Haberler
Giriş Tarihi : 30-03-2021 12:16   Güncelleme : 30-03-2021 12:16

Milliyetçi Hareketin Geldiği Nokta: Bahçeli Doğu Türkistan Diyemedi

MHP lideri, Doğu Türkistan konusundaki sessizliğini Perinçek ve Erdoğan'ın ayakta alkışlayacağı konuşmasıyla bozdu. İşgalci ve soykırımcı Çin'e tepki göstermeyi tercih etmeyen Bahçeli, bunun yerine Doğu Türkistan'ı gündeme taşıyanları eleştirdi.

Milliyetçi Hareketin Geldiği Nokta: Bahçeli Doğu Türkistan Diyemedi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhur İttifakı çatısı altında eleştirilere konu siyasetini sürdüren Bahçeli, açıklamalarında uzun süredir sessiz kalmayı tercih ettiği Doğu Türkistan meselesine ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yönetmeliğinden 'irticai' ifadesinin çıkarılmasına da değindi.

Konuşmasının başlangıcında partisinin yol haritasını ve hedeflerini 5 madde ile sıralayan Bahçeli, bunları şöyle açıkladı:

"MHP olarak, 2023 ve on yılları kapsayan stratejik hedeflerin ilki Türk tipi başkanlık modeline sahip çıkmak. Kökleşmesine hizmet etmektir. Sivil, geniş katılımlı bir anayasa hazırlığı ikinci hedefimizdir. Yeni, yerli ve milli bir ekonomik sistemin inşası üçüncü stratejik hedefimizdir. Son terörist ele geçirilene kadar destek vermek dördüncü stratejik hedefimizdir. Diyalog, barış, huzur ve istikrar beşinci stratejik hedefimizdir."

"Hangi Ara Türklüğe Bu Kadar Sempati Beslediniz"

Alparslan Türkeş liderliğindeki MHP'nin yıllar boyunca adeta sözcülüğünü üstlendiği Doğu Türkistan davasındaki kırmızı çizgiyi terk eden Bahçeli'nin bu anlayışını sürdürdüğünü ortaya koyan açıklamaları şöyle oldu:

"Türk milletiyle gönül bağı kopmuş kim varsa, bize Uygur Türkleri hakkında konuşuyor. Hepsi ağız birliği etmişçesine fikriyatımızın kilit taşları hakları gevşek gevşet atıp tutuyor. Hangi ara Türklüğe bu kadar sempati beslediniz? Limasol'de cami duvarlarına 'Türklere ölüm' yazan faşist ırkçılarla sizin aranızdan ne fark vardır? MHP, Uygur Türklerinin kanayan yarasına yabancı başkentlerin prizmasından bakamaz. Herkes haddini bilsin. Türkmenline Kürdistan diyenler, küresel emperyalizme maşalık yapanlardır. Türk, Türk'tür.

Türk'ün Türk'ten başka dostu da seveni de yoktur. Batı'nın Müslüman dendiğinde anladığı Türk'tür. Limasol'de cami duvarına haç resmi çizilmiş, 'Türklere ölüm' yazılmıştır. Andımızı istismar edenler, Türklüğü kirliği projelerine malzeme yapmak isteyen kimliksizlerdir. Artık keşkelerle ve pişmanlıklarla oyalanacak vaktimiz kalmamıştır. Türk milletinin tekrar cihan ruhuna sahip olması mümkündür."

Bahçeli'nin işgalci ÇKP'nin soykırım politikalarının kurbanı olan Türklerden bahsederken -tıpkı ittifak ortağı AKP gibi- Türk vatanının adını telaffuz etmekten imtina edip Doğu Türkistan ifadesini kullanmaması dikkatlerden kaçmadı. Bilindiği üzere partinin yayın organı Türkgün'de de Uygur Türklüğüne dair yayımlanan yazılarda benzer bir yayın politikası tercih edilmişti.

Bahçeli'nin MHP grup toplantısındaki açıklamaları şöyle devam etti:

"İstanbul Sözleşmesi'nin Bir Karar ile Feshi Doğrudur"

"İstanbul Sözleşmesi etrafında yürütülen tartışmalar esef verici boyutlara tırmanmıştır. Kadına şiddet sanki cezasız ve yaptırımsız kalacak. Bu sakat, sorumsuz ve sinsi propagandanın sistematik şekilde körüklendiği açıktır. MHP, kadına yönelik şiddeti ön şartsız reddetmektedir. Sabahtan akşama kadar şiddeti teşvik eden program, haber ve dizileri kınadığımızı söylemek boynumuzun borcudur. TV'den kadına şiddet sahnelerinin kesilmesi bize göre çok acil bir ihtiyaçtır. İstanbul Sözleşmesi beklentileri karşılayamamıştır. Toplumsal cinsiyet kimliğine ilişkin hükümleri aileyi tehdit etmiştir. İstanbul Sözleşmesi'nin bir karar ile feshi doğru ve yerindedir."

"FETÖ'nün Yuvalandığını Nasıl Hafızanızdan Çıkardınız"

"Zillet ittifakı sürekli krize oynamaktadır. Her tartışmadan nemalanma çabasındadır. Ama her seferinde baltayı taşa vurmaktadır. Harp Okulları'nda irticai faaliyetlerin çıkarılması, bildik ezberleri alevlendirmiştir. TSK'nın töhmet altında bırakılması tepeden tırnağa kara propagandadır. 15 Temmuz'da yaşanan, bu terör örgütünün TSK'ya nasıl yuvalandığına dair fikri var mıdır? Madem irticaya karşı bu kadar hassastınız, FETÖ'nün yuvalandığını nasıl hafızanızdan çıkardınız? Zillet cephesine soruyorum, Müslüman Türk milletinin inançlarından ne istiyorsunuz? FETÖ'cülerin peşine takılmaktan utanmadınız mı? İrtica tehlikesini kılıf yaparak estirilen İslam düşmanlığına tahammülümüz söz konusu olamayacaktır."