Haberler
Giriş Tarihi : 02-02-2021 14:53   Güncelleme : 02-02-2021 14:53

Merkez Bankası'ndan Hükumete Yüksek Enflasyon Nedeniyle Mazeret Mektubu

Merkez Bankası (TCMB), enflasyon hedefinin tutmaması nedeniyle hükumete bir mazeret mektubu gönderdi.

Merkez Bankası'ndan Hükumete Yüksek Enflasyon Nedeniyle Mazeret Mektubu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesi amacıyla hükümete enflasyon gelişmeleri hakkında açık mektup gönderdi. Mektupta reformların dezenflasyonist süreci destekleyeceği belirtildi.

Mektupta 2020 enflasyonundaki hedeflerin neden tutturulamadığını hükümete yazdığı mektupta anlatan TCMB; para politikasındaki sıkı ve ihtiyatlı duruşun yüzde 5 hedefine ulaşılması beklenen 2023 yılına kadar kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

 

TCMB'nin 2006 başından itibaren uyguladığı açık enflasyon hedeflemesi rejimi kapsamında, enflasyon hedefinden belirgin olarak sapıldığında veya sapma olasılığı ortaya çıktığında "hesap verme yükümlülüğü" mekanizması devreye giriyor.

Mektupta 2020 yıl sonu enflasyonu hedef aralığının üzerinde gerçekleştiği belirtilerek, 2019 Temmuz ayında başlayan faiz indirimlerinin 2020 yılının ilk yarısında Covid-19 salgınının olumsuz etkilerini sınırlamaya yönelik olarak devam ettiği ve ilaveten kapsamlı genişleyici likidite adımları atıldığı hatırlatıldı.

Tüketici enflasyonunun, 2020 sonunda yüzde 14.6 olarak gerçekleştiği ve yüzde 5 hedefi etrafında belirlenen belirsizlik aralığının dışında kaldığı belirtilerek, enflasyondaki yükselişte hem talep hem de maliyet yönlü unsurların etkili olduğu kaydedildi.

2020 enflasyonundaki hedeflerin neden tutturulamadığını anlatan TCMB mektubunda şu ifadelere yer verildi:

"Enflasyonda mevcut seviyeler, yukarı yönlü riskler ile birlikte değerlendirildiğinde, yüzde 5 hedefinin oldukça uzağında olunduğu açıktır. Ocak Enflasyon Raporunda sunduğumuz tahminler yüzde 5 enflasyon hedefine 2023 yılında ulaşabileceğimizi göstermektedir. Bu nedenle, para politikasındaki sıkı ve ihtiyatlı duruşun, yüzde 5 hedefine ulaşılması beklenen 2023 yılına kadar, uzun bir süre kararlılıkla sürdürülmesi gerekmektedir.

Parasal büyüklükler ve kredilerdeki yüksek hacimli genişlemeyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma bir yandan talep yönlü enflasyon baskılarını artırırken, diğer yandan cari işlemler dengesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Sermaye çıkışları ve dış finansman ihtiyacındaki artışla birlikte rezervler gerilemiştir.

Bu görünümün ülke risk primi, dolarizasyon ve enflasyon beklentilerine olumsuz yansımalarıyla Türk lirasında gözlenen değer kaybı, tüketici enflasyonundaki yükselişte önemli rol oynamıştır. Döviz kuru gelişmeleri ve emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü seyrin yanı sıra güçlü talep koşulları ve bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtları neticesinde üretici enflasyonu da yılın ikinci yarısında hızlı bir şekilde yükselmiş ve yıl sonunda yüzde 25,15 olarak gerçekleşmiştir."

"2020 yılında salgın dinamikleri ve makro politika bileşimi çerçevesinde ortaya çıkan sektörel ayrışmaların enflasyon üzerinde belirgin etkileri olmuştur. Salgına bağlı olarak talep koşullarının zayıf olduğu mal ve hizmet kalemleri tüketici enflasyonunu sınırlarken, kredi ve döviz kuru gelişmelerine görece daha duyarlı gruplarda enflasyon yüksek seyretmiştir. Böylece, mal grubunda enflasyon yüzde 15,87 olurken, hizmetler grubu enflasyonu yüzde 11,66 olarak gerçekleşmiştir."