz milletin vekilleriyiz. O zorba gidecek, İstanbul Sözleşmesi geri gelecek, hiç kimse endişe etmesin" dedi.

"Geleceğim ve Atayacağım"

Erdoğan'ın "Bay Kemal kalkmış muhtarlara özel kalem müdürü atayacağız. Eğer gelirsen atarsın" sözlerine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Devleti yönetenlerin devletin kurumlarına saygı duyması gerek. Muhtarlıktan ve muhtarlarından bahsediyorum. Sayın Bahçeli, 13. Olağan Büyük Kurultayı'ndan açıklama yapıyor. "Kılıçdaroğlu her muhtarlara bir özel kalem atanırsa işsizliğin biteceğini cahilce müjdelemiş" diyor. Erdoğan da, "Bay Kemal kalkmış muhtarlara özel kalem müdürü atayacağız. Eğer gelirsen atarsın." Geleceğim ve atayacağım. Devleti yönetenlerin en azından kendi ülkelerinin tarihini bilmelidir. Kiziroğlu'nun ne olduğunu bilirler mi acaba? Muhtar yardımcısı. E ben yardımcı vereceğim. Muhtarı aşağılıyor. Bütün muhtar kardeşlerime sesleniyorum, sizin haklarınızı savunacağım. Onlar duymadı bir daha söyleyeyim, hem yardımcı vereceğim hem de size özel bütçe vereceğim" şeklinde konuştu.

"Türkiye Neden Kıpkırmızı"

Salgınla mücadelede hükumetin hatalarından bahseden Kılıçdaroğlu, "Her kesimin sorunu var. Devleti yönetenler topluma örnek olmak zorundadır. Tutarlılık olması lazım. Efendim pandemi var sosyal mesafeyi koruyalım, sokağa... En tepedeki adam koro halinde söylüyorlar. Peki Türkiye niye kıpkırmızı oldu?  Lebaleb kongreleri doldurdu, bir de onunla övündü. Bunlar devleti yönetiyor. Şimdi yeniden kapanma başladı. Fatura kime? Esnafa. Saray'dakilere fatura mı çıkar. Esnaf kardeşim sana sesleniyorum; beni ve ailemi biliyorsun Saray'dakileri de biliyorsun. Bütün bu tabloyu vicdanına bırakıyorum. Hala saha işletmecileri perişan vaziyetteler. Son 12 ayda sadece 3 ay çalışmışlar. 500 bin kişilik aile bunlar. Dertleriyle ilgilenen var mı" dedi.

Vatandaşa Zam Farklı Kendi Çevrelerine Zam Farklı

Asgari ücret meselesine değinen Kılıçdaroğlu, "Bu kadar açlık, yoksulluk, fakirlik varken kimse 50 bin avro'luk çantayla gezemez. Asgari ücretli 2 bin 825 net para alıyor. Brütü 3 bin 577 lira. Her ay devlete 752 lira gelir vergisi ödüyor. Zam yapın dedik, 2 bin 825 lira yaptılar. Biz bütün belediyelerimizde 3 bin 100 yaptık. Bizim yaptığımızı devletin yönettiği kadro yapamadı. Bizim belediyelerimiz ödüyor, Gaziantep Büyükşehir ödeyemiyor. En küçük belediyemizden, en büyük belediyemize kadar işçinin hakkını vermeye çalışıyoruz. Bir Borsa İstanbul var malum. Onların da bir yönetim kurulu var. Onlar da maaşlarına zam yapmışlar ama asgari ücret gibi değil. Yüzde 33. Neden? Çünkü enflasyon yüzde 33. Net 24 bin lira para alıyorlar. Her ay tıkır tıkır 24 bin lira para alacaklar. Asgari ücretli 752 lira vergi öderken, Borsa İstanbul'un yönetim kurulu üyeleri beş kuruş para ödemiyorlar. Bir tarafta bunlar yaşanırken, bir tarafta da zevk-i sefa içinde olan AK Partili gençler var. Dünyadan habersiz bu gençler. Yukarıya bakıyorlar, herkesin keyfi yerinde. Altlarında lüks arabalar, her türlü imkan. Vurgun deseniz, yolsuzluk deseniz gırla gidiyor" şeklinde konuştu.